ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ?
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 29.12.2018 00:00:03 / 338okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, fizikte ve mühendislikte kullanılan çok önemli bir kavram var. Bu kavram, entropi kavramıdır. Entropi, Grekçedeki entropia kelimesinden gelmektedir. Bu kelime bu dilde, bir yöne doğru dönmek veya dönüşüm gibi anlamlara gelmektedir.

Gerçekten de yaşamın belli bir yönünün ve dönüşümünün olduğu bilinen bir olgudur. Bu yön ve dönüşüm; zaman olarak, geçmişten geleceğe; çokluktan azlığa; doğal akışlarda, yukarıdan aşağıya; değerliden değersizliğe; kaliteden kalitesizliğe; yaşamdan ölüme doğrudur…

Yaşamda, neden bu türden tek bir yön var da ters yön yoktur, denebilir? Aslında, yaşamda bazı açılardan bazı süreçler tersine çevrilebilir. Örneğin, suyu aşağıdan yukarıya da akıtabiliriz. Bu da mümkündür. Ancak bunu bir bedelle yapabiliriz. Bunun için ilave bir enerji harcamamız gerekmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki tüm doğal süreçlerin tek bir yönü vardır. Bu yön de yukarıda ifade ettiğimiz yöndür. Bundan da kaçış yoktur.

Peki, neden böyle bir mekanizma ya da yapı vardır? Bunu oluşturan arka plandaki kanun veya olgu nedir? Neden hayallerle gerçekler farklıdır?

Değerli arkadaşlar, gerek doğada gerekse de evrende tüm doğal olayların arkasında yatan bir yasa, bir kanun vardır. Tüm doğal sistemler, bu kanunlara göre çalışır, onlara göre işlev görür. Örneğin; elmanın ağaçtan düşmesi, çekim yasasından; otomobilin gaz pedalına basınca hızlanması, hareket yasasından; yağmurun yağması ise bulutların belli bir yoğunluğa erişmesinden kaynaklı olarak gerçekleşir.

Asıl burada soracağımız soru, doğal olaylar neden tek bir yönde ilerler? Bunun nedeni nedir? Bunun nedeni, entropi yasası olarak da bilinen, termodinamiğin ikinci yasasıdır. Bu yasaya göre, doğal olayları etkileyen veya bir anlamda onları yöneten, görünmez bir mefhum var ki adı entropidir. Tüm doğal olaylar, entropinin artışı yönünde gelişir ve ilerler. Tersi yönde asla olamaz. Bu, kanıtlanmış bir gözlemdir. Entropinin artışı demek, düzensizliğin artışı demektir. Tüm doğal süreçler, düzensizlik yaratır. Bu, bir kanundur. Hem de evrenin en üstün kanunu. Entropinin azalması mümkün müdür denilebilir? Mümkündür denilebilir. Ancak bir yerdeki entropiyi azaltırken, diğer yerdeki entropiyi artırmak zorunda kalırsınız. Bunu basit bir örnekle izah etmeye çalışalım. Bir genç adam, bir yılda 300 tane balık yesin. Bu 300 balık 90 bin kurbağa yer. 90 bin kurbağa, 27 milyon çekirge yer. 27 milyon çekirge de 1000 ton ot yemiştir. Balık, genç adama yaşlanmayı geciktirme etkisi yapmış, onu dinç ve sağlıklı bir forma sokmuştur. Bu durumda da genç adamın entropisi azalmıştır. Ancak çevrede 1000 ton ot geriye dönüşsüz olarak gitmiştir ve bitmiştir. Çevre artık eski çevre değildir. Geriye dönüşsüz olarak değişmiştir. Bu açıdan çevrenin entropisi de artmıştır. Artık daha yüksek entropili bir çevre karşımıza çıkmıştır. Çevrenin entropisindeki artış, genç adamın entropisindeki azalıştan daha fazla olduğundan dolayı, genç adamın entropisi azalmasına rağmen, çevreden kaynaklı olarak toplam entropi artmıştır. Bu, yaşamanın değişmez kanunudur, balık yemenin de bedelidir. Bu kanundan kaçış maalesef yoktur. Kaçış, ancak evrenden kaçmakla mümkün olur. Evrenden kaçış da mümkün müdür…

Bu noktada, bize düşen ilk görev, evreni yöneten yasaları ve mekanizmaları anlamak, sonra bu yasa ve mekanizmaları esas alan, düşünce ve çözüm üretmektir. Mühendislik ve fen alanında bu zaten yapılmaktadır. Diğer alanlarda da bu yaklaşım geliştirilmelidir. Daha önce de belirtim; evren bir bütündür. Evrenin salt fizik, kimya, sosyal, ekonomik vb. alanları yoktur. Bunlar bir bütünün parçalarıdır. Bu yüzden, konuları, salt kendi alanlarında değerlendirmekle birlikte, ilişkide olduğu diğer alanlar açısından da değerlendirmek, önem ifade etmektedir. Bu hususta, tüm bilimcilerin özellikle de sosyal bilimcilerin daha hassas olması gerekmektedir.

Sosyal bilimcilerin sosyal olaylar ile ilgili ortaya koydukları düşünce sistematiği içerisinde, mutlaka doğal yasalara vurgu yapılmalıdır. Sosyal olaylar içerisinde, fizik yasalarının etkisi ihmal edilmemelidir. Aksi takdirde, sebep sonuç ilişkisinin kurulması açısından yetersizlikler ortaya çıkabilir ve olayların tahlili noktasında da gerçeğin ifadesi zayıf olabilir.

Kimi sosyal bilimcilere göre, çağımız en sorunlu çağlardan biri olarak tanımlanmaktadır. Çağın insanı, toplumsal sorunlar içerisinde varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Bu sorunlardan biride yüksek entropili yaşamın sonucu olarak, onun köklerinden koparıldığı gerçeği ile karşı karşıya olduğunun ifade edilmesidir. Bu da gerçektir. Hayal edilmese de. Zira hayalleri genellikle duygular, gerçekleri ise genellikle yasalar belirler.

Değerli dostlar, entropinin artışı insanoğlu için çok istenen bir olgu olmasa da olgunun tanımı ve özellikle mühendislik sistemleri için hesap edilir olması oldukça faydalı olsa gerek. Sosyal dünyada da bu olgunun hesap edilir olması da umarım bir gün gerçekleşecektir. Bunun gerçekleştiği gün, entropi daha yönetilir olacaktır. Entropinin daha yönetilir olması da daha iyi yaşam koşullarının oluşması demektir. Kim bilir…   

Sonuç itibariyle; her şeyin bir bedeli olduğu gerçeği, yaşamının da bedelinin entropinin artışı olduğu olgusunu, gözler önüne seriyor olsa gerek.

 

Hepinize en az entropili yaşam dileklerimle, bugünlük de sözlere son vermek gerek…

 

 

Anahtar Kelimeler: ENTROPİ, YAŞAMIN, BEDELİ
Yazarın Diğer Yazıları
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
22 Ocak 2019 Salı
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL