BASKETBOL ŞAMPİYONASI VE ANIMSATTIKLARI
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 16.9.2019 00:00:04 / 555okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, bildiğiniz gibi Basketbol Dünya Şampiyonası Çin´de yapıldı. Bu büyük organizasyonda, pek çok ülke ciddi mücadele sergiledi. Hepsinin temel gayesi, hem buradan iyi sonuç almak hem de 2020 Olimpiyat Oyunlarına katılma hakkı kazanmak idi.

Ülkemizin Milli Basketbol Takımı da aynı gayeler ile maçlarını oynadı. Beklenen başarı, maalesef Çekya maçı ile son bulsa da hiç değilse olimpiyat oyunlarına katılma hakkı kazanmak için, takımımız mücadeleye gruplarda devam ederek, tüm maçlarını tamamladı. Şampiyonanın final maçı Pazar günü yapıldı. Yazı yayınlandığında da şampiyona çoktan tamamlanmıştı. Şampiyon da belli oldu. Finallere katılamasak da milli maç coşkusunun sonucunda gelişen heyecanı yaşamak da başka oldu.

Değerli dostlar, bildiğim kadarıyla ülkemizde basketbol oyununun geçmişi futbola göre biraz daha yenidir ve eskiden daha farklı sosyal yapıdaki insanların ilgi gösterdiği bir oyundu. Onların ilgi alanına girmekteydi. Günümüzde toplumumuzdaki sosyal yapı farklılıkları kısmen de olsa azaldı. Eskiden ise daha fazlaydı. Eskiden futbolu daha az gelire sahip olanlar ile daha az eğitimli olanlar; basketbolu ise daha çok gelire sahip olanlar ile daha çok eğitimli olanlar oynar veya izler şeklinde, genel bir kanaatin olduğunu da ifade edebilirim. O zamanlar, toplumun çoğu birinci gruba giriyordu. Kaldı ki futbol oynamak için daha müsait alanlar mevcutken; basketbol için aynı olanaklar mümkün değildi. Daha sınırlıydı. Günümüzde bu anlayış pek kalmadı. Ayırımlar ortadan kalktı. Ayrıca basketbol, futbol kadar geniş kitlelere hitap etmese de basketbola da ciddi bir ilgi olduğunu düşünüyorum…

Ben İlkokula giderken, sadece beşinci sınıfta beden eğitimi hocamız oldu. O yıllarda, pek çok okulda beden eğitimi hocası zaten yoktu. Neden böyleydi? Şimdi düşününce hayret ediyorum. Sanki o yıllarda, ülkemizde sporun önemi pek bilinmiyordu. Zira onu salt eğlence aracı gören bir anlayış hâkimdi. İşin doğrusu, spor yapmaya müsait bir yapımız da yoktu. Herkesin ekonomik sıkıntısı vardı. Ekonomik sıkıntılardan dolayı da spora vakit pek olmazdı. Spor yapana da iyi gözle bakılmazdı. Bazı yaşlılar futbol topuna vuruşun benzerinin, Kerbela´da şehit düşen Hz. Hüseyin´in kafasına yapıldığını dile getirirdi. Onun da kafasına o şekilde vurulduğunu söylerlerdi. Onlara göre futbol oynamak günahtı. Ayrıca 17 Eylül 1967´de Kayseri Spor ile Sivas Spor Maçında 43 kişinin hayatını kaybetmesi de toplumda futbola ve spora olan soğukluğu daha da artırmıştı. Günün koşulları ve anlayışları böyleydi. Şimdi koşullar da anlayışlar da çok değişti. Futbol yaşamın bir parçası haline geldi. Hatta bir kültür oldu. Çok geniş kitleleri etkileyen hatta kimilerine göre de yöneten, devasa ekonomik yapısı da olan bir etkinlik oldu. Sadece seyirci olmak da yeterli değildi. Ayrıca spor yapmanın önemi, tıp insanları tarafından sıkça vurgulanır oldu. Bu bakımdan, günümüz belki de spora en fazla ihtiyacın olduğu bir dönem. Zira eskiden, beden ve kas gücüne dayalı olarak gelişen ekonomik yaşam, artık daha çok makineler üzerinden hatta yapay zekâlar üzerinden devam eden bir yapıya büründü. Avcı olmaya göre tasarlanmış insan da hareketsizliğin geliştiği bu çağda, hareket ihtiyacını sporla gidermek durumunda kaldı. Bu açıdan, işin sağlık açısından önemi de toplum tarafından sanıyorum anlaşıldı.

Değerli dostlar, ilkokuldaki beden eğitimi hocamız olan Ünal Bey (adaşım) bize basketbolu sevdirdi ve öğretti. O zamana kadar pek çok kimsenin ilgisini çekmeyen bu oyunu, bizler hocanın sayesinde sevdik ve öğrendik. Yaşıyorsa kendisine uzun ömürler diliyorum. O yıllarda Kayseri´de okullar arası basketbol müsabakaları düzenlenirdi. Hoca bizim müsabakalara katılmamızı da sağladı. Müsabakalarda çok başarılı olamasak da çocukluk heyecanının da etkisiyle basketbolu çok sevdik. Ayrıca bu oyun, o zamanlar ülkemizde egemen olmaya çalışan modern yaşam anlayışıyla da uyumluydu. Modernizm anlayışı sanki bu oyunun gelişimini destekliyordu. Dolayısıyla tüm Kayseri´de ilkokul, ortaokul ve liseliler arası basketbol müsabakaları düzenlenirdi. Ben ilkokuldan itibaren tüm okullarımda belli dönemlerinde okul takımlarında yer aldım. Bundan da hep mutluluk duydum. O coşku, o heyecan hayatımdaki en güzel dönemlerin, en güzel çığlıklarıydı sanki…

Ortaokula gittiğimde, yanılmıyorsam iki yıl beden eğitimi hocamız olmadı. Derse, farklı derslerin hocaları girerdi. Ancak son sınıfta, beden eğitimi hocamız oldu. İsmi de Ahmet Bey. Galiba Ankara´dan gelmişti. Spora çok meraklı ve basketbolu da çok iyi bilen bir hocamızdı. Ben gerçek manada, basketbolun takım oyunu şeklinde oynanmasını, ondan öğrendim. Bizi müsabakalara hazırlamak için akşam vakti de olsa okulumuzun yanında bulunan, eğitim enstitüsünün kapalı spor salonuna götürürdü. Orada çalıştırırdı. Ortaokul müsabakalarında da hangi okullarla maç yaptık hatırlamıyorum. Ancak güçlü rakiplerimiz olduğunu hatırlıyorum. Kayseri´de o yıllarda, çok yetenekli çocukların olduğunu söyleyebilirim. Daha fazla olanak tanınsaydı, daha çok başarılı olacaklarını da söyleyebilirim. Ancak ilgi ve olanak olmayınca, hemen hemen hepsi bu alanda ilerleyemedi.

Liseye gittiğimde lise ne ilkokula ne de ortaokula benziyordu. Sümer Lisesi´nin gerçekten farklı bir yeri vardı. Hem sosyal yapı açısından, hem de eğitim kalitesi açısından. Beki de bu yüzden, okulumuzda pek çok üst düzey meslek sahibi, zengin esnaf gibi velilerin çocuklarının da orada okuduğunu gördüm. Liseden daha ziyade yüksekokul seviyesinde idi. Bunu abartısız söylüyorum. Hocaları da gerçekten diğerlerine göre daha üst seviyedeydi. Okulda beden eğitimi derslerine çok önem verilirdi. Orada tanıdığım ve hayatıma çok etki eden hocalardan biri de Necdet Çeper Hoca idi. Biraz sertti aynı zamanda da disiplinliydi. Bedenci sözünü hiç sevmezdi. Beden eğitimi hocasıyım derdi. Eşofmanını giymediği zamanlar pek olmazdı sanki. Çok kaliteli ve kırmızı renkli bir eşofman giyerdi. O dönemler bizim giydiğimiz eşofmanlar, hocanın eşofmanının yanında biraz sönük kalırdı. Hoca futbola daha meraklı olsa da basketbola da çok ilgisi vardı. Kaldı ki lisenin çok iyi bir basketbol takımı vardı. Benden daha üst bir sınıfta okuyan, Cengiz isminde, çok güzel basketbol oynayan ve spora da çok meraklı olan bir arkadaşı hatırlıyorum. Derslerinde de başarılıydı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. Necdet Hoca üç yıl boyunca bizi hep çalıştırdı. Bu hususta üzerimizde çok hakkı vardır. Okul hayatımda, üç tane beden eğitimi hocam oldu. İlk ikisi, bize birer yıl hocalık yaptı. Ancak Necdet Hoca üç yıl hocalık yaptı. Atatürk´ün sağlam kafa sağlam vücutta bulunur sözünün pratik anlamını, daha çok ben beden eğitimi hocalarımdan anladım. Özellikle de Necdet Hocamdan. Onunla çok heyecanlı maçlar çıkarttık. Hepsi de birer yazı konusu. Derler ya hayali cihan değer diye. Bunlar benim için kıymetli ve aynı zamanda da faydalı faaliyetler oldu. Unutmak da mümkün olmadı…

Sportif faaliyetlerde yer almak; aynı zamanda kişilerde sorumluluk duygusunun gelişimi, belli bir gayenin gerçekleşmesi için mücadele ruhunun belli seviyelere gelmesine katkı, kişiliğin oturması ve takım ruhunun oluşumu açılarından oldukça faydalıdır. Bunlar önemli hususlardır ve unutulmamalıdır. Zira sportif faaliyetleri, salt eğlence faaliyeti olarak düşünmemek gerekir. Eğlence boyutu olsa da sağlık, kişilik ve sosyal iletişimin gelişimi ile ilgili de pek çok boyutları vardır. Bunun için spor faaliyetlerini gereksiz faaliyet olarak görmek, pek doğru değildir, yanlıştır. İnsan doğası avcıdır. Günümüzde avcılık da olmadığına göre bu açığı sporla kapatmak gerekir.

Değerli dostlar, Türk Basketbol Milli Takımının Dünya Kupasındaki maçlarını izlerken bunları hatırladım. Takımımızda bir istikrar sorunu da gördüm. Bunun giderilmesi için neler yapmamız gerekir diyecekken konu anılara dönüştü. Umarım onu da başka bir zaman anlatırım. Bugünlük de herkese selam ve sevgilerimi sunarım…

 

Hoşça kalın…

Yazarın Diğer Yazıları
KAYSERİLİ EMİN AMCA (07 Ekim 2019 - Pazartesi)
KAYSERİ LİSESİ (30 Eylül 2019 - Pazartesi)
ALINGANLIK ÜZERİNE (23 Eylül 2019 - Pazartesi)
ZAMANDA YAŞAMAK ZAMANLA ANLAMAK (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
İNSANLAR, BAYRAMLAR VE ANLAMLAR… (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
BU NASIL BİR DAVRANIŞ?.. (05 Ağustos 2019 - Pazartesi)
SÜMER LİSESİ… (27 Temmuz 2019 - Cumartesi)
SADECE BİZ Mİ VARIZ? (15 Temmuz 2019 - Pazartesi)
HANGİ SORUNLARA HANGİ SORULAR… (12 Temmuz 2019 - Cuma)
FİZİK BİLMEK NE ANLAMA GELİR?.. (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
SORUNSUZ BİR YAŞAM OLACAK MI?.. (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
SORUNLARI KİMLER ÇÖZECEK? (27 Haziran 2019 - Perşembe)
DÜNYA KAÇ MİLYAR İNSANI BESLEYEBİLİR? (22 Haziran 2019 - Cumartesi)
DİLİN ÖNEMİ VE DEĞERİ (20 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR SINAVIN ARDINDAN… (18 Haziran 2019 - Salı)
İNSAN KAYNAĞIMIZ (15 Haziran 2019 - Cumartesi)
GENÇLERE SINAVLARLA İLGİLİ TAVSİYELERİM… (13 Haziran 2019 - Perşembe)
MAL MÜLK SEVDASI… (10 Haziran 2019 - Pazartesi)
DOSTLUKLAR VE BAYRAMLAR… (04 Haziran 2019 - Salı)
KARAR VERMEK… (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLETİŞİMİN FORMÜLÜ VAR MI? (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
BİLİM SÖYLEŞİLERİ (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
19 MAYIS GÜNÜ KUTLAMALARINDAN BİR ANI (II) (22 Mayıs 2019 - Çarşamba)
ÇOK HIZLI AKIP GİDEN ZAMAN... (18 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL GÜVEN SORUNU (14 Mayıs 2019 - Salı)
İNSAN DA BİR ISI MAKİNASI MI? (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL ENERJİMİZ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
KASABAYA ELEKTRİĞİN GELDİĞİ GECE… (04 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TUZHİSAR´IN SIHHİYECİSİ (25 Nisan 2019 - Perşembe)
KİME HANGİ BİLGİ GEREKLİ… (23 Nisan 2019 - Salı)
TÜKETEN İNSAN TÜKENEN CİHAN… (20 Nisan 2019 - Cumartesi)
KARADELİĞİN FOTOĞRAFI (18 Nisan 2019 - Perşembe)
YAPAY ZEKÂDAN DOĞAL ZEKÂYA (13 Nisan 2019 - Cumartesi)
TV KANALLARINA (AKADEMİK) BAKIŞ (09 Nisan 2019 - Salı)
HATA YAPMANIN YOLLARI (02 Nisan 2019 - Salı)
HAYATIN ÜNİVERSİTESİ OLUR DA… (28 Mart 2019 - Perşembe)
PARANIN KANUNU (26 Mart 2019 - Salı)
KIYAMETİN ENTROPİSİ (23 Mart 2019 - Cumartesi)
KÜRESEL ISINMA KÜRESEL BOZUNMA (21 Mart 2019 - Perşembe)
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
14 Ekim 2019 Pazartesi
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL