BAĞIMLILIK VE DOYUMSUZLUK
Yeni Dünya - H. Ali YILDIRIM
Tarih: 23.9.2019 00:00:03 / 388okunma / yorum
H. Ali YILDIRIM

Annesi ilkokul kapısında nöbet tutan çocukları bağımlı, binlerce oyuncağı olduğu halde yenisini isteyenleri de doyumsuz olarak görebiliriz. Sorunu doğru anlamak için buna biz ebeveynlerin sebep olduğunu baştan kabul etmemiz gerekiyor. Meselenin altında ya uygunsuz anne-bebek ilişkisi vardır ya da çocuklukta ebeveyn - büyük ebeveyn tarafından “sevgi” kisvesi altında, doğallıktan uzak, aşırı dozlu, yapışkan, aşırı değerli gören, rüşvet yoluyla borçlandıran ve temeli kişilik kuşatmasına dayanan yoğun bir ilgi bombardımanı yaşatılmış olabilir. Ortaya çıkacak şey “boğulma hissi” dir. Böyle bir durumda çocuğun suçlanmasının durumu daha da kötüye götüreceğinden kuşkunuz olmasın. Çünkü durum böyleyse o yaşta bir çocuğun yapabileceği bir şey yoktur. Mağdurdur çünkü kendi duygusunu ve aklını yönetme becerisi elinden alınarak bir tür duygusal felç yaşatılmıştır…   

Bebekken hepimiz doğası gereği anneye bağımlı idik, sonra sürünerek, sıralayarak ev içinde anneden kilometrelerce uzağa gittik (o yaşa göre öyle) ve böylece bağımlılığı yine anne desteği ile yendik. Ya da birçoğumuz anne istemediği için ayrışamadık ve ergenlikte de rahat bırakılmadığımız için konuyu halledemeyip bağımlı yetişkinler haline geldik. Bazı anneler bunu bilerek yapıyor ve çocuklarından birini aşırı ilgiye boğarak ilgi çıtasını yükseltiyor, aşırı doz ile bağımlı hale getiriyor ve kendini güvenceye alıyor. Mesele gelecek yatırımı, yöntem ise kişinin annesinin ayrılmaz parçası (Simbiyotik) haline getirilmesidir. Bu aşırılığa alışan çocuk ta yetişkin yaşamında kendisi olmayı beceremediği gibi normal ilgiyi de ilgiden sayamıyor. Tıpkı her gün 10 TL harçlık alan bir çocuğun daha sonra 1TL ile yetinmeyi reddetmesi gibi. Çünkü hiçbir ilgi dozu anne ilgisinin yerini tutmayacak, bu da bazılarını sonsuz arayışa sürükleyecektir. Burada düşünülmeyen şey anne öldükten sonra bu çocuğa ne olacağıdır. Bunun adına sevgi diyemeyiz çünkü hâkim duygu bencilliktir…

Bu tür annelere sorarsanız çok seviyordur ve saçını süpürge etmiştir. Kastedilen sonsuz haklara sahip olduğudur. Bu çıkış “suçluluk” hissettirir ve her ayrışma denemesini otomatik olarak bastırır, kısır döngü oluşur. Eğer “bir kişiden ‘saçını süpürge etmek´ deyimini sıkça duyuyorsanız sevgiden ne anladığını sorgulamanız gerekir. Çünkü yaptıkları için bir bedel istiyor ve bu bedelin ne olduğunu tam da bilmiyordur. Aslında sonsuz bir bedel ama cevabı bilen yok. Oysa sevgi bedelsizdir, bunu hepimiz öğrenmiştik. Birinin bu şekilde kuşatılması zor bir durumdur. Çünkü “borçlu ve suçlu” durumu ortaya çıkıyor, ödeyemezse arkasından haciz işlemleri geliyor. Haciz konusu nedir? Elbette kişinin yaşamıdır. Avukat tutma şansınız da yok çünkü ne olduğunu kavrayamıyorsunuz bile. Bu tür bir anneye konuyu anlatmak dağ devirmek kadar güçtür. Çünkü o da anneliği kendi annesinden öğrenmiş ve bunu normal saymaktadır. Bu tür anneler ya gizlice kurbanının evlenmesini engeller ya da kaçan kuşu rahat bırakmaz, kişi de kalan yaşamını olan biteni anlamaya çalışarak geçirir…

ERIKSON, bu sorunun oluşmaması için bebeklikte “rastgele hayal kırıklığı” yaratılarak bebeğin ilgi yokluğuna alıştırılması gerektiğini söylüyor. Anne ortadan kaybolduğunda ne yapılacağı konusunda (zihinde anneyi hayal ederek avunma) eğitilmesi gerektiğini savunuyor. Yani bebeğin arada bir kısa süreli olarak yalnız bırakılması ve oluşan panik ve korku sonrasında uygun bir yaklaşımla “Gördün mü bir şey yokmuş” mesajının iletilmesi gerekiyormuş. Ayrıca ergenliğini gerektiği gibi yaşayabilenler bir şekilde kendi kendini onarma yolunu bulabiliyormuş, tabi sıkboğaz edilmedilerse...

Öyleyse geriye şu kalıyor, her şeyin bir sınırı olmalı, sevmenin de. Yapışkan sevgi iyi sonuç vermiyor, bunaltıyor, boğuyor ve geri tepiyor. Ölçü “yeteri kadar” olmalı, bunu da en iyi kişi kendisi bilebilir çünkü “Yeteri kadar ne kadar?” sorusunun cevabı her duruma göre değişecektir…

Anahtar Kelimeler: BAĞIMLILIK, DOYUMSUZLUK
Yazarın Diğer Yazıları
BARIŞ PINARI YANKILARI (14 Ekim 2019 - Pazartesi)
FIRAT´IN DOĞUSUNA BARIŞ PINARI (11 Ekim 2019 - Cuma)
Kayseri Özel Halk Otobüsleri (07 Ekim 2019 - Pazartesi)
Kamu Yönetimi ve Liyakat (30 Eylül 2019 - Pazartesi)
GÜÇLÜ ANNE GÜÇLÜ TOPLUM (16 Eylül 2019 - Pazartesi)
SEVGİ ANALOGDUR, BİRE SIFIRA GELMEZ (09 Eylül 2019 - Pazartesi)
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKUMET SİSTEMİ-4 (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
KADINA ŞİDDETİN DİNAMİĞİ (29 Ağustos 2019 - Perşembe)
F-35, YOLUN YARISI EDER (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
RUSYA NEDEN DESTEKLİYOR? (14 Ağustos 2019 - Çarşamba)
MOSKOVA GÖSTERİLERİ VE SİBİRYA YANGINI (05 Ağustos 2019 - Pazartesi)
AYA AYAK BASMAK (29 Temmuz 2019 - Pazartesi)
DENGELER DEĞİŞİYOR (22 Temmuz 2019 - Pazartesi)
S-400 DİPLOMASİSİ (16 Temmuz 2019 - Salı)
ERGENLİKTE TAKILI KALMAK (15 Temmuz 2019 - Pazartesi)
G-20 ZİRVESİ (08 Temmuz 2019 - Pazartesi)
GÜNEYDOĞU ASYA (01 Temmuz 2019 - Pazartesi)
İRAN VE KÖRFEZ OYUNU (01 Temmuz 2019 - Pazartesi)
DUYURULAR VE ZARAFET (17 Haziran 2019 - Pazartesi)
BEŞ MAYMUN (TEKRAR) (03 Haziran 2019 - Pazartesi)
BEŞ MAYMUN (27 Mayıs 2019 - Pazartesi)
TİLKİ İLE KURT (08 Nisan 2019 - Pazartesi)
YAPAY ZEKÂ NEDİR? (25 Mart 2019 - Pazartesi)
YABANCI ÖZENTİSİ SÖZCÜKLER (11 Mart 2019 - Pazartesi)
GÜLÜMSEYEN TOPLUMLAR (04 Mart 2019 - Pazartesi)
İKİRCİKLİ ZİHİNLER (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
AB SÜRECİNDE KİMLİK ETKİSİ (18 Şubat 2019 - Pazartesi)
KENDİN OLMAK (11 Şubat 2019 - Pazartesi)
YETKİ VE SORUMLULUK (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
ZAMANIN RUHU İLE YAŞAMAK (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
ROBINSON CRUSOE VE CUMA (21 Ocak 2019 - Pazartesi)
SOSYAL MEDYANIN DÜMEN SUYU (14 Ocak 2019 - Pazartesi)
FARKINDALIK PANZEHİRDİR (07 Ocak 2019 - Pazartesi)
ABD SONRASI SURİYE (01 Ocak 2019 - Salı)
ABD SURİYE´DEN ÇEKİLİYOR MU? (24 Aralık 2018 - Pazartesi)
ERKEK EVLAT MESELESİ (17 Aralık 2018 - Pazartesi)
SARI YELEK (10 Aralık 2018 - Pazartesi)
AVRUPA ORDUSU (03 Aralık 2018 - Pazartesi)
TÜRK AKIMI (26 Kasım 2018 - Pazartesi)
TRUMP, BİR GORBAÇOV MODELİ MİDİR? (19 Kasım 2018 - Pazartesi)
DÜNYA YENİDEN Mİ KUTUPLAŞIYOR? (12 Kasım 2018 - Pazartesi)
EŞİTLİK DERKEN NELER OLDU? (05 Kasım 2018 - Pazartesi)
KAŞIKÇI DAVASI (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
50 YIL SONRA (08 Ekim 2018 - Pazartesi)
FIRAT´IN ÖTESİ (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
İDLİB´İN ÖNEMİİDLİB´İN ÖNEMİ (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
ONAYLANMA İHTİYACI (27 Ağustos 2018 - Pazartesi)
KÜRESEL DÜNYA ‘KÜRESEL LIFE´ (20 Ağustos 2018 - Pazartesi)
DOLAR SAVAŞLARI (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
TÜRK SAVUNMA SANAYİİ (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
S-400 HAVA SAVUNMA FÜZE SİSTEMİ (HSFS) (30 Temmuz 2018 - Pazartesi)
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ-3 (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ-2 (17 Temmuz 2018 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKUMET SİSTEMİ-1 (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
EMPERYAL POLİTİKALARIN TEMELİ (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
SEÇİM SONRASI DIŞ DENGELER (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
PASİF SALDIRGANLIK (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
STOCKHOLM SENDROMU (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
FIRAT´IN DOĞUSU (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
ABD KUDÜS´TE NE ARIYOR? (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
DÜNYA NEREYE GİDİYOR? (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
BABALAR VE OĞULLAR (07 Mayıs 2018 - Pazartesi)
KİMLİĞİMİZ NASIL OLUŞUYOR? (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
AKDENİZ ENERJİ SAVAŞLARI (21 Nisan 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
14 Ekim 2019 Pazartesi
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL