KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


ALIŞMALIYIZ İHANETLERE…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Dönüp geriye baktığımızda

Sırt sırta,

Omuz omuza,

Geçmiş zaman sevgili dostlarım…

Dile kolay tam kırk yıl

Hep böyle birlik-dirlik içinde

Beki ya şimdilerde

Şimdi zaman bir aykırı geçer olmuş erenler…

Dayanışma,

Güç birliği hak getire...

Yalnızlığa,

Bireyselliğe alışmamız gerekli sanırım.

Gün gelip telefonların hiç çalmayacağını,

Kimsenin arayıp sormayacağını hesaba katmalıyız artık.

Alışmalıyız ihanetlere,

Terk edilmelere

Bir başımıza kalacağımız günler çok uzaklarda değil gibi.

Tül perdeler ardında bir nefes,

Bir can bekleyeceğimiz günlerin ayak sesleri ufukta belirdi.

Telefonların susup,

Posta kutularının pas tutacağı günlerin,

Nefesi ensemiz de.

Alışmalı yalnızlığa,

Alışmalı da nasıl?

Bireyin keşif çağı,

Geride kırık dökük yalnızlıklar bıraktı.

Terörün bile bireyselleştiği çağdayız.

Zaman,

Artık ‘Birlikten kuvvet doğurma’ zamanı değil ne yazık ki erenler…

Zaman,

Tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanı…

Her ne olursa olsun,

Bu uğurda neler feda edilirse edilsin,

Hiç kimseye ihtiyaç duymadan,

Ayakta kalabilme mücadelesi verebilme zamanı…

İşte o yüzden alışmalı yalnızlığa...

Sokaklar dolusu ıssızlıkla baş başa yaşamayı göze almalı insan...

Güvendiğin dağlardaki karlara bakıp ders çıkarma,

Hüzünlü bir şarkı eşliğinde,

Gamlı – yaslı gecelerde başını dayayacak omuz aramaktan vaz geçme zamanı…

Sofrada tek tabağa,

Tabakta az yemeğe alışmalı...

Paragraflar seçmeliyiz yalnızlığı yücelten,

Ve asmalıyız çerçeveletip baş ucumuza…

"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz"

Dizeleriyle başlamalı her yeni güne...

Kendi kendi ile sohbetin ne manam bir şey olduğunu tatma zamanı…

Alışıktır sessizlik haksızlığa!

Haklılığın sessiz gururu yaşatır insanı...

Susmanın ağırlığı çöreklenip yüreğimize,

Gün gelip nefessiz bırakır.

 En sessiz gecelerde ''doğruydu, yapmalıydım "la avutmalı insan,

Yüreğini serinletmeli manasız avuntularla…

Figanına yetişecek komşuların olmamasına,

Bir başına duvar diplerinde,

Soğuğu iliklerine kadar hissederek sessizce ağlamaya alışmalı...

Çatışmalı,

Sorup sorgulamalı,

Hesaplaşmalı kendisiyle…

Yastığı ile dertleşip ağlaşmaya,

Aynası ile gülüşüp şakalaşmaya

Hüzünlenip kendisi ile kavga etmeye

Her an alıp başını gidebilecek kadar cesur olmaya,

Bir ömür kalıp savaşacakmış gibi gözü pek olabilmeye alışmalı ademoğlu

Sessizliğin çığlıklarında,

Sese dönüşen nağmeler bulmalı kendine...

Öğrenmeli tek kişilik kuru fasülye pişirmeyi…

Öğrenmeli bir tek ekmek almayı.

Öğrenmeli yatağın sol tarafını da kullanabileceğini.

Öğrenmeli yalnız sahurları,

Sessiz bayram sabahlarını…

Öğrenmeli gün batımını yalnız izlemeyi,

Öğrenmeli elektrik faturasının son günü olduğunu hatırlatacak kimsenin olmadığını

Alışmalı her cephede yalnız savaşmayı

Yüreğini yırtan acının kederini,

Göz pınarlarından sessice akıtmaya alışmalı…

Ararken terliğin diğer tekini,

Ya da kumandayı,

 Bilmeli sinirlenip bağıracak birilerinin olmadığını.

Taşırken hayatın tüm yılgınlıklarını omuzlarında,

Eklenen her yeni sıkıntıda yalnız olduğunu bilmeli.

Ve hazır tutmalı sırt çantasını her daim,

İçindeki birkaç metrelik beyaz bezle...

Yollarla barışmalı giderken imamın kayığında...

Ve yalnızlığa alışmalı insan...

 

 

Gürkan Ofis Mobilyaları