KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


DÜZENBAZLIK EN BÜYÜK MAHARET OLMUŞ…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


DÜZENBAZLIK EN BÜYÜK MAHARET OLMUŞ…

Sevgili  Dostlarım;

Yurt genelinde başlayan ’Yeni Normal’ süreci bu fakiri endişelendiriyor.

‘Yeni Normal’i  tam anlamı ile algılayabildiğimizden emin değilim.

Zira en tepeden, en aşağıya kadar sürekli “Tedbiri elden bırakmayalım” uyarısı yapan yetkililerin çabası karşılıksız kalmakta kanaatindeyim.

Özellikle 65 yaş üstü ve 18 yaş altı gençler için geçerli olan ‘Sokağa Çıkma’ kısıtlamasına uyum % 50’ye kadar düşmüş görünüyor.

Evet Pandemi sürecinde yakaladığımız başarı gerçekten takdire şayan,

Lakin devamını getiremezsek bütün çabalar boşa çıkacak.

Yarenlerim;

Her ne kadar sıkıntılı gibi görünse de Pandemi süreci ve sokağa çıkma kısıtlamaları çok da güzellikler getirmiş hayatımıza.

Özellikle asayiş olaylarındaki azalmalar kayda değer güzellik olmuş meğer.

Ve yeni normalleşme ile gördük ki bütün hırsız- uğursuz sokaklara dökülmüş.

Hele dolandırıcılar cirit atıyor.

Pamukkale’de kendini savcı olarak tanıtan bir kadın yaşlı bir vatandaşın 200 bin liralık altınlarını gasp etmiş.

Ve bunun gibi onlarca yeni vaka.

Birkaç aydır işe çıkamayan bu vicdansız kan emici yaratıklar yeniden sahalara dönmüşler.

Bütün bunlara şahitlik edince pandemi süreci hiç bitmesin istiyor insan.

Dostlarım;

Hayata hep başkalarının kazanımlarının gölgesinden bakan,

Hep  başkalarının sahip olduklarına heves edip,

Hep  her şey  bizim olsun isteyen,

Haddini bilmez,

Kural tanımaz,

Gözü,

Aklı,

Benliği yükseklerde,

Çoğu zaman zorba,

Elde edemediği zaman hırçın ve tehlikeli,

Kendini bilmez bir toplum oluvermişiz de haberimiz yok…

Metropol yaşam tarzı denen;

Birilerinin tüm değerlerimizi  erezyona  uğratıp,

Al aşağı ederek,

Bizlere  empoze ettikleri bu yeni hayat tarzının pençesinde kıvranıp  duruyoruz…

Acilen  şifaya muhtaç

Bu  hastalıklı  ruh hallerimizle

“Zafer  için her yol mübahtır” diyen

Machawell’i haklı çıkartma yarışında pek bir mahir olduk erenler…

Hiç sorup – sorgulamıyor,

Bu kazanımlar elde edilinceye  kadar geçen süreçte,

Neler  yaşandığını  merak etmiyoruz…

Bu süreçte ne bedeller ödedindi,

Ne acılar yokluklar çekildi,

Hangi meşakkatlere katlanıldı kimse merak etmiyor…

Herkeste bir haddini bilmezlik,

Herkeste bir  doyumsuzluk,

 Herkeste bir kendini beğenmişlik…

Herkeste   cehaletin verdiği  şımarıklık

Ve herkes  saldırıyor  etrafa…

Ayaklar baş,

Başlar ise yok olma yolunda…

Değer bilmek, 

Kıymet vermek, 

Hak - hukuk  gibi kavramlar  ters yüz olmuş.

Kimse haddini bilmiyor dostlarım,

Kimse kıymet vermiyor emeğe - alın terine,

Kimse kıymet  vermiyor  eğitime,

Kimse  kıymet  vermiyor diplomaya…

Erdemler farklılaşmış, 

Amaçlar,

Hedefler,

Arzular

Kolaycılık üzerine kurgulanmada…

Herkes  en  tepeyi hedefliyor,

Herkes baş  rol aynama peşinde yarenler!

Hiç  kimse

Yardımcı oyunculuğa, 

Figüranlığa itibar etmiyor…

Her türlü kutsal  değerler  fütursuzca harcanmakta ,

Bozuk para misali…

Herkes  gözü kara,

Herkes cehalet kahramanı cesur !

Çok ucuz değerler uğruna  her şeyi pazara çıkartabiliyoruz korkusuzca!

Aile,

Çocuk,

Eş ,

Anne – baba,

Akraba,

Komşu,

Kirve,

Hısımlık

Artık içi boşaltılmış kavramlar…

Haddini bilmezlik her köşe  başında…

Küçük adamların gölgeleri kaplamış her bir yanı…

Tembellik,

Miskinlik,

İkiyüzlülük,

Adam aldatma yükselen değer…

Razı olmuyor kimse payına düşene,

Rıza göstermiyor  kimse  kaderine!

Haddini bilmezlik yanıbaşımızda…

İftira,

Yalan,

Riya,

İmansızlık kolumuza girmiş

Dolaşmakta çarşı pazar yanımızda…

Kimse sözünün erbabı değil artık,

Sözün senet sayıldığı günler çok gerilerde kalmış.

Hiçbir şeyin önemi kalmadığı gibi,

Karşımızdaki insanın da bir değeri  yok.

Hiç önemi yok kul hakkının!

Zaten  Ahiret’te safsata kavram…

Hele ‘İlahi Adalet’ ve ‘Hesap  Günü’  tümden saçmalığın daniskası…

Nasıl bir zaman dilimindeyiz erenler?

Kıyamet alameti dedikleri bumudur?

Haddini bilmezlik her köşe başında!

Sevdalar yalan olmuş,

Namus – iffet hak getire!

Güzel bakıp,

Güzel  gören…

Güzel  söyleyip, 

Güzel dinleyen ….

Yunus’ca yüreklerin nesli tükenmiş…

Cahil alim sanmakta kendini,

Alimler suskunluk sipiralinde…

Menfaat penceresi, hayat pınarı…

Açık  gözlerin,

 Kurnazların ismi hep liste başı…

Kanaatkar  sersem damgası  yemiş çoktan.

Hile – hurda,

Düzenbazlık  en büyük maharet

Haddini bilmezlik her köşe başında !