KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


AFFETMEK  ACİZLİK  DEĞİLDİR…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Affettiğimizi sanırız bazen hani...

Yıllar sonra ansızın çıkıverince karşımıza,

Arka plana attığımız,

Bilinç altımızda yok edip eritmeye çalıştığımız,

Affedilesi olayın acısı büyük olur…

Hem  de  eskisinden de acı…

Pas tuttuğunu sanırız dostlarım,

Nasılsa affettim bitti diye düşünürüz,

Oysa unuttuğumuz  olaydır,

Bize  yapılmış olması  değil.

Halının- koltuğun  altına süpürülmüş tozlar misali,

Aylar sonra gün yüzüne çıktığında ruhumuzu  temizlerken,

Karşılaşmak belki de yeniden depreştirir,

Yeni baştan yaşatır bütün olayı.

Sil baştan mücadele yeniden başlar kendimizle!

Nasıl olur,

Neden olur deriz,

Ne çare zamanı baştan yaşama,

Tekrar başa sarma imkanı yoktur.

Yeniden başa dönmenin,

Aynı defteri açmanın ne anlamı vardır zaten,

Kime söylesen,

Kime anlatsan anlamsız gelir…

Yitirmiştir manasını tüm yaşananlar.

Avuntusu  ise  bize düşer hiç kuşkusuz dostlarım.

Avunuruz…

Yeni bir savaş başlar içten içe en derinlerde...

Affetmek iyi insanların intikamıdır derler.

 Öyle midir gerçekten ?

Peki  iyi insanı anladık da intikam neyin nesi?

Affedilenden nasıl bir intikam alınmıştır ki?

Yaptığıyla kalmamış mıdır?

Pişman mıdır yaptıklarından?

Kimbilir belki…

Ya değilse?

İşte bütün bu sorular beynimizde,

Binlerce on binlerce karıncanın yer değiştirmesi gibi devinip durur.

Bütün düşünceler ,

Tüm negatifliği ile binlerce kez çelme takarken affetmiş yanımıza …

Duygularımız yine çıkmaz sokaktadır.

Hem de bir kere değil binlerce kere.

Bütün bu sorgulamalar,

Debelenmeler sonrasında geçmiş midir artık?

Maalesef…

Affettim artık.

 Aylar sonra “Sen bana bütün bunları yapmıştın” demek anlamsızdır.

Hem  saçma gelir karşındakine zaten, 

Anlayamaz algılayamaz bile.

Fakat dostlarım  hani intikam nerde ?

En iyisi sineye çekip olanları büyütmeden,

Tekrar derinlere gömmek  değil midir?

Elbet  sonsuza dek gömdüğünüz yerde kalamayacak, 

Bir gün mutlak aşikar olup  ayyuka çıkacak yaşanmışlıklar.

Hiç değilse çıkana kadar unutup  gitsek…

Peki dostlarım  sizce  mümkün mü?

Karşınızdakinin  gözlerine baka baka hem de.

Kim bilir  belki de asıl zor olan budur.

Her zamanki umarsızlığı ile  affedilen kendi seyrinde.

 Affedene olur olan.

Büyüklük mü?

 Kalsın be!

 Bu kadar yük yükleyecekse sırtıma,

Neden affetmeliyim o halde?

Bu sözler sadece kaleme gelir dostlarım,

Bilirim ki yine acı verecek her seferinde olduğu gibi,

Fakat  yine de affederim.

Büyüklükmüş.

İnanın  umurumda değil.

Sırf görmek istediğim gibi görebilmek,

İnanmak istediğim gibi inanmak alışkanlığım olmuş emin olun.

Enayilik var ruhumda  elimde değil.

Elbet bir gün anlaşılır değeri  affetmenin.

 Ve affedilen belki vefaya dönerde istikametini,

Ödülüm sunulmuş olur elerime.

Umudum bu…

Şimdi söyleyin bakalım dostlar hangimiz affettikten sonra sorgulamadık ki ?

Hangimiz koşulsuzca affettik?

 Ve hangimiz affettikten sonra geri dönmedik  bakmak için arkamıza?

Hatta hatırlamadık hiç neyi affettiğimizi?

Kaçımız?

Üç mü?

Beş mi?

Bilemedik neden affetmek gerektiğini?

Ve hala neden affettiğimizi?

Öyle istedik belki.

Silemedik karşımızdakileri.

Affettik...

Sorulara takılı kaldı yine.

Kısaca neymiş dostlarım?

Zor zanaat affetmek!

Gürkan Ofis Mobilyaları