KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


FİZİKSEL GERÇEKLİKLER VE METAFİZİK?

Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


Değerli dostlar, malum olduğu üzere içinde yaşadığımız fizik evren devasa büyüklükte ve bir o kadar da gizemli yapıdadır. Bırakın evreni, dünyanın bile keşfi tam olarak henüz mümkün olamamıştır. Örneğin; yeryüzünde keşfedilmemiş canlıların yani hayvanların ve bitkilerin olduğu bilinmektedir. Keşfedilmemiş insan topluluğu da olabilir. Kim bilir?

Yeryüzünde, zaman zaman yeni canlılara rastlamak da mümkündür. Yeni türlerle ilgili haberler medyada yer almaktadır. Tüm bunlara rağmen en devasa makro sistem olan evreni yöneten makro yasaların tamamı olmasa da pek çoğu bilinmektedir. Görünen evrenin ve onun içinde bulunan varlıkların maruz kaldıkları yasalar, fizik yasaları çerçevesinde ortaya konulmaktadır. Fizik evrende, sadece moleküler evren olarak tanımlanan kuantum alanı henüz tam anlamıyla keşfedilmemiştir. Yasaları henüz tam olarak anlaşılmasa da orayı yöneten ilkelerinde en temel olanları bilinmektedir. Burada, makro dünyadaki gibi temeli belli prensiplere dayalı olan belirlenici (determinist)ilişkiler çerçevesinde tanımlanmış yasalardan ziyade olasılıkların hakim olduğu ilişkiye dayalı yasalar ve onlara göre gelişen olaylar söz konusudur. Farklı iki yapı. Büyüğünü başka yasalar, küçüğünü ise başka yasalar yönetmektedir denilebilir. Her âlemin ayrı yasaları olsa da Anayasa bence tek. Fizik bilimi bu anayasayı keşfetmeye çalışmaktadır. Belki de farklılıklar şimdilik geçerlidir. Gelecekte her şeyin yasası olarak tanımlanan yasaların varlığı da ortaya konabilecektir. Ancak bugün için durum böyle.

Biraz da farklılıklardan bahsedelim. Makro evrende; madde farklı, enerji farklı olurken mikroda madde ve enerji birbirine karışmıştır. Parçacıklar bazen madde, bazen de enerji gibi davranmaktadır. Hatta bazen madde, bazen de enerji olmaktadır. Burada madde ve enerji açısından farklı farklı olgular yerine madde ve enerjiyi temsil eden tek gerçeklik vardır. Biraz da gariptir. Kuantum dünyasında ayrıca olasılığın kanunları etkindir. Hangi olayın olma olasılığı yüksekse o olayın gelişmesi ve oluşması daha mümkündür. Bu evrende, görünen evrende olduğu gibi iki kere iki her zaman dört etmeyebiliyor. Makro dünyada bile bu kural her zaman geçmiyor. İki kere iki; Kayserili bir esnaf için alırken ve satarken bile değişiyor. Kuantum dünyasında ise bu kural pek geçmiyor. Burada bir parçacık aynı anda iki farklı yerde olabiliyor. Makro evrende ise böyle bir şey imkânsızlaşıyor. Bu açıdan, bunlar birbirlerinden ayrılmıştır. Ancak yine de gerek makro gerekse de mikro evreni yöneten yasaların tamamı bilinmese de bunları anlamak için ortaya konmuş olan yaklaşımlar, genel olarak bilinmektedir. Temel yasalar da matematiksel gerçeklerde aşağı yukarı bellidir. Evreni yöneten en temel yasaları daha önce pek çok defa ifade ettik. Burada tekrara lüzum yoktur.

Değerli dostlar, fizik evren ne kadar devasa olsa da ne kadar gizemli olsa da onun en temel özellikleri bellidir. Sonuçta eşya aynı; madde aynı. Hepsinin temel yapıları da bilinmektedir. Temel elementler de aşağı yukarı bellidir. Bugün sayısı 118 olarak bulunan elementler pek tabi olarak artabilir. Yeni elementler bulunabilir. Bu konuda araştırmalar devam etmektedir. Ancak çoğunlukla fizik evrenin makro yasaları tanımlıdır. Örneğin, ışıktan daha hızlı hareket eden bir cisme rastlanılmamıştır. Işık hızını geçen takyon gibi bazı teorik (farazi) parçacıkların olduğu iddia edilmişse de bunlar henüz iddiadan öteye geçememiştir. Zira ışığı oluşturan fotonların hızı bellidir. Yani sınırlıdır. Bu açıdan kalıplaşmış ifadeyle hiçbir şey ışıktan daha hızlı gidemez (nothing can go faster than light). Buradaki şey madde anlamındadır. Kütlesi olan ve uzayda yer kaplayandır. Sıcaklığında benzer şekilde alt sınırı vardır. Zira sıcaklık, fiziksel bir özelliktir. Fiziksel özellikler varsa vardır. Yoksa değeri sıfırdır. Bu kadar açıktır.

Bu olgusal durumların istisnaları yok mudur? Diye sorulabilir. Bazı enteresan durumlar vardır. Örneğin hayalin hızı, ışıktan daha yüksektir. Bir anda kendinizi Marsta hayal edebilirsiniz. Evrenin ilk genişleme hızının ışıktan daha fazla olduğu ifade edilmektedir. Ancak gerek hayal örneğinde olsun gerekse de evrenin ilk genişleme anında olsun her ikisinde de nesneler söz konusu değildir. Nesne olunca hiçbir şey ışık hızını geçemez? Bu manada evren her ne kadar sınırları belirsiz ise de fizik yasalar tarafından adeta sınırlandırılmıştır. 

Metafizik konusu ise fizik evrenin ötesinde daha farklı bir anlayışı temsil eden bir yapının adı olsa gerek. Kavram fizik ötesi evreni temsil ettiği gibi eşyanın görünmeyen, gözlenemeyen ancak düşünsel, sezgisel veya sezgi ötesi mesajlara dayalı olarak ortaya konan anlayışları da temsil etmektedir. Perdenin arka tarafı, eşyanın görünmeyen yüzü gibi ifadeler hep metafizik alana vurgu yapan, hep o alanı kasteden ifadelerdir. Bu alanı daha çok dinler ve felsefe tanımlamaya çalışmakta ve ortaya koymaktadır. Din ve felsefe aynı şey olmasa da fizik gerçekliğin ötesi âlemle ilgili bilgileri, bu iki alan tanımlamaktadır. Biri fizik ötesi alandan gelen mesajlara dayalı olarak, diğeri de düşünceye veya sezgiye dayalı olarak. Örneğin; ölüm ötesi âlemi fizik yasalarıyla, pozitif bilimle bilmek pek mümkün görünmemektedir. Yalnız bu mu? Değil elbet. Biz kimiz, burası neresi, nerden geldik, nereye gidiyoruz gibi sorularda yine benzer şekilde bugünkü bilimin yöntemleri ile yanıtlanamamaktadır. Bunlar temel varlık sorularıdır. Bunların yanıtlarını metafizik alanlarda aramak belki de daha mantıklıdır.

Değerli dostlar, metafizik bazen hayal, boş bir alan gibi de algılansa da bu doğru bir algı değildir. Metafizik felsefenin bir alt alanıdır. Hakkında pek çok eser ve çalışma mevcuttur. Bu alanı da fizik âlemden anlamaya çalışıyoruz. Hatta çoğu zaman anlamıyoruz bile? Anlaşılmayan yerde inanç kavramı ortaya çıkıyor. İnanmak veya inanamamak. Seçim var sonunda, iradeye bağlı olarak. Rüya bile belki metafizik âlemdir. Belki de onun işaretidir. Rüyada insan bir anda bir yerden bir başka yere gidebilmektedir. Işık hızından da daha hızlı olarak. Yerçekiminden de etkilenmeyerek? Üstelik yıllarca göremediği vefat eden yakınını görebilmekte, konuşabilmekte veya dertleşebilmektedir. Oradaki yasalar, fizik âlemin yasalarına da benzememektedir. Bu nasıl oluyor? Bunların yanıtı fizik âlemden bakarak henüz verilememektedir. Belki de hiç verilemeyecektir?

Sonuç olarak her evrenin farklı yasaları ve koşulları vardır. Bu durum fizik evrenler için bile geçerlidir. Yeryüzünde bile bir yerin koşulları, başka bir yere benzememektedir. Karacaoğlan´ın da dediği gibi illeri var, bizim ile benzemez; dilleri var, bizim dile benzemez? Metafizik evrenin yasaları ise anladığımız kadarıyla bu evrenin yaslarından ve anlayışlarından oldukça farklıdır. Fizik evrende sınırlar varken belki de orada bu tür sınırlar yoktur veya belki de başka sınırlar vardır. Biz henüz fizik evreni dahi anlayamamışken metafizik evren ile ilgili ahkâmlar kesmek de bence çok anlamlı değildir. İki yapıyı da ayırt etmek gerekir. Metafiziğin gerçeği inanca kadar dayanırken, fiziğin gerçeği gözleme ve deneye dayanmaktadır. Salt fizik âlemi görüp diğerini yok saymak, çok anlamlı olmasa da metafizik gerçekliğin olgularının da direkt olarak fizik âleme taşınması da bazı ontolojik sorunların doğmasına neden olabilmektedir. Sosyal alan bilimcilerinin, mühendislerin ve fizikçilerin bu tür hatalar yaptıklarını zaman zaman gözlemlemekteyim. Burada dikkatli olmak gerekir. Kaldı ki mühendisler olarak bizim ilk işimiz öncelikle eşyayı ve davranışını anlayarak, onları insanlığın hizmetine sunmaktır. Hatırlatırım?

Hoşça kalın?