BİR SINAVIN ARDINDAN…
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 18.6.2019 00:00:04 / 667okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, ülkemizin gençleri için çok önemli bir sınav olan Üniversiteye Giriş veya yeni adıyla Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) hafta sonu üç oturumda gerçekleştirildi. Bunlar Temel Yeterlilik Testi (TYT), Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) şeklinde yapıldı. YKS sınavına bu yıl 2,5 milyonun üzerinde öğrencinin başvurduğu, bir önceki yıl da bu rakamın yaklaşık 2,3 milyon civarında olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla geçen yıla göre öğrenci başvuru sayısında yaklaşık olarak %9 oranında bir artış gerçekleşmiş. YKS sınavlarının bilgiyi ölçmede, öğrencilerin becerilerine göre sınıflandırılmalarında ve sıralanmalarında oldukça başarılı olduğu söylenebilir. Ayrıca, sınavın gerçekleştirilmesinde yoğun bir emek ve organizasyon olduğu da açıktır. Tüm Türkiye´de ve Lefkoşa´da aynı anda, 188 merkezde bir faaliyeti gerçekleştirmek önemli bir organizasyonu gerektirmektedir. Yaklaşık 693 bin kişinin sınavın düzenlenmesinde görev aldığı da medyada belirtilmektedir. Benim sınava girdiğim yıllarda, sınavlar ülkemizin İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum gibi sadece büyük şehirlerinde yapılırdı. Bu açıdan arka planda yoğun bir emeğin olduğu muhakkaktır. Büyük bir organizasyondur.

Değerli dostlar, gönül ister ki bu tür sınavlar ülkemizde olmasın. Diğer tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi öğrenciler okullardaki başarı puanlarına veya bir zamanlar ülkemizde de yapıldığı gibi üniversitelerin kendi yapacakları sınavlara göre yerleştirilsin. Bildiğim kadarıyla 70´li yıllarda merkezi yerleştirme sınavı olmakla birlikte İTÜ gibi okullar kendi öğrenci seçme sınavını yaparmış. İsteyen üniversiteler merkezi seçme sınavına göre; istemeyen de kendi yaptığı sınava göre öğrenci alırmış. O dönemler İTÜ´ye girmenin çok zor olduğu ve bu okula girmek için derin matematik, fizik ve kimya bilgisine sahip olmak gerektiği hep söylenirdi. Sınavlarda şimdiki gibi test değilmiş. Galiba klasik sınavlarmış. Bu bakımdan, mühendis olmak isteyen öğrencilerin üç alanda kendilerini yetiştirmesi gerektiği söylenirdi. Bu tür bir sistemin tekrar hayata geçmesi ileride mümkün olabilir. Ancak yakın zamanda pek ihtimal olarak görünmemektedir.

Değerli dostlar, zaman zaman ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmen arkadaşlarla yaptığımız görüşmelerde; öğrencelerin tamamen üniversite seçme sınavına hazırlık yapmaya dayalı bir yapı sergiledikleri, sınav dışında yer alan konularla veya alanlarla ilgilenmedikleri hatta meslek lisesinde okuyanların bile mesleki derslere ilgi göstermedikleri söylenmektedir. Meslek liselerinde okuyan öğrenciler meslek derslerini öğrenmek yerine seçme sınavlarına hazırlık yaptıkları belirtilmektedir. Bu konuda dramatik örnekler de verilmektedir. Öğrencilerin sınava hazırlık olsun diye sürekli test çözdükleri ifade edilmektedir. Bunu onların bir kabahati olarak belirtmiyorum. Anlatılanlara göre bir fotoğrafı göstermeye çalışıyorum.

Benzer yaklaşımları çeşitli üniversitelerdeki mühendislik öğrencilerinde de gözlemlemekteyim. Öğrencilerin tamamı olmasa da önemli bir kısmı bu manada bölüme geldiği ilk yıllarda bir bocalama yaşamaktadır. O zamana kadar test çözme mantığı geliştiren öğrenciler, bilimsel metotları anlama, yorumlama ve yeni çözümler üretme konusunda bir hayli zorlanmaktadırlar. Konuları anlamak yerine farklı sayıları çarparak, bölerek veya çıkartarak direkt sonuca gitmek konusunda bir anlayış geliştirmektedirler. Bu durum tarafımdan da gözlenmektedir. Kaldı ki bu tür yaklaşımların onlarda yer ettiği ve alışkanlık haline geldiğine şahit olmaktayım. Öğrenciler ancak fabrikalardaki staj dönemlerinde ve mühendisliğin daha üst sınıflarına gelince gerçeği fark etmeye başlamaktadırlar. O zaman, yaşamın test çözmek olmadığını; iyi test çözmenin mühendislik problemlerini ve hayatın sorunlarına çare üretmek anlamlarına gelmediğini fark etmektedirler. Dolayısıyla bu hususta onları belli bir aşamaya getirmek için bir hayli çaba sarf edilmektedir. Tabiri caizse fabrika ayarlarına döndürülmeye çalışılmaktadır. Zira bir öğretim üyesi arkadaşa göre doğuştan herkes mühendistir

Değerli dostlar, hangi seviyede olursa olsun eğitim; gerçek yaşamdan çok uzak olmamalıdır. Bunu gerçek yaşamda olan her şey doğrudur anlamında demiyorum. Kastım bu değil. Zira hepimiz biliyoruz ki gerçek olan her şey doğru değil, doğru olan her şey de gerçek değildir. En azından tüm doğrular belki de şimdilik gerçeğe henüz yansımamıştır. Eğitim bu noktada özellikle de sosyal yaşam bağlamında doğruların ve olması gerekenlerin öğretilmesini de kapsar. Benim burada kastım, eğitim ile yaşamın fiziksel anlamda ilişkilerinin kurulmasıdır. Bir zamanlar Almanya´da ortaöğretimde okutulan kitapları inceleme fırsatım olmuştu. Matematik kitaplarının problemlerinin yaşamla ilişki kurularak hazırlandığını gördüm. Problemler bizdeki gibi soyut ve kuramsal da değildi. Daha basitti ancak yaşamla daha yakın ilişki kurularak hazırlanmıştı. Kitaplardaki sorularda, günlük hayattaki alışverişten, görünen eşyalardan çok örnekler vardı. Matematik dersini okuyan bir öğrencinin yaşamdaki sorunlara rahatlıkla çözüm getirebileceğini düşündüm. Ben sonuçta öğretim üyesi olsam da eğitim bilimci değilim. Nihayetinde mühendisim. Ancak bu tür gözlemlerim ve deneyimlerim oldu. Bizde de zamanla ve daha çok ilerleme kaydettikçe, benzer yaklaşımlar ve uygulamalar olabilir. Bu konuda farklı alanlardaki uzmanlardan da destek alınabilir. Zira sorun hepimizin…

Değerli dostlar, bir batılı filozofun ifadesiyle yaşam daha çok sorun çözmektir. Eğitimin temel amacı da bireyleri yaşama hazırlamaktır. Ülkemizin daha ileri noktalara erişmesi, daha köklü bir eğitim sisteminin oluşturulmasına bağlıdır. Bu bakımdan eğitim sistemimizin yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Bunun nasıl gerçekleştirileceği hususu ise ayrı bir konudur. Bu o kadar da kolay değildir. Ancak bunu geçmişte başarmışız. Eğitim seviyesini sonradan da olsa üst noktalara taşıyan Finlandiya gibi pek çok ülke de var. Amerika´yı yeniden keşfetmeye de gerek yok. Hep birlikte okul, aile ve toplum olarak bu işin üstesinden gelebileceğimize inanmaktayım. Zira sorumluluk sadece eğitimcilerde ve idarecilerde değil, herkeste. Bu da biline…

 

Hoşça kalın…

Anahtar Kelimeler: SINAVIN, ARDINDAN
Yazarın Diğer Yazıları
KAHRAMAN TÜRK KAVMİ: ÖZBEKLER (16 Ekim 2019 - Çarşamba)
KAYSERİLİ EMİN AMCA (07 Ekim 2019 - Pazartesi)
KAYSERİ LİSESİ (30 Eylül 2019 - Pazartesi)
ALINGANLIK ÜZERİNE (23 Eylül 2019 - Pazartesi)
BASKETBOL ŞAMPİYONASI VE ANIMSATTIKLARI (16 Eylül 2019 - Pazartesi)
ZAMANDA YAŞAMAK ZAMANLA ANLAMAK (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
İNSANLAR, BAYRAMLAR VE ANLAMLAR… (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
BU NASIL BİR DAVRANIŞ?.. (05 Ağustos 2019 - Pazartesi)
SÜMER LİSESİ… (27 Temmuz 2019 - Cumartesi)
SADECE BİZ Mİ VARIZ? (15 Temmuz 2019 - Pazartesi)
HANGİ SORUNLARA HANGİ SORULAR… (12 Temmuz 2019 - Cuma)
FİZİK BİLMEK NE ANLAMA GELİR?.. (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
SORUNSUZ BİR YAŞAM OLACAK MI?.. (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
SORUNLARI KİMLER ÇÖZECEK? (27 Haziran 2019 - Perşembe)
DÜNYA KAÇ MİLYAR İNSANI BESLEYEBİLİR? (22 Haziran 2019 - Cumartesi)
DİLİN ÖNEMİ VE DEĞERİ (20 Haziran 2019 - Perşembe)
İNSAN KAYNAĞIMIZ (15 Haziran 2019 - Cumartesi)
GENÇLERE SINAVLARLA İLGİLİ TAVSİYELERİM… (13 Haziran 2019 - Perşembe)
MAL MÜLK SEVDASI… (10 Haziran 2019 - Pazartesi)
DOSTLUKLAR VE BAYRAMLAR… (04 Haziran 2019 - Salı)
KARAR VERMEK… (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLETİŞİMİN FORMÜLÜ VAR MI? (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
BİLİM SÖYLEŞİLERİ (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
19 MAYIS GÜNÜ KUTLAMALARINDAN BİR ANI (II) (22 Mayıs 2019 - Çarşamba)
ÇOK HIZLI AKIP GİDEN ZAMAN... (18 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL GÜVEN SORUNU (14 Mayıs 2019 - Salı)
İNSAN DA BİR ISI MAKİNASI MI? (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL ENERJİMİZ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
KASABAYA ELEKTRİĞİN GELDİĞİ GECE… (04 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TUZHİSAR´IN SIHHİYECİSİ (25 Nisan 2019 - Perşembe)
KİME HANGİ BİLGİ GEREKLİ… (23 Nisan 2019 - Salı)
TÜKETEN İNSAN TÜKENEN CİHAN… (20 Nisan 2019 - Cumartesi)
KARADELİĞİN FOTOĞRAFI (18 Nisan 2019 - Perşembe)
YAPAY ZEKÂDAN DOĞAL ZEKÂYA (13 Nisan 2019 - Cumartesi)
TV KANALLARINA (AKADEMİK) BAKIŞ (09 Nisan 2019 - Salı)
HATA YAPMANIN YOLLARI (02 Nisan 2019 - Salı)
HAYATIN ÜNİVERSİTESİ OLUR DA… (28 Mart 2019 - Perşembe)
PARANIN KANUNU (26 Mart 2019 - Salı)
KIYAMETİN ENTROPİSİ (23 Mart 2019 - Cumartesi)
KÜRESEL ISINMA KÜRESEL BOZUNMA (21 Mart 2019 - Perşembe)
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
15 Ekim 2019 Salı
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL