BİR MATEMATİK ÖĞRETMENİNİN ARDINDAN: HOŞÇA KAL HOCAM
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 9.10.2018 00:00:03 / 2443okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Ankara Yıldırım Beyazıt Üni.

Öğretim Üyesi

/resimler/2018-10/8/1644095439825.jpg

 

 

 

Bir Matematik Öğretmeninin Ardından: Hoşça Kal Hocam

Geçen hafta Cuma günü akşamı, seksenli yılların Sümer Lisesinin çok değerli hocalarından matematik öğretmenimiz Necati Eskici´nin ani vefatını öğrendiğimde, bende hüzün ile birlikte çok farklı duygular gelişti. Birden geçmişe gittim. Kayseri´deki günlerim gözlerimin önüne geldi. Eski Kayseri,  lisedeki yıllarım ve daha niceleri… Hele cumartesi günü hocamızın kara toprağa verilmesine yakın dakikalarda bir arkadaşın “Hoşça kal Hocam” diyerek mesaj atması ise çok hüzün vericiydi.  Arkadaşımız ne kadar çok sevmiş! Ne kadar da çok sevmişiz hocayı! Bu, tarifi zor bir duygu. Zira üzerimizde ve pek çok kimsede ciddi emeği olan hoca ile ilgili çok şeyler söylemek gerekir. Özellikle de gençlere ve herkese…

Hoca ile belli bir dönem aynı mahallede oturduk. Okulun dışında da mahalle yaşantısı ile ilgili birçok anılarımız oldu. O´nu okuldan daha çok mahallede tanıdım. O dönemler Kayseri şimdiki gibi büyük ve kalabalık bir şehir değildi. Hocaların çoğu yakın çevremizde otururdu. Çevremizde hocalarımızdan başka yüksekokul okumuş pek kimse de yoktu. Olsa da azdı. Zira yüksekokul sayısı da okuyan sayısı da sınırlıydı. Bu bakımdan hocalarımızın yeri benim açımdan bir başkaydı. Ancak Necati hocamızda farklı bir kültürel yapı ve davranış tarzı vardı. Bu farklılığı, ben daha çok İstanbul´da okumasına, orada kazandığı değerleri benimsemesine ve bunları yaşamında uygulamasına bağladım. İdealist bir yapısı vardı. Duygularını fazla ifade etmese de duygusaldı. Çok fazla konuşmazdı. Konuştuğu zaman da ciddi konuşurdu. Güler yüzlü idi. Her şeyden önemlisi de altın kalpli idi. “Ben sabahları okula gitmek için kalktığımda annem her zamanki gibi benden önce kalkar ve kahvaltımı hazırlardı” derken yüzündeki hüzün ile birlikte annesine duyduğu sevgi ve özlemi hissederdim. Belki de bize anne ve babalarınızın kıymetini bilin derdi.

Sınıfımızda benim gibi babaları Almanya, Hollanda gibi yurt dışında çalışan arkadaşlar vardı. Hoca bizlerin daha çok çalışması gerektiğini zira sorumluluklarımızın daha büyük olduğunu hep söylerdi. Gurbetin getirdiği özlem ve sorunlarla ilgili zaman zaman bizlere öğüt verirdi. Yazısı çok güzeldi. Tahtayı da çok güzel kullanırdı. Tahtayı formüllerle doldurduğunda matematiğin o gizemli dünyasında hissederdik kendimizi. Matematiği bize çok sevdirdi. Sevmekten de öte büyüledi. Liseden sonra İstanbul Teknik Üniversitesine gittiğimde gerek arkadaşlarım ve gerekse de matematikçi hocalarımdan merhum Doç. Dr. Murat Kirezci ve Prof. Dr. Hasan Özekeş bendeki bu matematik ilgisine şaşırmışlardı. Nereden bilsinler ki hocam Necati Eskici idi.

Hoca, sabahları okula giderken kızı Eylem´i de çoğu zaman kucağında okulun yakınında bulunan bakıcısına götürürdü. Ben de onlarla beraber yürürken, Eylem´e özellikle sayılarla ilgili sorular sorardım. O´da henüz konuşmaya yeni başlamasına rağmen ilginç cevaplar verir hep birlikte gülerdik. O zamanlar araç sahibi olmak şimdiki gibi kolay değildi. İnsanların çoğunun aracı yoktu. Kayseri de başka bir Kayseri idi. Şimdiki gibi gelişmiş de değildi. Şehirde kadim bir kültür hâkimdi. Bu kültür sanki tarihseldi, tarihten geliyordu ve daha çok geçmişi yansıtıyor gibiydi.

Bu gün sadece bir dostu, bir hocayı kaybetmedik. Sanki bir geçmişi, bir tarihi de kaybettik. Bu acı bir gerçek. Bizler daha çok kaybedince anlıyoruz değerlerimizi ve dolayısıyla kendimizi. Kaybetmeden anlamıyoruz pek çok şeyi. Ayrıca yaşarken bazı değerlerimizin gelişmesine de artık pek imkân vermiyoruz. Bu tür gelişimlere çoğu zaman hep mesafeliyiz.

Neden safları sıklaştıramıyoruz? Neden kendimiz olamıyoruz? Neden doğal olamıyoruz? Neden böyle yapıyoruz?

Bunların daha doğru yanıtlarını daha çok sosyoloji ve toplum psikolojisi gibi bilimler ile ilgilenenler verecek olsa da; bana göre toplumun ekonomik yapısı, teknolojinin toplumdaki hâkim yapısı gibi unsurların değişmesi ile oluşan yeni sosyo-kültürel yapı; geçmişten farklı ve o toplumda o zamana kadar pek görülmemiş yeni bir sosyal ilişki yapısını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu yapı, toplumdaki genç nesil için normal ve sıradan, genç olmayan nesil için de anlaşılması zor ve yabancı bir yapı olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu açıdan bakıldığında, yukarıda ifade edilen nedenlerin cevabı belki de bu değişimlerde gizlidir. Sonuçta da bu durum, kimilerine göre çağın getirdiği bir sonuçtur. Kimilerine göre de çağın getirdiği bir sorundur.

Çocuğu doğduğunda bile dersini aksatmayan, doğum yapan eşi Halise hocamıza: benim dersim var okula gitmem gerekir, öğrenciler bekler diyen güzel öğretmen.

Nur içinde yat güzel insan.

Hoşça kal özel eğitmen.

Seni çok özleyeceğiz…

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Kayseri
16 Aralık 2018 Pazar
Bugün
Bulutlu
10 °C
1 °C
Pazartesi
Bulutlu
10 °C
2 °C
Salı
Fırtına
7 °C
2 °C
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL