KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


DÖNEM DEĞERSİZLEŞTİRME DÖNEMİ Mİ?

Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


Değerli dostlar, zaman zaman yazılı ve görsel medyada hekimlere saldırılarla ilgili haberleri duymaktayız. Sadece onlara mı? Öğretmenlere de öğrenci ve daha çok da velileri tarafından yapılan benzer davranışlarıda maalesef haberlerden öğreniyoruz. Son zamanlarda insanların bu türden, birbirlerine ve diğer meslek gruplarındaki insanlara benzer taciz hareketleriartık çok yaygın hale geldi. Durum, ülkemiz ve geleceğimiz açısından endişe vericidir. Ayrıca bireysel açıdan insani ve hukuki de değildir. Sağlığımızı, geleceğimiziveya diğer işlerimizi emanet ettiğimiz insanlara yapılan olumsuz davranışlar; belki de meslek insanlarının mesleğine ve insanlara olan ilgisininazalmasınahatta hizmet anlayışlarının kalitesinin düşüklüğüne de neden olabilmektedir. Dolayısıyla bu türden davranışlar, kime yapılırsa yapılsın doğru değildir. Kamu yararına çalışan insanlara görevlerinin başında iken yapılanlar ise hiç doğru değildir. Asla tasvip de edilmemelidir. Bu konuda gerekli hukuki önlemler de alınmalıdır. Ancak işin hukuki boyutu ayrı bir konudur. Ben konunun hukuki boyutuna değinmeyeceğim. Benim üzerinde durmak istediğim husus, daha çok bunların toplumsal boyutu ile ilgilidir.

Değerli dostlar, bir söz vardır; bilim ve bilim adamı kıymet verilen yerde olur. Bu söz bilim için söylenmiş olsa da söz konusu gerçek tüm olgular için geçerlidir. Yaşamda neye kıymet verilirse o şey yaşamda daha etkin ve kalıcı olur. Kayseri gibi ticarete önem verilen bir şehirde, ticaretin gelişmesi gayet tabiidir. Günümüzde bilimin ve teknolojinin,bunlara önem verilen ülkelerde gelişmiş olması da tesadüfi değildir. Yaşamın doğal yapısı böyledir. İbn-i Haldun da insanın zihinsel yapısı, daha çok ilgilendiği şeye bağlı olarak şekillenir, demektedir. Örneğin sürekli ticaret ile uğraşan insanda ticari zekâ, sürekli bilimle veya teknolojiyle uğraşan insanda da bu alandaki zihinyapısı gelişmektedir. İnsanoğlu bu hususta diğer canlılardan farklıdır. Hâlbuki doğadaki diğer canlılarda yetenekler doğuştandır. İnsanda doğal yetenekler olmakla birlikte yeteneklerin gelişimi için de mutlaka çaba gereklidir. Çaba veya emek olmadığı zaman, doğal yetenekler bile körelmektedir. Bu açıdan toplumların da hangi alanda yetenekli oldukları konusu, onların daha çok uğraşı alanları ile doğrudan ilgilidir.

Değerli dostlar, yaşamda her şey kıymetlidir. Bundaşüphe yoktur. Zira canlı ve cansız her şey yaşamın bir parçasıdır. Yaşamdaki denge böyle sağlanmaktadır. Doğada yaşam hep bir denge üzerinden sürüp gitmektedir. Doğadasabit bir denge olmamakla birlikte, yaşam bir dengeden diğer bir dengeye evirilerek devam etmektedir. Tıpkı tilki ile tavşan dengesi gibi. Tabiatta tilkilerin sayısı artınca tavşanların sayısı azalmakta,  tilkilerin sayısı azalınca da tavşanların sayısı artmaktadır. Tersi de söz konusudur. Söz konusu denge aynı zamanda av ile avcı dengesi olarak da bilinmektedir.

Tüm benzer dengelere rağmen insanoğlunun doğada ayrı bir yeri vardır. Akıllı bir canlı olarak yaşama etkisi oldukça fazladır. Bu etki çok faydalı da olabilir, çok zararlı da.Haliyle yapı iki tarafı keskin bir bıçağa benzemektedir. Hassas bir durum söz konusudur. İnsan çok iyi de olabilmekte, çok kötü de? Burada eğitim çok önemli bir rol oynamaktadır. Eğitim ile birlikte, aile, çevre ve diğer faktörler de etkili olsa da sürekli tekrarladığımız gibi bu konuda da eğitim önemlidir. Sağlam ve köklü bir eğitim, kişilik yapısı üzerinde oldukça önemli etkiler bırakmaktadır. Bu açıdan, insanoğlunun eğitimle eğitilmesi ve gelişmesi önem arz etmektedir. Eğitim uzun ve pahalı bir süreç olsa da en önemli araçtır. Araçtan da öte amaçtır?

Değerli dostlar, yaygın bir deyim olarak Hz. Ali´ye atfen söylenen bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum, sözü kültürümüzdeki bilime ve âlime yani bilim insanına verilen önemi göstermesi açısından manidardır. Bu sözü ilk defa ilkokul üçe veya dörde giderken okulumuzun duvarında asılı olan bir panoda görmüştüm. Hiç unutamadım. Ancak son zamanlarda,tüm alanlarda olduğu gibi bu konuda da bir bozunum yaşamaktayız. Toplumsal olarak bir değersizleştirme hastalığına yakalanmış gibiyiz. Okusun, öğrensin ve gelişsin diye okula gönderilen çocukların bazı velilerinin, çocuklara bir şeyler öğretmek adına çaba gösteren öğretmenlere olan kötü davranışları, asla kabul görmemelidir. Benzer şekilde, şifa bulmak içindoktora götürülen hastalarınbazı yakınlarının, doktora karşı olan kötü davranışları da yine tasvip edilemez. Kavga ve çatışma ile şimdiye kadar hiçbir sorun çözülememiştir. Hatta bunlar sorunları daha da artırmıştır. Unutulmamalıdır ki gelişim ve ilerleme kavganın ve çatışmanın egemen olduğu toplumlarda değil, barışın ve uzlaşmanın egemen olduğu toplumlarda gerçekleşir.

Değerli dostlar, son zamanlarda meslek insanlarına yapılan benzer davranışlar için mutlaka sosyal ve hukuki çözümler alınmalıdır. Bu tür olayların toplumdaki artışlarının nedenleri bilimsel olarak araştırılıp çareler üretilmelidir. Toplum olarak herkes aynı davranışlar içerisindedir demek istemiyorum, ancak benzer olaylarda bir artış söz konusu ise bunlar incelenip değerlendirilmelidir. Aksi takdirde domino etkisi gibi olaylar daha da artabilir. Bundan da herkes zarar görebilir. Meslek insanlarının da yanlışı ve kusurları olabilir. Hatasız kul da olamaz. Ancak hataların çözüm yolu da bu değildir. Toplumsal uzlaşmaya çok ihtiyacın olduğu bir dönemde yaşadığımızı düşünüyorum. Düşünmekten de öte gözlemliyorum.

Değerli dostlar, bir meslek insanın yetişmesi ve belli bir mertebeye gelmesi için uzun zaman, çaba ve emek gerekmektedir. Ayrıca bunun maliyeti de yüksektir. Bu konuda farkındalıkda önemlidir.

Niteliğe önem verilmeyen toplumlarda, değerlerin ve değerlilerin gelişmesi de yetişmesi de olanaksız olmaktadır. Zaman değerlere ve değerlilere önem veren toplumların lehine, diğerlerinin de aleyhine ilerlemektedir. Gelecek nesillere bırakabilecek en önemli miras da değer ile değerliler yani değer katanlar olacaktır. Gerisi de bir türküde de ifade edildiği gibi zaten yalan olacaktır?

 

Hoşça kalın?