KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


EĞİTİMLİ CAHİLLER…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili DOSTLARIM;

Ademoğlunun haddini ve hududunu bilmesi ne güzeldir.

Ama daha da güzeli bilmediğini idrak etmesidir.

Kendini,

Yüreğindeki türlü renkleri,

Mevsimleri,

Tırmanışları,

Düze çıkışları,

Ayrılıkları,

Hasretleri,

Kavuşmaları,

Varlığı,

Yokluğu,

Acıyı,

Mutluluğu

Hepsinden önemlisi de benliğinin farkında olması

Ademoğlunun ruh derinliğinin de bir yansımasıdır erenler…

Yarenlerim zaten bizim toplumsal yaşantımızda,

Kültür ve medeniyetimizde insanın kendini bilmesi çok önemsenmiştir.

Öyle ki ünlü mutasavvıf Hacı Bayram Veli:

“Bilmek istersen seni,

Cân içre ara cânı.

Geç cânından bul ânı,

Sen seni bil, sen seni” dizeleri bu önemsemeyi ete kemiğe büründürmüştür.

Bu dilerde altını kalın çizgilerle çizmiştir ki

Benliğimizi özenle taramamız,

Ne olduğumuzu,

Nerden geldiğimizi,

Meşrebimizi,

Üslup ve tarzımızı ayrıntılı bir şekilde gözden geçirip

Hayatımızı bu veriler ve kriterler doğrultusunda yönlendirmeliyiz…

Dostlarım;

Daha öncede dillendirmiştim

Öylesine kıyamet alameti bir devri yaşamaktayız ki

Diplomalılar çoğaldığı,

Lakin hikmet ve irfan sahipleri azaldı çevremizde!

İçler acısı,

Elem ve hüzün kaynağı

Bu süreçte

İrfan’ın,

Hikmet’in

Ve tefekkür’ün

Fetret devrini yaşadığını söylemek yersiz olmaz…

Evet öyle bir süreç ki erenler

Görünüşte herkes her şeyi bilmekte ve anlamakta…

Ve yine görünüşe göre bugün dünden daha çok diploma ve diplomalı var!

Peki sayısız diplomanın var olduğu bir ortamda bunca hadsizlik, kendini bilmezlik, aymazlık niye var?

Yüzünüzü hangi yana çevirseniz bir tartışmadır gidiyor !

Hemen herkes kendini haklı çıkarma peşinde ….

Kimse “Ayranım ekşi” demiyor!

Kimse yanılabileceğini kabul etmiyor erenler…

Hata yapabileceğini,

Ve hatta mevzuyu bilemeyebileceğini kabul etmiyor…

Pek tabii etmediği gibi uyarı kabilinden hiçbir tavsiye ye de açık değil!

Toplumun bütün kesimlerinde tuhaf bir hadsizlik kol geziyor.

Oysa rahmetli dedem hep derdi ki

“Ademoğlu bilmediğinin cahilidir!”

Ama siz gelinde bunu devrin cesur cahillerine anlatmaya muktedir olun…

Yarenlerim;

Büyük Selçuklu Hükümdarlığı bünyesinde kurulan ve dünyaya ilim – irfan yayan meşhur Nizamiye Medreseleri’nde bugünkü adıyla ‘YÖK Başkanı’ görevini ifa eden, ‘Hüccetü'l İslam’ lakaplı hocası İmam Gazali, İslam’ı anlama, okuma ve yorumlama farklılığı nedeniyle birçok tehdide, şantaja ve ihanete maruz kalmıştır.

Bu Zat-ı Şahane bütün bu süreçte çok yorulup yıpranmış ve sonunda her şeyi bırakıp kendi içine kapanmış ve Bağdat'ı terk etmiş,

Uzun yıllar hüzünlü bir yalnızlığa kendini mahkûm etmiştir!

İşte bu ulu zat o dönemde dünya durdukça ademoğlunun kulağına küpe olacak şu hikmetli sözleri dile getirip yüzyıllar öncesinden bizleri uyarmıştır.

“Cahillerle tartışmaya girmeyin, zira ben hiç yenemedim!”

Evet sermayesi sadece cehalet olan yaratıklarla girilecek tartışma zaman kaybı ve nefes tüketmekten öte anlam ifade etmeyecektir.

Yine devrin sözü sohbeti dinlenir alimlerinden Şeyh Sadi Şirazi’de ‘Gülistan’ adlı eserinde

Cesur cahillerin vasıflarını sırlarken şu hikmetli sözleri sarf etmiştir.

“Her şeyde hemen öfkelenirler. Faydası olmayan şeylerden konuşurlar. Sırrı korumayıp ifşa eder ve yayarlar. Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar. Merhametsiz ve vicdansızdırlar. Hoşgörü onları bırakmıştır. Kindar olup, fitne ve fücur çıkarmayı severler. İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmazlar. Gıybet ve yalanları çoktur. Güvenilmezdirler, emanete hıyanet ederler… Dünya nimetleri için el etek öpmeyi çok severler, utanmazlar. Yoldaşını yarı yolda bırakırlar, yedikleri kaba etmekten çekinmezler. Kalplerinde vefa, diğerkâmlık, kadirşinaslık olmaz. Nezaket ve letafet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdırlar! Edep onları terk etmiştir!”

Cehalet ve hadsizlik tıpkı bir kanser gibidir erenler…

Dokunduğu her yeri sarar ve öldürüp yok eder.

Girdiği ortamlarda hiçbir şey iflah olmaz.

İşte bu nedenledir ki

Temennimiz ‘Cehalet ve Hadsizlik’ sizlerin yanından bile geçmesin.

Diplomaların gölgesine sığınan zavallılardan aksine

Her daim yeniliklere, gelişmelere açık

Kendisi ile barışık,

Her daim “Ben bilirim” demek yerine

“Hayır Bilmiyorum” diyerek mütevazılığı seçen örnek kullardan olmanız temennisiyle

Güzellikler sizlerle olsun…

Gürkan Ofis Mobilyaları