KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


VELİ ALTINKAYA


‘...ÇETELER TÜREMİŞ, EKONOMİ FELÇ...’

GÜNDEM - Veli ALTINKAYA


Bugün 4 Eylül... Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundaki en önemli adımların atıldığı tarihin 101. yılı... 4 Eylül 1919’da Anadolu topyekün ya işgal, ya da açlık ve sefalete terk edilmişti. Kayseri işgal altında değil, ama yokluk içerisindeydi.

Zübeyr Kars ‘Milli Mücadele’de Kayseri’yi anlatırken, “1919 yılının Mart ayında Kayseri’de Hükümet’in otoritesi zayıflamış, asayiş bozulmuş, memlekette çeteler türemiş eşkıyalık ve soygunculuk olayları oldukça artmıştı. Kayseri ekonomisi ve ticarî hayatı felç olmuş bir halde idi. Herkeste endişe ve ümitsizlik hüküm sürüyordu” diyor.

Mütareke sonunda Rusların Doğu Anadolu’da ilerlemesi ve Fransızların Adana ve Maraş’ı işgâl etmeleri üzerine bölge halkı o dönem için güvenli olan Kayseri’ye göç etmeye başlamış, mevsimin kış ve ilkbahara rastlamasından dolayı şehir halkı un ve ekmek bulmakta zorlanır hale gelmiş. Şehirdeki iaşe kıtlığı gün geçtikçe artmaya başlamış, şehirde ticaret durma noktasına gelmiş...

Mart 1919’da Mutasarrıf Kemal Bey (Gödelek) görevden alınmış, yerine Ali Ulvi Bey atanmış. Ali Ulvi, ilk iş olarak Kayseri’deki İttihat ve Terakki Kulübü’nü kapatıp, İttihat ve Terakki Fırkası’nı kuranları ya tutuklatmış, ya da sindirmiş.

Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıktığı tarihte Kayseri’nin durumu buydu.

Trabzon, Erzurum, Sivas, Van, Erzincan ve Canik (Samsun) illeri ile buralara sınırı olan Diyarbakır, Bitlis, Elazığ, Ankara, Kastamonu illerinin valileri ve kolordu kumandanları Mustafa Kemal Paşa’ya bağlı idi. Daha sonra Samsun’da Dokuzuncu Ordu Müfettişliği’ne çekilen 22 Mayıs 1919 tarihli telgrafla, Maraş ve Kayseri’nin de Mustafa Kemal’in emri altında olduğu bildirildi.

Mehmet Şahingöz, “30 Ekim 1919´da Maraş’ın Fransızlar tarafından işgali olayı Kayseri’de bomba tesiri yaptı. Maraşlı kadın ve erkeklerin savunması dillerde dolaştı. Derhal bir miting yapılmasına karar verildi. Büyük bir topluluk bugünkü Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı. Tekbirlerle başlayan miting ilâhi bir hava kazandı. İşgâlcilere lânet okundu. Şimdiye kadar Milli Mücadele’ye şüphe ile bakan Kayserililerin bir bölümü de Maraş’ın işgalinden sonra Kuvayı Milliye saflarına geçtiler” diyor...

Bu arada Erzurum Kongresi toplanmış, bu kongreye sadece doğu ve güneydoğu delegeleri katılmıştı. Erzurum Kongresi’nde alınan karar ve Amasya Tamimi gereğince, Sivas´ta bir kongre toplanması kararlaştırılmış ve bu kongreye hem tüm illerden delegelerin katılması istenmişti.

Bu süreçte Mustafa Kemal Paşa,  Kayseri Mutasarrıfının İngiliz yanlısı olduğunu bildiği için Askerlik Şube Başkanı Binbaşı Fehmi Bey’den Kayseri’nin genel durumu ve ahalinin kendisine bakışı ile ilgili bilgi almaktaydı. Ve Paşa, Kayseri’den de Sivas Kongresi’ne üç delege gönderilmesini istedi.

Kongreye Kayseri delegesi olarak katılan Ahmet Hilmi Kalaç delege seçimi öncesinde yaşananları şöyle anlatmaktadır:

“... Kongreye Kayseri’nin katılıp katılmaması meselesini görüşmek üzere gizli bir toplantı yapılmasına karar verildi. Toplantı yeri olarak da Taşcızâde Mehmet Bey’in evi uygun bulundu. Milli Mücadele’de müspet karara varılması itibariyle bu toplantının ve evin Kayseri tarihinde yeri ve kıymeti vardır. Kimlerin bulunacağı ve toplantı saati evvelden tespit edilmiş ve kendilerine bildirilmişti. Ağustos’un sıcak bir gününde, öğleden sonra birer ikişer tenha sokaklardan geçerek ve kimseye görünmemeye dikkat ederek, bu eve gelenlerin sayısı 40-50 kişi arasındadır. O dönemde toplantıya katılanlardan bazılarının adları şunlardır: Kâtipzade Nuh Naci, Hacılarlızade Mustafa, Taşçızade Mehmet, Hacı Niyazizade Faik, Belediye Reisi Çalıka Rıfat, Nakipzade Sadık ve kardeşi Ahmet, Narinzade Hacı, Muhasebeci Abidin, Dıraszade Reşit ve Nurullah, İmamzâde Reşit ve kardeşi Ömer, Uşakızade Osman, Mustafa Nisari, Müftü Remzi, Mehterzade Osman, Ağırnaslı Mustafa, Mazhar Karakaya, Yedekçizade Mehmet ve Hüseyin, Behcetizade Ahmet, Ramazanoğlu Musa, Kığılamazzade Tevfik, Bahçelizade Ahmet, Ahz-ı Asker Kalem Müfettişi Fehmi, Kalaçoğlu Ahmet Hilmi, Binbaşı Fehmi Bey, toplantıya âmil olanların başında idi. Mustafa Kemal ile muhabere ve teması o sağlıyordu. Toplantının amacını Kalaç ve Fehmi Bey anlattı. Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi’ne üç delege istediğini söylediler. Kongreye katılıp katılma konusunda tartışmalar oldu. Karşı çıkanların da amacı yine vatan hakkında duydukları endişe idi. İşgalci güçlerin bu olaya karşı tepkilerinden çekiniyorlardı. Dikkatleri üzerilerine çekmek istemiyorlardı. Avrupalı devletlere karşı koymanın akıllı bir davranış olmadığını ve Mondros´un uygulamasının ortada olduğunu ileri sürüyorlardı. Kalaç ve arkadaşları ise, Avrupa’nın suyuna gitmenin, olaylara göz yummanın ve uysallık göstermenin memlekete getirdiği zararlardan bahsettiler. Daha sonra Kalaç, Sivas Kongresi’ne katılacağını söyledi. Kongre sonunda Milli Mücadele ve Sivas Kongresi’ne katılma taraftarı olanlar ağır bastı. Toplantı sonunda Sivas Kongresi’ne katılacak olan Kayseri delegeleri şu şekilde belirlendi: Kâtipzâde Nuh Naci, Ahmet Hilmi Kalaç ve İmamzâde Ömer Bey...”

Heyet belirlendikten sonra da bazı sıkıntılar yaşandı. Ahmet Hilmi Bey bu konuda da şunları söylüyor:

“...Bir mazbata ile delegeliğimizi tevsik ettirdikten sonra hemen yola çıkacaktık. Ertesi gün Kâtipzâde’ye uğradığım zaman içtimada bulunanlar arasında bazı tereddütler husule geldiğini öğrendim. Henüz karanlık bir yolun sonunun nereye varacağı kestirilemediği için bunu isim ve imza ile tespit etmeyi mahzurlu görmüşler mazbata yapılmaktan sarf-ı nazar edilsin demişler. Bu hâl yolculuğumuzu bir kaç gün tehir etti. Nuh Naci ile görüştüm. Netice ne olursa olsun Sivas’a gitmeye karar verdik. Kayseri delegeleri Sivas´a kimliklerini gizleyerek bir kamyonla gittiler. Delegeler buğday ve deri tüccarı kimliği aldılar.

...Delegeleri götüren kamyon savaştan kalma eski bir kamyondu. Araç yolda sürekli arıza yapıyordu. Şarkışla’dan ayrıldıktan bir kaç saat sonra araç daha büyük bir arıza yaptı. Kayseri Heyeti gerekli tedbirlerin alındığı Kızılırmak köprüsünü geçtikten sonra Mekteb-i Sultani binası önünde indi. Kongrenin emniyetinden sorumlu Mazlum Rasim (Can), heyetin geldiğini Mustafa Kemal’e bildirdi. Kayseri Heyeti öğleden önce saat 10´da huzura çıktı. Kalaç, görüşme esnasında Kayseri halkının Milli Mücadele’nin yanlısı olduğunu söyledi. Heyet Mustafa Kemal’den çok etkilendi ve moral buldu. Kayseri Heyeti Sivas’ta beş gün kaldı. Kongre kararları ve beyannamesini ve ‘İrade-i Milliye’ Gazetesi’nin çıkan nüshalarını alarak Kayseri’ye geri döndü.”

Sivas Kongresi’nin 101. yılında Milli Mücadele kahramanlarını rahmet ve minnetle anıyorum.

Gürkan Ofis Mobilyaları