KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


AKIL TUTULMASI: CANA KIYMAK

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


İnsanoğlunun bir türlü önüne geçemediği toplumsal sorunlarından biridir cana kıymak.

Cemiyetlerin baş belasıdır.

İnsanlardan bazıları

Kan döker,

Can yakar,

Cana kıyarlar.

Aklın iradeye yenik düşmesinden olur ekseriyette canilik.

Cana kıymak,

İnsanın yüzünü kızartan;

Şerefini ayaklar altına alan;

Her ortamda rezil – rüsva eden bir kötü davranıştır.

İslam dini asla müsade etmez.

İslam toplumu asla müsade etmemelidir.

Ama insanoğlu Kabil’in Habil’i öldürmesinden bu yana

Bu gözü dönmüşlükten hiç vazgeçmedi.

İncir çekirdeğini doldurmayan onlarca anlamsız sebepten

Milyonlarca insanın hayatı son buldu.

Allah’ın verdiği canı

Yalınız ve yalnızca o alabilecekken;

Ne yazık ki insanoğlu iradesine yenilip

‘KATİL’ sıfatını isminin önüne eklemeye devam etti…

Her gün okuyor, izliyoruz…

Birçok kendini kaybeden insan

İçine düştükleri akıl tutulması sonucu

En yakınları dahil insanların canına kıyıyor

Katil yaftasının boyunlarına takılmasından rahatsız olmuyorlar…

Bir hiç uğruna eşini, çocuğunu, kardeşini, anne – babasını, komşusunu veya hiç tanımadığı insanları korkusuzca katledebiliyorlar…

Bir anlık gaflet, bir anlık hiddet bir örü heba etmeye yetiyor erenler…

Hem de bir hiç uğruna…

Sonunda da bir ömür ellerindeki kanı silebilmek için mücadele veriyorlar fakat nafile…

Bütün bunların yanı sıra bir de henüz dünyaya gelmemiş sabisine kıyan caniler var

Geçim sıkıntısını,

Ekonomik yoksunlukları bahane eden bu caniler

İçine sıkıştıkları materyalist bakış açısının cenderesinde girdikleri bunalım sonucu

Daha dünyaya merhaba diyemeden katlediyorlar yavrucakları…

Hem de insafsızca!

 ****************

Genç kadın, bebeğin güzelliği karşısında büyülenmiş gibiydi.

Kıvırcık sarı saçları,

İri mavi gözleri,

Kalkık bir burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla bir kartpostalı andıran bebek;

Kadının şimdiye kadar gördüğü en cana yakın kız çocuğuydu.

Onun ipek yanaklarını doya doya öpmek;

Cennet kokusunu içine çekmek için eğildiğinde:

-'Dokunma bana...' diye bir ses duydu.

-'Beni okşamaya hakkın yok senin.'

Kadın korkuyla irkilip etrafına bakındı.

Bebekle kendisinden başka içerde kimse yoktu.

Aynı sesi tekrar duyduğunda bebeğe döndü.

Aman Allahım!..

Yeni doğmuş gibi görünmesine rağmen konuşan oydu

-'Bana yaklaşmanı istemiyorum' diye devam etti.

- 'Hemen uzaklaş benden.'

Kadın, biraz olsun kendini toplayarak:

- 'Çocuklarımız hep erkek oluyor' dedi.

-'Onlar da güzel ama kız çocukları başka.

- Bu yüzden seni öpmek istedim.'

- 'Beni öpemezsin' diye ağlamaya başladı bebek.

- 'Benim de seni öpemeyeceğim gibi.'

- 'Neden?' diye sordu kadın.

-'Neden öpemezsin ki?'

Bebek, hıçkırıklara boğulurken:

-'Bunun sebebini bilmen gerekir' dedi.

-'Düşünürsen mutlaka bulacaksın.'

Kadın, neler olup bittiğini hatırlamak üzereyken kendine geldi.

Özel bir hastanenin en lüks odasında yatıyor ve narkozun tesirinden midesi bulanıyordu.

Aile dostları olan tanınmış doktor, odayı dolduran çiçeklerden bir tanesini vazodan çıkartıp kadına uzatırken:

- 'Geçmiş olsun hanımefendi' dedi.

'Başarılı bir kürtajdı doğrusu.

Ha..! Sahî, 'kız'mış aldırdığınız.

Duydukları karşısında dona kalan genç kadın adeta yatakla bütünleşti...

Keşke bir el onun da gırtlağını sıkıp

Hemen gönderiverseydi kızının yanına...

Ancak her şey için geç ti artık...

Belki de hayatta en çok istedi şey olan küçük bir kız çocuğu hayaline kendi elleri ile son vermişti.

Bir cana kıymıştı...

Sarı saçları, iri mavi gözleri ile kendisine gülümseyecek; kendi kanından bir insanın hayatına son vermişti...

Bütün bu pişmanlıkları sayıklayarak geride kalan dört ayın ardından adeta bir deri bir kemik kalmıştı...

Eşi ve oğulları adeta gözünün içine bakıyor,

Bir an evvel normale dönsün diye çırpınıyorlardı;

Fakat o işlediği günahın altına ezilip yok oluyordu...

Böyle pişmanlık dolu geçen ayların yılların ardından kurduğu

'Kürtajı Engelleme Derneği'nde başka annelerinde kendisi gibi öz evlatlarına kıymamaları için mücadele veriyordu...

Ve kürtajdan vaz geçirdiği her annede sarı saçlı kızını hatırlıyordu...

Akıl tutulması ile işlediği ‘Cürmü’ affettirmek için yakarıyordu...

Gürkan Ofis Mobilyaları