DÜNYA KAÇ MİLYAR İNSANI BESLEYEBİLİR?
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 22.6.2019 00:00:03 / 748okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, dünya nüfusunun günümüzdeki sayısı ile ilgili farklı değerler söz konusudur. Rakamlara göre nüfusun 7 milyarı aşmış olduğu belirtilmektedir. Bu sayının her geçen yıl artacağı; 2040´da 9,1 milyara, 2060´da 10,1 milyara, 2080´de 10,8 milyara ve 2100´e gelindiğinde ise dünya nüfusun 11 milyarı geçerek 11,1 milyarı bulacağı tahmin edilmektedir.

Nüfus artışının, en fazla gelişmekte olan ülkelerde görüleceği öngörülmektedir. Dolayısıyla 2100 yılında dünyadaki nüfusun 9,9 milyarı gelişmekte olan; 1,2 milyarı da gelişmiş ülkelerde olacağı bildirilmektedir. Bu konuda pek çok kaynakta farklı değerler verilmektedir. Ancak rakamlar aşağı yukarı bu civardadır. Konuyla ilgili olarak ayrıca en çok nüfus artışının Afrika´da gerçekleşeceği, Hindistan´ın nüfusunun Çin´i geçeceği bunun yanı sıra Avrupa´nın nüfusunun da azalacağı tahmin edilmektedir.

Değerli dostlar, dünya nüfusu ile ilgili pek çok değerlendirmeler yapılabilir. Pek çok şey söylenebilir. Ancak benim bugün asıl üzerinde durmak istediğim husus, dünyanın en fazla ne kadar nüfusu besleyebileceği ve bu konuda hangi önlemlerin alınacağı ile ilgilidir. Bu yazımda, bunların yanıtlarını vermeye çalışacağım. Biraz da geçmişe gideceğim.

1700´lü yılların sonlarına doğru İngiltere´de küçük bir kasabada rahiplik de yapan Thomas Malthus adındaki iktisatçı, belki de düzenlediği vaftiz ve cenaze törenlerinden etkilenerek; doğanların sayısının, ölenlerin sayısından daha fazla olduğunu fark etti. Bunun üzerine, ülke nüfusunun hızla artacağını düşündü. Bu durumu dünya geneline oranladığında ve nüfusun besin ihtiyacını da göz önünde bulundurduğunda, dünya nüfusunu beslemek için daha fazla gıdaya ihtiyaç olacağını düşündü. Bu konuda yeni bir nüfus teorisi ortaya koydu. Bu teoriye göre nüfus serbest bırakıldığında geometrik, gıdalar ise aritmetik dizi şeklinde artıyordu. Yani nüfusun artış hızı, gıdaların hızından çok fazlaydı. Artışlar arasındaki fark nedeniyle yüzyıl sonunda besin maddelerinin üretimi 5 kat, dünya nüfusu ise 16 kat artacaktı. Dolayısıyla, bir gün dünyanın tüm nüfusu besleyemeyecek noktaya geleceğini öngördü. Bu çok ilginç bir öngörüydü. Dünya çapında da ses getirdi. Ancak Malthus´un öngörüsü, şimdiye kadar şükür gerçekleşmedi. Zira gıda üretim tekniklerinin gelişimi ile üretim veriminin artışına bağlı olarak, ürün miktarında artış kaydedildi. Ayrıca dünya nüfusunun artışındaki hız da düştü. Bu bakımdan insanlık böyle bir sıkıntıyla karşı karşıya kalmadı. Ancak bu durum insanlığın bundan sonra gıda krizi ile karşı karşıya kalmayacağı anlamına gelmemektedir… 

Değerli dostlar, meşhur teorinin ortaya çıkışından yaklaşık 200 yıl sonra, konunun uzmanları dünya çapında yapmış oldukları uyarılarla; artık tarımsal ürünlerdeki yeterlilik durumunun değişeceğini yani dünyadaki tarımsal arazilerin ve su kaynaklarının yetersiz hale geleceğini ortaya koymuşlar ve konuyla ilgili olarak faklı açıklamalar da bulunmuşlardır. Artık durum hiç de pembe görünmemektedir. Böyle gelmiş, böyle gitmeyecektir. Uzmanlara göre 21. Yüzyılın en önemli sorunlarından birinin dünya nüfusunu besleyecek kaynakların yetersizliğine bağlı olarak gıda güvenliğinin sağlanmasının gerekliliğidir. Bu, tüm dünya ülkeleri için adeta varoluşsal bir sorun anlamına gelmektedir.

Konuya bir başka açıdan yaklaşıldığında, diğer bir ifadeyle dünya nüfusu 11 milyarı besleyecek kaynaklara sahip mi? Konunun tüm özü bu. Uzmanlar açısından ve insanlığın geleceği açısından tüm mesele, bu sorunun yanıtını bulmaktır.

Değerli dostlar, tarımsal üretimde yapılan bazı gelişmelerle ve teknolojinin de yardımıyla insanlık gıda güvenliği konusunda ciddi bir sıkıntı yaşamadan, bugünlere kadar geldi. Ancak mevcut durumun sürdürülemez olduğu,  bundan sonra yeni değişimlere ve gelişimlere ihtiyaç olduğu ifade edilmektedir. Konu ile ilgili çalışan uzmanlara göre mevcut tarımsal arazilerle 11 milyar insana yetecek gıda üretmenin olanaksız olduğu; ayrıca küresel ısınmanın da bu durumu olumsuz etkileyeceği, bunun sonucunda da toplam ürün miktarının iklim değişikliklerine de bağlı olarak değişken bir seyir izleyeceği ifade edilmektedir. Örneğin Rusya´da yaşanacak bir kuraklığın, arpa ve buğdayın üretim miktarını azaltacağı, bunun da aynı zamanda fiyatları küresel boyutta etkileyeceği belirtilmektedir. Dolayısıyla böyle bir durumda, ekmek fiyatları da kaçınılmaz olarak artacaktır. Buna ilaveten petrol fiyatlarındaki artış da maliyetleri artıracağından yine benzer şekilde petrol fiyat artışı tarımsal ürünlerin miktarının azalmasına ve fiyatlarının da dünya ölçeğinde artmasına neden olabilecektir.

Bu konuda dünyada yaşanmış kısmi krizlerden de bahsetmek mümkündür. 2008 yılında tahıl ihracatçısı ülkelerde yaşanan kuraklıkla beraber gelen üretim düşüklüğüne ek olarak petrol fiyatlarındaki artışın da tüm dünyada fiyat anlamında krize neden olduğu, bunun sonucu 2006 yılına göre 2008 yılında pirinç fiyatının %200´den, buğday fiyatının da %130´dan fazla arttığı bildirilmektedir.

Değerli dostlar, gıda sorununun çözümü için alınması gereken önlemlerle ilgili birkaç husus da belirtilebilir. Bunlardan biri, öncelikle çürüme ve hastalıklara bağlı olarak kaybedilen hasadın önüne geçilmesi olarak ifade edilebilir. Tüm dünyada kaybedilen hasadın, toplam üretimin yaklaşık olarak %30´u olduğu tahmin edilmektedir. Bunun için pek çok ülkelerde soğuk hava depolarına ihtiyacın olduğu bilinmektedir. Hâlbuki özellikle Afrika´da henüz elektriği bile olmayan köylerin olduğu da bir gerçektir. Bu konuda önlemler alınması gerekmektedir. Elektrik olmasa da elektriğe bağlı olmayan değişik yöntemlerle soğuk alanların oluşturulmaları önemlidir. Dolayısıyla bir şekilde israfın önüne geçilmesi zorunlu olarak görünmektedir.

Diğer bir önlem ise uzmanlara göre tohumlardaki genetik değişikliklerle fotosentez olayını da daha etkin hale getirerek, ürünlerin daha hızlı ve daha fazla büyümesine olanak sağlamak olduğu belirtilmektedir. Ancak bu yöntemde bazı sıkıntıların oluşacağı ile ilgili görüşler de mevcuttur. Genetiği değiştirilmiş bitkilerin antibiyotiklere karşı direnç geliştireceği ve belki de diğer başka problemlere neden olabileceği yönünde de görüşler ortaya konmaktadır.

Değerli dostlar, gıda sorununun çözümü çalışmalarından da görüldüğü üzere, yaşadığımız evrende bir sorunun çözülmesi, diğer başka sorunların doğmasına neden olmaktadır. Bir sorun çözülürken, başka bir sorun ortaya çıkmaktadır. Ancak yaşam böyle, yapı ise bir denge. Dolayısıyla tüm sistem denge üzerinden sürmekte. Gıda sorunu da diğer tüm sorunlar gibi aslında tüm insanlığın ortak sorunu. Bu konuda tüm insanlık ortak hareket ederek, ortak çareler ortaya koyabilir. Buna insanlığın bence çok ihtiyacı var. Zira gemi tek ve ortak. Sonuçta, sorunlar da ortak. Gemisini kurtaran da kaptan olmayacak… 

 

Hoşça kalın…

 

Not: Bu yazı çeşitli kaynaklardan yararlanarak hazırlanmıştır.

 

Anahtar Kelimeler: DÜNYA, MİLYAR, İNSANI, BESLEYEBİLİR
Yazarın Diğer Yazıları
KAHRAMAN TÜRK KAVMİ: ÖZBEKLER (16 Ekim 2019 - Çarşamba)
KAYSERİLİ EMİN AMCA (07 Ekim 2019 - Pazartesi)
KAYSERİ LİSESİ (30 Eylül 2019 - Pazartesi)
ALINGANLIK ÜZERİNE (23 Eylül 2019 - Pazartesi)
BASKETBOL ŞAMPİYONASI VE ANIMSATTIKLARI (16 Eylül 2019 - Pazartesi)
ZAMANDA YAŞAMAK ZAMANLA ANLAMAK (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
İNSANLAR, BAYRAMLAR VE ANLAMLAR… (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
BU NASIL BİR DAVRANIŞ?.. (05 Ağustos 2019 - Pazartesi)
SÜMER LİSESİ… (27 Temmuz 2019 - Cumartesi)
SADECE BİZ Mİ VARIZ? (15 Temmuz 2019 - Pazartesi)
HANGİ SORUNLARA HANGİ SORULAR… (12 Temmuz 2019 - Cuma)
FİZİK BİLMEK NE ANLAMA GELİR?.. (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
SORUNSUZ BİR YAŞAM OLACAK MI?.. (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
SORUNLARI KİMLER ÇÖZECEK? (27 Haziran 2019 - Perşembe)
DİLİN ÖNEMİ VE DEĞERİ (20 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR SINAVIN ARDINDAN… (18 Haziran 2019 - Salı)
İNSAN KAYNAĞIMIZ (15 Haziran 2019 - Cumartesi)
GENÇLERE SINAVLARLA İLGİLİ TAVSİYELERİM… (13 Haziran 2019 - Perşembe)
MAL MÜLK SEVDASI… (10 Haziran 2019 - Pazartesi)
DOSTLUKLAR VE BAYRAMLAR… (04 Haziran 2019 - Salı)
KARAR VERMEK… (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLETİŞİMİN FORMÜLÜ VAR MI? (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
BİLİM SÖYLEŞİLERİ (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
19 MAYIS GÜNÜ KUTLAMALARINDAN BİR ANI (II) (22 Mayıs 2019 - Çarşamba)
ÇOK HIZLI AKIP GİDEN ZAMAN... (18 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL GÜVEN SORUNU (14 Mayıs 2019 - Salı)
İNSAN DA BİR ISI MAKİNASI MI? (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL ENERJİMİZ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
KASABAYA ELEKTRİĞİN GELDİĞİ GECE… (04 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TUZHİSAR´IN SIHHİYECİSİ (25 Nisan 2019 - Perşembe)
KİME HANGİ BİLGİ GEREKLİ… (23 Nisan 2019 - Salı)
TÜKETEN İNSAN TÜKENEN CİHAN… (20 Nisan 2019 - Cumartesi)
KARADELİĞİN FOTOĞRAFI (18 Nisan 2019 - Perşembe)
YAPAY ZEKÂDAN DOĞAL ZEKÂYA (13 Nisan 2019 - Cumartesi)
TV KANALLARINA (AKADEMİK) BAKIŞ (09 Nisan 2019 - Salı)
HATA YAPMANIN YOLLARI (02 Nisan 2019 - Salı)
HAYATIN ÜNİVERSİTESİ OLUR DA… (28 Mart 2019 - Perşembe)
PARANIN KANUNU (26 Mart 2019 - Salı)
KIYAMETİN ENTROPİSİ (23 Mart 2019 - Cumartesi)
KÜRESEL ISINMA KÜRESEL BOZUNMA (21 Mart 2019 - Perşembe)
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
15 Ekim 2019 Salı
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL