GERÇEKLİKLER: ZAMANSAL, MEKÂNSAL VE EVRENSEL (I)
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 23.10.2018 00:00:04 / 556okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, daha önceki yazılarımızda gerçekliklerden bahsetmiştik. Bunları da kuramsal gerçeklikler ile fiziksel gerçeklikler olarak kategorize etmiş ve aralarındaki farkları belirlemeye çalışmıştık. Bu yazıda da fiziksel gerçekliklerden ve bunların sosyal yaşamdaki etkilerinden bahsetmeye çalışacağız. Bunlar sosyal yaşamda nasıl algılanıyor? Neden algılanmıyor? Bahsetmeye çalışacağız. Bu noktada fiziksel gerçekliği; zamansal, mekânsal ve evrensel gerçeklikler bağlamında ifade etmeye çalışacağız. 

Tüm insanların ve insanlığın gerçekleri; yaşadığı dönemle yani zamanla, yaşadığı mekânla ve bir de evrenle ilgili olanlardır. Zamansal gerçekler; o çağda egemen olan düşünceler, etik kuralları, üretim yöntem ve biçimleri, giyimler, kuşamlar, modalar, stiller vb. gerçekliklerdir.

Mekânsal gerçekler ise bölgeyle sınırlı, coğrafyayla ilgili gerçekliklerdir. Aynı zaman diliminde mekâna bağlı olarak değişen gerçeklikler vardır. Şu an bir bölgenin gerçekleri ile başka bir bölgenin gerçekleri kısmen benzese de çoğunlukla aralarında önemli farklılıklar vardır. Burada mekânsal koordinatlar önemlidir. Hatta coğrafya kaderi belirler de denilir. Bir bölgenin coğrafi yapısı, iklimi, kaynakları vs. onun kaderini belirleme hususunda önemli rol oynar. Bu kesin. Bunlar kaderin tamamını belirleyemezlerse de en azından bir kısmını belirledikleri muhakkak.

Zamansal ve mekânsal gerçekler bir anlamda geçmişe de bağlıdır. Her şeyin bir geçmişi vardır.  Ancak geleceği de vardır. Bu bağlamda yaşamda var olan her bir şeyin, her bir eşyanın, bir geçmişi bir de geleceği vardır. Geçmiş ve gelecek bakımından kiminin ki uzun kiminin ki de kısa olabilir.  Bu şeylerin geçmişi kısmen de olsa belli ise de genellikle geleceği pek belli değildir. Her hususta böyle değil mi? Geçmiş bilinebildiği kadar bilinen, gelecek ise bilinmeyendir. Genel olarak bir şeyin bir anda ortaya çıkması gibi bir şey pek mümkün değildir. Her bir şeyin bir varoluş süreci vardır. Bu hususta doğada sıçrama olmaz denir. Sosyal yaşamda sıçramalar kısmen olsa da bu her zaman olmayabilir. Dolayısıyla geçmiş ile gelecek arasında bir ilişki, bir bağ vardır. Süreklilik vardır. Süreksizlik de yoktur. Hatta bu günkü toplumları etkileyen pek çok düşünce, görüş ve inançların pek çoğu geçmişte ortaya çıkan şeyler değil midir? Dirileri ölüler yönetir, denir. Buna bir anlamda tarihsel gerçeklikler de denilebilir. Daha önce de belirtiğimiz gibi her şey ya tarihtir ya da tarih olacaktır. Biz tarihsel gerçeklikleri şimdilik göz ardı ediyoruz. Bunu, tarihsel gerçeklikler göz ardı edilebilecek gerçeklerdir anlamında demiyoruz. Kaldı ki bu gerçeklik zamansal ve mekânsal gerçeklerin içinde nedensellik bağlamında zaten mevcuttur. Yani, her şeyin geçmişe dayalı bir varoluş nedeni vardır. Bu yüzden şimdilik bunun üzerinde durmuyoruz.

Zaten evrende de hiçbir şey olduğu gibi durmaz. Yerinde de durmaz. Yaşamda da bir devinim ve devinim ile birlikte bir değişim vardır. Durağanlığa yer yoktur. Bu da önemli bir gerçektir. Dolayısıyla içinde yaşanılan dönemin gerek zamansal gerekse de mekânsal gerçekleri bu noktada geçmişin gerçeklerinden farklılık gösterir. Geçmişten gelseler de değişerek gelmişlerdir ve değişmişlerdir. Zaman değişince onlar da değişmiş ve değişmeye de devam edecektir. İçlerinde değişimi hızlı olanlarla, değişimi yavaş olanlar vardır. Hatta bazıları günlük bile olabilir. Günlük olanlar, güne bağlı olarak değişen gerçekliklerdir. Gün değişince bunlar da değişir. Etkileri de günlük olarak azabilir veya yok olabilir. Örneğin bireysel yaşamda bu gün için bir iş yapmanız veya bir kitap okumanız gerekecektir. Eylemi yaptıktan sonra artık o gerçek sizin için bitmiştir. Belki etkisi devam edecek ancak o da zamanla azalarak sonlanacaktır.

Bu gerçekler toplumsal bağlamda da böyledir. Bunlar da zamana bağlı olarak değişerek yine zamana bağlı olarak etkilerini yitirecektir. Örneğin şuan içinde bulunduğumuz durumla ilgili zamansal ve mekânsal gerçeklikler değişerek evirilecektir. Bundan 100 yıl kadar önce içerisinde bulunduğunuz gerçekliklerin ne kadar faklı olduğu araştırılınca görülecektir. Bu gün, o günkü noktanın çok faklı bir yerindeyiz. Bu noktada yaşamın devinimi bitmeyecek, rekabet hep olacak, yaşam mücadelesi hep devam edecek ve bu tür gerçekliler de değişerek farklı noktalara evirilecektir. Bir süreç hep devam ederken değişim değişmeyecektir!

Bu bağlamda asıl benim merak ettiğim ve sizlerle paylaşmak istediğim husus, olaylardan ziyade değişim mekanizmasının nasıl çalıştığı ile ilgilidir. Bununla ilgili evrensel bir yasa var mıdır? Değişim neden gerçekleşmektedir? Nasıl gerçekleşmektedir? Değişimi gerçekleştiren yapı nedir? Bu yapının bir adı var mıdır? Varsa nedir? …

Diğer bilimsel alanlarda ve farklı disiplinlerde bu sorularla ile ilgili pek çok açıklamalar yapılabilir. Özellikle de teolojik alanda. Ancak biz burada daha çok nedensellik bağlamında, teşbihte hata olmasın, saatçiden daha ziyade saati anlamaya gayret edeceğiz. Bunun için de nedenlerin yanıtlarını aramaya ve bulmaya çalışacağız. Kim bilir, bulundu da şimdiye kadar belki de biz aramadık; aradık da belki de bulamadık! Arayanlardan ve bulanlardan olmak ve i1eride tekrar bu konuya dönmek ümidiyle buraya bir nokta koyalım. Şimdilik…  

Devam edecek…

Anahtar Kelimeler: GERÇEKLİKLER, ZAMANSAL, NSAL, EVRENSEL
Yazarın Diğer Yazıları
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
18 Mart 2019 Pazartesi
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL