EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


CEYHUN ÜSTEN


ENGELLİLERİMİZ İÇİN TEK YUMRUK OLALIM!

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlar;

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü.

‘Engelliler Haftası’ ilan edilen bu haftada yurt genelinde türlü etkinliklerle engelli vatandaşlarımız hatırlanacak…

Bir çok hamaset içerikli sözlerle onların hayatlarını kolaylaştırıp,

Yaşam kalitelerini artırmak için yapılması gerekenlerin altı çizilecek…

Peki ya madalyonun diğer yüzü!

Gerçek manada engelli vatandaşlarımıza yaşam alanı oluşturabiliyormuyuz  erenler?

Ülke nüfusumuzun büyüklüğü hepimiz tarafından bilinen bir gerçek.

Ama bu nüfusun ne kadarını engelli bireylerimizin oluşturduğunu çoğumuz bilmeyiz bile.

Araştırmalar sonucunda ortaya çıkan tablo,

Engelli nüfusumuzun hiç de önemsenmeyecek oranlarda olduğunu ortaya koyuyor.

İstatistiklere göre son nüfus sayımında ülkemizdeki engelli bireylerin toplam nüfusa oranının  % 14 olduğu ortaya çıkmış.

Bu oran herhâlde bizlerin engelli bireylerimiz için ne kadar çalışmamız gerektiği hakkında bilgi vermeye yeterli olur dostlarım.

Ayrıca her insanın potansiyel bir engelli olduğunu düşünürsek;

Herhâlde yapılacak çalışmaları çok daha fazla önemsemek gerektiği konusunda sizlerde benimle hem fikir olacaksınız.

Yine son nüfus sayımı verilerine göre sevgili dostlarım; ülkemizdeki engelli bireylerimizin çoğunluğunu % 3.5 oranıyla konuşma engelliler oluşturmakta.

Konuşma engellileri sırasıyla % 2 ile üstün zekâlılar,

% 2.03 ile zihinsel engelliler,

% 1.4 ile ortopedik engelliler,

% 0.06 ile işitme engelliler,

% 0.02 ile görme engelliler takip etmekte.

Engelli bireylerimizin;

Ülke nüfusuna oranının bu kadar yüksek olmasına rağmen çok az bir kısmı eğitim imkânlarından faydalanabildiğini bilmekse bir Türk vatandaşı olarak beni ziyadesi ile yaraladı.

Oysa Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerde engelli bireylerin tamamı eğitimin bütün imkanlarından faydalanmaktadır…

Hatta gerektiğinde eğitim imkânı engelli bireylerin ayağına kadar götürülmekte.

Bu durum bizim milletçe çok büyük bir ayıbımız.

Gerçi son yıllarda bu manada ciddi yatırımlar yapılıp,

Oldukça yol kat edildi ancak yinede yereli olduğu söylenemez. 

Bu noktada yarenlerim;

Eğitimde fırsat eşitliği ilkesine ne kadar dikkat ettiğimizi oturup düşünmeli,

Bu ilkenin gereğini yerine getirmek için neler yapmamız gerektiğini  ciddi ciddi planlamamız gerekir diye düşünüyorum.

Günlük yaşamınızda engelli bireylerle muhakkak karşılaşmışsınızdır dostlarım.

Kimi zaman elindeki beyaz bastonuyla yürüyen bir delikanlıyı,

Kimi zaman işaretlerle etrafındakilere derdini anlatmaya çalışan bir amcayı,

Yada tekerlekli sandalye ile kaldırımları ve pek çok engelleri aşmak için çaba sarf eden bir kızımızı,

Hatta garip tavırlarına bakarak çevredekilerin gülüştüğü kişileri içiniz burkularak seyrettiğinizden emim.

İşte bu insanlarımızın hayatlarını kolaylaştırabilmek,

Herkes gibi normal bir yaşam sürebilmelerini sağlamak için,

Fert ve toplum olarak üzerimize düşenler konusunda hiç kafa yorduk mu acaba?

Engelli bireylerimizi topluma kazandırmak,

Hayatlarını kolaylaştırabilmek adına  

Küçük - büyük bütün bireylerin yapabileceği pek çok şey olduğunu düşününce sizlerde fark edeceksiniz

En basit olarak çevre düzenlemelerinin engelli bireylere uygun şekilde yapılması için,

Yetkilileri -  ilgilileri yönlendirme konusunda herkes bir şeyler yapmak için kolları sıvasa…

Yahut günlük yaşamımızda sürekli kullandığımız alışveriş merkezlerinin,

Engelli bireylere uygun olarak dizayn edilmesi için ilgili kuruluşların yöneticileri ile temasa geçip konuya dikkat çeksek…

Trafik ışıklarına kurulan sesli düzeneklerin yaygınlaştırılması için birlik olup sesimizi duyursak…

Emin olun engelli bireylerimizin hayatlarını bir nebze de olsa kolaylaştırırız.

Tabi bunlar bireysel olarak yapabileceğimiz,

En basit,

En zahmetsiz girişimler.

Bu konularda bir şeylerin düzelebilmesi,

Daha geniş kapsamlı ve daha geniş katılımlı girişimlerle hayat buluyor erenler…

İşte o nedenle tek tek sesimizi duyurmak yerine,

Örgütlenmeli !

Daha planlı ve organize hareket etmeliyiz. 

Engellilerin haklarının korunması başta olmak üzere

Daha bir çok konuda faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerine üye olmalı,

Bir araya gelip,

Bilik olarak,

Bu tür örgütlenmelerle sorunlarımıza sahip çıkmalıyız.

Şayet engelli bireylerimize yardımcı olmak istiyorsak,

Onlara acıyarak yaklaşmak yerine;

Onları hayata bağlayıp,

Mücadele güçlerini artıracak çalışmalarla,

Onların kendi ayakları üzerinde durmalarına yarımcı olacak,

Konfiçyus’un dediği gibi,

Onlara balık verme yerine,

Balık tutmayı öğretmeliyiz.

Engellilerimizin eğitilmesi,

İş hayatında isdihdamlarının sağlanması,

Beceri ve yetenekleri doğrultusunda iş imkânlarına kavuşturularak,

Onları üretken ve verimli hâle getirebilmenin yollarını aramalıyız.

Ahla -  vahla , tühle bir yerlere varılamadığını millet olarak türlü kereler farklı konularda deneyip tecrübe ettik.

Ve bir sonuca varamadığımızı  anladık.

Zaman oyunda oynaşta geçirecek zaman değil erenler.

Zaman;

Çalışmak üretmek,

Az laf çok iş zamanı.

Artık bırakalım birazda başka milletler konuşup oyalansın.

Bizler çalışıp üretelim;

Engellimize,

Fakir fukaramıza daha müreffeh şartlarda yaşama imkanı sağlayalım.