KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


‘BEN’ YERİNE ‘BİZ’ DEMEK GEREK…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


“Dünya kimseye kalmaz! “

Sevgili Dostlarım;

Koca Yunus’un bu sözlerini hepimiz bilir,

Türlü zamanlarda hepimiz konuşmalarımızın arasına sıkıştırır,

Bu sözden de kendimize pay çıkartırız...

Zaten Koca Yunus'a ait bu manalı sözleri bilmeyenimiz de yoktur zannımca erenler...

Lakin görünüşte herkes bilir, söyler, anlatır hatta bu sözler üzerinden birilerine gözdağı bile verir de…

Gerçek manada sözlerin ne anlam içerdiğini,

Ne mesaj verdiğini algılayabilir mi?

Doğrusu çok emin değilim!

Umutsuz olmak,

Haftanın bu ilk gününde ümitsizlik aşılamak değil niyetim erenler.

Ancak bu sözü manasıyla bilen ve düşünen kaldı mı şüpheliyim.

Yarenlerim geride bıraktığımız son yıllarda gerçekten de öyle tuhaf, öyle anlaşılmaz, öyle öfkeli ve tamahkâr insanlar olduk ki; gündelik yaşamımızda gözümüz bu dünyadan bir adım ötesini görmediği gibi, mana boyutunu bir saniye düşünenimiz kaldı mı emin olun bu konuda da ciddi şüphe duymaktayım.

Ben fakir derin bir hayal kırıklığı içindeyim ne yazık ki!

Şükür ipini elinden bırakıp dünya malına meyleden,

Maddeyi amaç edinen ademoğlu artık öyle bir noktaya geldi ki dostlarım tamahkârlıkta sınır tanımaz oldu.

Şükür, zikir ve fikir boyutunu bıraktığımızdan beridir yüzümüz gülmüyor, kalbimiz mutmain değil, huzurlu değiliz, kalbimizde inşirah esintileri sönmüş, yalnız ve bir başımıza kalmışız erenler!

Herkesin hayatının merkezinde artık sadece kendisi var.

Bir ego patlaması yaşanıyor ki Allah muhafaza kimsenin kimseye eyvallahı yok.

Birine kızdığımız an ilk yaptığımız şey onu kaldırıp atmak oluyor.

Durmadan terk ediyoruz, hayatımızdan çıkarıyoruz birbirimizi.

Ne acı kahve, ne kırk yıl hatır, ne de dostluk kaldı yarenlerim.

Adam karısına kızıyor kaldırıp atıyor pardon öldürüp atıyor!

Delikanlı, kız arkadaşına kızıyor veya şüpheleniyor onu yok etmek için her türlü yolu deniyor.

Kadın kocasına kızıyor veya darılıyor evini ve çocuklarını terk ediyor, ya da başka yerlere sarkıyor.

Komşu komşusuna kızıyor selamı sabahı kesiyor.

Birisi birisine kızıyor hemen hakaret ve küfür yağdırıyor düşmancasına.

Birinin düşüncesi hoşuna gitmiyor, saldırıyor onu sindirmek ve vazgeçirmek için en ağır, en ağza alınmaz, en çirkin fiil ve davranışları sergilemekten artık kimseler gocunmuyor erenler.

Hadsizlik gerçekten de çok önemli bir mesele yarenlerim.

Ve hiç kimse haddini bilmiyor!

İnsanoğlu eşyadan daha çabuk bozuluyor ve tükeniyor ya da tüketiliyor!

Eşyanın tamir edeceğimiz bir yönü ve şansı var hiç değilse lakin dostlarım insan, kırılınca, tükenince, tüketilince, araya mesafeler konunca, terk edilince, haksızlığa uğrayınca ne yapacak?

En azından bu dünyada ne yapar erenler?

Eskiler “Allah'a havale ettim seni” der çıkarlardı işin içinden.

Bilen için düşünen için bu ne güzel bir temennidir, bu ne güzel bir içsellik ve inanıştır!

Şimdi Allah'a havale etmek yerine kendisi işini görmeye, can almaya, ceza vermeye yeltenip hem dünyasını hem ahretini mahvedip kendini bitiren ne çok insan var.

Öyle ki beddua bile etmeyip sadece Allah'ına güvenen o salih müminlerin ne büyük ve içten sevgileri vardır ki kendilerine haksızlık edene bile beddua etmeyip Mahkeme-i Kübra'ya kadar bir sabır ve sebat makamında beklemeye alırlardı ruhlarını ve akıllarını.

Beddua bilmem güzel Mevla'ya saldım ben seni

Diyen halk türküsü ne kadar anlamlı ve manidardır öyle değil mi ne dersiniz erenler?

Bugünün Müslümanları dünün inançlı olup kendi dünyalarında sade bir yaşantıyı seçmiş olanlara burun kıvırıp ortalığı toza dumana katsalar da farkında olmadan fiil ve eylemleriyle ne tür bir tahribata sebep olduklarının farkında bile değiller ne yazık ki…

Dünya dünün insanlarına kalmadığı gibi bugünün insanlarına da kalmayacak yarenlerim.

Bu dünya için kılıktan kılığa giren, el etek öpen, ikbal için rüzgârgülü gibi durmadan dönen, rakkaseler gibi gerdan kıran insanoğlu gözlerini ötelere kapamış ve tamamen bu dünyaya odaklanmış olmalı ki toplumsal problemlerimiz her geçen dakika hızla artıyor.

Kısa bir zaman diliminde sadece cinsel suçlarda yüzde 400 oranında bir artış varsa hali pür melalimiz SOS veriyor demek değimlidir dostlarım?

Eyvahlar olsun madden zenginleşip, manen fakirleşiyoruz erenler!

Koskoca İslam dinini üç beş başlık ve mercek altına alıp geriye kalan binlerce kural ve kaideyi görmezden gelen ve dini babasının malı zanneden bir tip var ki en çok da onlara acıyorum nacizane!

Küfür, hakaret, haksızlık, kul hakkı dersen hep onlarda…

Adalet, fazilet dersen, erdem dersen, irfan dersen, merhamet dersen “onlar ne ola ki” kabilinden yüzünüze bakan ve azı dişlerini ardına kadar gösteren böylesi tiplere gerçekten de çok acıyorum dostlarım…

Yazık!

Hem ne yazık dostlarım…

İnançlı insanın diğer insanlardan bariz farkları olurdu eskiden.

Dürüst, ağırbaşlı, edepli, usturuplu, güvenilir, erdemli, ilim ve irfan sahibi, hürmetli, ağzına sahip çıkan, adaletli ve merhametli olurdu.

Oysa şimdiler de ne yalan söyleyeyim kimsenin kimseden bir farkı kalmadı bu fakirin nazarında erenler.

Çirkinlikte, küfürde, edepsizlikte, adaletsizlikte, güvenilmezlikte, ihanette hepimiz biriz, birbirimize benzedik ve aynileştik ne yazık ki!

“Yok bir birimizden farkımız dostlarım, çünkü bizler kaypak metropol insanıyız” diye haykırası geliyor insanın alabildiğine…

Dostlarım bir an evvel bu dünya denen çirkin rüyadan uyanmamız gerek.

Kendimize dönmemiz, asıl yurda dönüş hazırlıklarının inceden inceye yapmamız gerek... Çirkinleşmeden, bayağılaşmadan, insanlıktan uzaklaşmadan, güzellikleri yitirmeden uzlaşmamız gerek.

Ama yozlaşmadan, hep ben demek yerine biz diyerek yapmamız gerek…

Sabır, sebat, tevekkül, tefekkür acilen kalbimizdeki diğer fiillerle yer değişmeli erenler.

Çünkü hayatımızda değerli olan, kutsal olan her şey hızla anlam ve şekil değiştirip için için bizleri yok edip mahvın eşiğine getiriyor…

Aksi halde Ömer Hayyam’ın dizelerindeki gibi çözüm Yaradan’dan gelecek…

Bir geldi mi ağır ölüm uykusu

Biter bu dünyanın dedikodusu

 

Gürkan Ofis Mobilyaları