EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


ASIM CENGİZ GÜR


EY SEVGİLİ, EN SEVGİLİ!

NOTLAR – Asım Cengiz GÜR


Bugün Rebiül-evvel ayının 12’si. Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in doğum yıldönümü. Tabii, İslam’a göre gün akşam ezanı ile başladığından dün geçirdiğimiz geceyi Mevlid Kandili/Gecesi olarak ihyaya çalıştık.

Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.); peygamberlerin serveri, önderi olduğu gibi, seyyid-i veled-i Adem, Ademoğullarının seyyidi olduğu gibi, server-i enbiya olduğu gibi; ümmeti de ümmetlerin efdalıdır ve en kıymetlisidir. Ne mutlu onun ümmetinden olanlara ve bizlere! Allah-u Teàlâ Hazretleri nice nice mübarek kandillere, güzel gecelere, gündüzlere sağlıkla, afiyetle cümlemizi erdirsin... Ve kendisinin rızasına, Peygamber-i Zîşânımız`ın şefaat-i uzmâsına cümlemizi nâil eylesin...

Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)`in Mevlid Kandili gecesinde en önemli olan husus, Peygamber Efendimiz`in sünnet-i seniyyesine uymayı çok dikkatli bir şekilde müslümanların uygulamasıdır. Bugün müslümanların arasında çok farklılıklar, hattâ İslâm`ı anlayışında ve uygulayışında farklılıklar, gevşeklikler, zaaflar, kusurlar, hatalar görülüyor. Çok büyük hatalar, yâni ahiretlerini tehlikeye sokacak, ahirette azaba uğramaya sebep olacak yanlış düşünceler, inançlar, davranışlar, uygulamalar, bid`atlar, sünnete aykırı işler. Yâni Peygamberimiz`in öğretmediği, söylemediği, tavsiye buyurmadığı, sonradan ortaya çıkmış olan şeyler var. Müslümanların Peygamber Efendimiz (s.a.v.)`i son derece dikkatli bir şekilde, severek, aşk ile şevk ile takip etmesi lâzım! Tabii kuru bir sevgi olmaz; sevgi: ittibâ etmeyi, uymayı gerektirir.

Bir Müslüman öncelikle, Allah-u Teàlâ Hazretleri`ne kayıtsız şartsız teslim olacak. Müslümanlık teslim olmak demektir. Kendimi teslim ettim, koyuverdim; Onun iradesi neyse, emri neyse, buyruğu neyse onu yapacağım demektir. Hem böyle demek ama arkasından itaatsizlik; yani Allah`ın emrine aykırı işler, günahlar, suçlar, kusurlar; edebe ahlâka aykırı bir sürü hata işlemek doğru bir davranış değildir. "Hatasız kul olmaz!" diyoruz ama bu mâzeret değil. Yani hatasız kul olmaz ama, kul iyi yapmaya çalışacak, her şeyi güzel yapmaya gayret edecek de, yine de hatasız olmaz. Yâni iyi yapmak istediği halde, kusurları olabilir. Bir de, hiç iyi yapmaya yanaşmadan, kötülükte devam edip, "Hatasız kul olmaz, hata ediyorum, ne yapayım?" diye hatayı küçümsemek, günahı küçümsemek çok çok yanlış olur.

Sonra, Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e ittibâ etmemiz, yâni sözlerine, tavsiyelerine, emirlerine, sünnetine müslümanlar olarak uymamız lâzım! Kurtuluşumuz buradadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i seveceğiz, çünkü dinimizin esası odur. Ezanda, (Eşhedü enne muhammeden rasûlüllah) diyoruz. Namazda teşehhüde oturduğumuz zaman tahiyyatı okuyoruz. O kadar ibadetlerimizin içinde, o kadar bizim için önemli. Seviyoruz. Tabii severiz, elbette severiz, tanıyan mutlaka sever. Çünkü her huyu en güzel, her hali en güzel; soyu güzel, huyu güzel, hali güzel, sözü güzel, tavsiyesi güzel, her şeyi güzel! En çok okuyacağımız kitaplar Peygamber Efendimiz`in hadis-i şerifleri olmalı! Okudukça anlayacak, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) neden Allah`ın en sevgili kuluymuş, onu göreceğiz. Ve kendimizin müslümanlığımızın, asıl müslümanlıktan ne kadar farklı olduğunu hayretle göreceğiz. Bu sebeple, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerini öğrenmek lâzım! Ve hayatını tanımak lazım! En başta okuyacağınız kitaplar bunlar olmalıdır. Ve her okuduğumuzda da, kendimizi kontrol edecek Sevgili Peygamber Efendimizin hayat ölçüsüne uymayan her türlü fikir ve davranışlarımızı değiştirecek ve ona uydurmaya çalışacağız.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)`in sevgisini içinizde canlı tutmaya gayret etmeli çokça salat ve selam getirmeli ve sevap kazanmaya çalışmalıyız. Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünnet-i seniyyesini öğrenip, onu uygulamaya çalışmalıyız çünkü, sünnet-i seniyyeyi uygulayana yüz şehid sevabı verilecek. O kadar kıymetli sünnet-i seniyeyye uymak, bid`atlardan kaçınmak, dinde yeri olmayan işleri bırakmak ve sünnet-i seniyyeye uygun bir hayat tarzı, yaşam tarzı kurmak. Bunun için var gücümüzle çalışmalıyız.

Sonra, ümmet-i Muhammed`e hizmet etmeye çalışmalıyız. Hizmet edenin izzet bulacağını ifade etmiş büyüklerimiz. Ümmet-i muhammede aynı dinin mensupları ve gerçek kardeşler olduğumuz için hizmet edeceğiz. Gayr-i Müslimlerin ahiret hayatlarını kurtarmak için “Adem aleyhisselamdan kardeşlerimiz” olduğu bilinci ile gayret edecek, hak ve hakikatleri onlara duyurmak ve güzel örnek olarak onların İslam ile buluşmasına vesile olmaya çalışacağız.

Hayvanlara, bitkilere karşı vazifelerimiz var. Onları muhafaza ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre ve toplum bırakmak için gayret sarf edeceğiz. Bunların hepsi ve daha çok fazlası Sevgili peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bize bırakmış olduğu güzel ahlak mirasının gereğidir.

Kerim Kitabımızda şöyle buyuruluyor:

“(Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir; fakat insanların çoğu bilmez”.

Yüce Allah (c.c.), Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i tanımayı ve tasdiki bize nasib eylemiş; bizi hayatımız boyunca bu imandan ayırmasın. Efendimiz (s.a.v.)’i hakkıyla tanımayı, hayat tarzını hayat tarzımız haline getirmeyi nasib eylesin. Nice nice mübarek günlere, gecelere, kandillere, mevlitlere sağlık, sıhhat ve afiyetle hepimizi eriştirsin. Bu kandiller; kendimiz, ailemiz, sevdiklerimiz, milletimiz, mü’min kardeşlerimiz ve tüm insanlık alemi için hayırlara vesile olsun.