KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


VELİ ALTINKAYA


BİR YANGIN VE AHIRDA YATMAK

GÜNDEM - Veli ALTINKAYA


Eskiden köy evlerinde ahır alt katta, ailelerin (horantanın) kaldığı ev ise üstte olurdu. Niye biliyor musunuz? Köylünün yakacağı olmazdı ve ahırdaki hayvanların ısısından yukarıdaki ev de ısıtılmaya çalışılırdı da ondan. Köy evlerinde ya ortaya bir soba kurulur ve mümkünse diğer odalarında ısınması sağlanır; ya da biraz varlıklıysanız ortada ve evin büyüğünün yattığı odada bir başka soba daha olurdu.

Bizim 1965-1980 arasında oturduğumuz toprak damlı ev, ahırın üstünde değil yanındaydı. 80’li yılların başında ahır altta, ev üstte yeni çatısı çinko ile kapatılmış bir ev yapmıştık. Eski evde,70’li yılların başında bir kış köyde hırsızlık olayları duymaya başladık. Hırsızlar bir-iki evin ahırının kapısını açıp hayvanları bir yarmaya çektikleri kamyona yükleyip götürmüşler. Köyde günlerce hırsızlık vakası ile ilgili dedikodular dilden dile dolaştı.

O tarihte evimiz toprak damlıydı. Toprak damlı evde bugünkü kolon ve kirişleri ardıç ve mezda ağaçlarının gövdeleri oluştururdu. İnsan enindeki ardıçların dikey, daha ince olan mezda ağaçlarının yatay konulduğu yapıda tahtalar mezdaların üzerine sıralanır ve sonra mümkün olduğunca sızdırmazlık özelliği az olan toprak kısmen saman artığı ile karıştırılarak tahtanın üzerine serilir ve tavan kapatılırdı.

Ne kadar becerebildim bilmiyorum; ama bir mühendis-ustabaşı edasıyla taş duvarlarla yapılan bir evin ana ve tavan taşıyıcılarını anlatmaya çalıştım.

Bizim de ahırda genellikle 100-150 kadar küçükbaş, 20-30 kadar da büyükbaş hayvanımız olurdu. Rahmetli dedem bir gün, “Oğlum gel, evimiz köyün biraz dışında, ahırın kapısı tahta, kilit de pek iyi değil, ne olur ne olmaz, bu hırsızlar ocağımıza incir ağacı dikmeden biz ahıra bir yatak yapalım” dedi... Ahırın ortasındaki ardıç ağacına merdivenle çıkacak şekilde yerden bir metre kadar yükseğe yan destekleri ile birlikte tahtaları döşedik ve üzerine de kilim, yün döşek ve yorganı serdik. Oldu bir yatak.

Belli ki hırsızlıkta köyün içinden birilerinin de parmağı vardı. Ahırın içerisine yatak yaptığımızı ve her gün dedem, babam veya erkek çocuklardan birinin tüfekle ahırda yattığını da duyurduk.

Çok sık olmasa da henüz 12-13 yaşındayken babam ve dedemden arta kalan zamanda ahırda yatmışlığım, hırsıza karşı ‘mal canın yongası’ mantığıyla nöbet tutmuşluğum vardır.

Bunları niye yazdım?

Şu fotoğraflara bakın... Niye yazdığımı anlayacaksınız.

Önceki gün Tarım ve Orman İl Müdürümüz Mustafa Şahin ile telefonda görüştüm. Üzgündü. “Hayırdır müdürüm” dedim. Bünyan ’ın Kahveci Köyü’nde Saim Demir isimli vatandaşımız krediyle birkaç hayvan almış ve ahırına koymuş. İki gün önce samanlıkta çıkıp, ahıra da yayılan yangında adamcağızın 5 adet 4-8 aylık, 2 adet 12 aylık dişi buzağısı ile 2 ineği yangın ve yoğun dumandan telef olmuş. Tabi samanlıktaki yemleri de...

Tarım Müdürümüz imkânları çerçevesinde adamcağızın yarasını sarmaya, acısını dindirmeye çalışacak. Ama resmi mevzuat malum...

‘Malın kadar değil, hayrın kadar konuş’ düsturunu şiar edinmiş bu şehrin, mülkün Allah’a emanet olduğuna inanmış isimlerine sesleniyorum; bu adamcağızın yanan buzağılarının-ineklerinin yerine gelin yenisini koyup dua alalım. Bu yarayı kim sararsa, hüznü kim hafifletirse emin olun dua alır. Duaya ihtiyacı olanlara ilan olunur.

Yıllar önce mallarını hırsızdan korumak için ahırda yatan bir çiftçi/köylü çocuğu olarak, hayvanları yangında telef olan o adamcağızın ne hissettiğini tahayyül edebiliyorum. Rabbim eminim cömert kulları vasıtası ile o adamcağızın sıkıntısını giderecektir.

 

KULİS BULVARI

MODERN BİR HAYVAN PAZARI

KTB Başkanı Recep Bağlamış gayretli bir çalışma içerisinde. Ticaret Borsası, tarihinin en önemli yatırımlarını ve güzel işlerini yapıyor. Tarım ve hayvancılıkta önemli bir yeri olan Kayseri’ de yıllardır modern manada bir canlı hayvan pazarı yoktu. Karpuzatan girişindeki hayvan pazarı şehre yakışmıyordu. Buğdaylı’da 28 bin m2’lik bir alana 7 milyon lira harcamayla, 750 büyükbaş, bin 500 küçükbaş hayvan kapasiteli, her türlü sosyal donatı ve satış salonlarının da bulunduğu Türkiye’nin en büyük ve modern canlı hayvan pazarı kuruluyor. Önümüzdeki yıl hizmete girecek bu pazar nedeniyle Başkan Bağlamış ve yönetimini kutluyorum. Gerçekten her alanda gayretli bir çalışma içerisindeler. Bu arada pastırma sucuk üretiminde de sıkıntı yok. Recep  Başkan, yılın on ayında 310 bin ton pastırma, 2 bin 600 ton da sucuk satıldığını söyledi.

 

Mış… Miş… Muş…

00- Virüsün tehdit ettiği Kayseri’de denetimler daha da yoğunlaşacakmış.

00- Bazı işyerlerinde çalışanlar masalarında saatlerce duran soğuk çay ile maske denetiminden ‘çay içiyorduk’ diye kurtulmaya çalışıyormuş.

00- 65 yaşın üzerindeki vatandaşlarımız saat 10:00 – 13:00 arasını genellikle dışarıda geçirerek kendilerine ve sevdiklerine kötülük ediyormuş.

00- Özhaseki Başkan’ın genel sağlık durumu iyiymiş.

00-Memduh Başkan dışarıdaki ilçelere, seçildikten sonra 4.-5. ziyaretlerini yapıyormuş.

00- Başkan Palancıoğlu bugün sosyal konutların anahtarını verecekmiş.

00-İçişleri Bakanlığı derneklerin kongrelerini 2021 Şubat sonuna kadar ertelemiş.

00-OSB Başkanı Nursaçan, önümüzdeki hafta iddialara karşı açıklama yapacakmış.

00-Anayurt raylı sistem hattı için 10 firma yeterlik almış.

00-Bilal Çandıroğlu’nun yeniden Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanması birçok ismi şaşırtmış.

Gürkan Ofis Mobilyaları