HANGİ DÜŞÜNCE, HANGİ ÜRÜN HAYATTA KALACAK?
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 27.4.2019 00:00:07 / 801okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, “Kime Hangi Bilgi Gerekli” başlıklı yazımda; hangi toplumların hangi bilgileri kullandıkları ve bilginin toplumların yapısıyla olan ilişkisini ortaya koymaya çalışmıştım. Bu anlamda toplumları, günlük sorunlarla uğraşanlarla daha üst ideallerle uğraşanlar olarak ayırmıştım. Bir de bizim gibi arada olan toplumların olduğunu da ifade etmiştim.

Günlük sorunlarla uğraşan toplumların daha az bilgiyle yetindiklerini, bilgi toplumu olarak tanımlanan, daha idealist ve üst hedefleri olan toplumların ise daha çok bilgiye gereksinim duyduklarını ve bu noktada daha çok bilgi ürettiklerini de belirtmiştim. Bu toplumlar, aynı zamanda daha teknolojik toplumlar olarak da tanımlanır, demiştim. Bunlar makine ve teknoloji de üretmektedir diye de söylemiştim.

Değerli arkadaşlar, bugün daha çok hangi düşüncenin faydalı, hangisinin ise faydasız veya daha az faydalı olması ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Düşünce genel olarak faydalıdır. Ancak zararlı olanlarının da varlığı söz konusudur. Sorun üreten, toplumları bölen, hayatın gerçekliğinden uzak, kişileri ve toplumları yanlış yönlendirmede bulunan düşüncelerin de varlığı bilinen bir realitedir. Bu da hayatın ayrı bir gerçeğidir.

Düşünce; zihinsel olarak, olaylar veya bilinenler arasında ilişkiler kurarak, belli sonuçlara ulaşma eylemi olarak tanımlanabilir. Burada, akıl yürütme de söz konusudur. Düşüncede bilgi olacak, olaylar arasında ilişki kurulacak, ayrıca akıl yürütme dediğimiz mantık kuralları da devrede olacak. Sonucunun doğru olması için de hepsinin doğru olması gerekecektir. Diğer bir ifadeyle düşünce doğru kurgulanacak, bilgiler doğru olacak, ilişkiler doğru kurulacak ve mantık ilkeleri de doğru uygulanacak. Bunların sonucunda ortaya çıkan ürünler yani önermeler doğru olacaktır. Aksi takdirde, bunlardan birinin yanlış veya doğru kullanılmaması sonucunda ortaya çıkan sonuç da doğru olmayacak, yanlış olacaktır. Yanlış ürünlerin de kime faydası olacak?

Değerli dostlar, düşünce ürünleri doğru olsa bile yaşama uygun olması da gerekmektedir. Yaşama uygun olamayanlar, doğru olsa bile yaşamda taban bulamayacak, hayata geçemeyecektir. Bu husus da önemlidir. Bu durum, sadece düşünce ürünleri için değil, pek çok diğer teknolojik ürünler için de geçerlidir.

Zaman zaman sosyal medyada görüyoruz, pek çok teknolojik ürün, insanlar tarafından kabul görmediği için varlığını sürdürememiş ve yok olup gitmiştir. Bu açıdan, gerek düşünce olsun gerekse de ticari bir meta olsun, ortaya çıkan ürünlerin varlığı; yaşamda bulacağı tabana bağlıdır. Yaşamda yer bulanlar varlıklarını sürdürecek, bulamayanlar ise sürdüremeyip yok olup gidecektir. Bu bakımdan, pratik yaşam bu anlamda çok önemlidir. Bir ürün pratik yaşama hitap edip uygun alan bulduğu sürece gelişip, daha üst bir seviyeye ulaşacaktır. Dolayısıyla başlangıçta bir ürün üretilirken, toplumda taban bulacağı düşüncesiyle üretilir. Sonra, ürünün toplumdaki kabulüne göre ürün gelişir veya yok olur. Bazen tersi de olur. Tarih bu konuda pek çok örneklerle doludur. Günümüzde çok yaygın olarak kullanılan pek çok ürünün hatta düşüncenin, başlangıçta bu kadar yaygınlaşacağı hususunda çok az kimse öngörüde bulunmuştur. Pek çok kimse ise yanılmıştır. Günümüz ekonomik sistemlerinin, elektriğin, telefonun, cep telefonunun, internetin, bilgisayarın ve buna benzer pek çok şeyin bu kadar yaygınlaşmasını çok az insan öngörmüştür. Örneğin, telefonun dünya çapında bu kadar yaygınlaşacağı ile ilgili başlangıçta, bence kimsenin fazla bir öngörüsü yoktu. Hatta dönemin ABD Başkanının bile telefona ne gerek var ki dediği söylenir. Bunu, Başkanın telefonu pek de lüzumlu bir araç olarak görmediği, anlamında söyleseler de bana göre tam böyle değildir. İlk telefonu ona tanıtırlarken, o da cihazın ne işe yaracağını sorar. Bunun üzerine, tanıtım yapanlar: iki ayrı odadaki iki kişi birbirleriyle bu cihaz sayesinde konuşacak deyince, Başkan: buna ne gerek var der. Zira çok özel durumlar veya sağlık sorunları olmadığı sürece, konuşacak olan iki kişinin, iki ayrı odada olması pek mantıki gelmemiştir, bence Başkana. Bir araya gelip, pekâlâ konuşabilirler. Galiba onun kastı budur.

Demek ki telefonun ilk icadında bile uzaklık öngörüsü ancak iki oda mesafesi kadardı. Kim öngörebilirdi ki iletişimin kabloya bile gereksinim duyulmadan, uydular aracılığıyla bu aşamaya geleceğini? Bunu başlangıçta kimse öngöremezdi. Zaman zaman bazı bilimkurgu yazarlarının olağan dışı öngörüleri olmakla birlikte bu durum, bunların her zaman gerçekleşeceği anlamına gelmez. Olsa bile ne zaman gerçekleşeceği hususu da önemlidir hatta belirsizdir.

Ben üniversitede okurken, herkes bilgisayara tek bir terminal üzerinden bağlanırdı. O zamanlar için, kişisel bilgisayarları hayal etmek bile neredeyse imkânsızdı. Birden bire kişisel bilgisayarlar çıktı ve taban buldu. Bu inanılmaz bir şeydi. Çok da pahalıydı. Herkesin alabileceği bir şey de değildi. Bilgisayar sahibi olmak, saygınlık belirtisiydi. Belki de bu yüzden, o dönemler pek çok önemli Devlet Adamlarının bilgisayar olan bir masada otururken çekilmiş fotoğrafları yayınlanırdı. Kim öngörüde bulunabilirdi ki bilgisayarların masada olmak yerine cepte olacağı?

İlk cep telefonları da öyleydi. Bırakın cep telefonunu, sabit bir telefon sahibi olmak bile zengin olma emaresiydi. Kayseri´de ancak belli yerlerde telefon vardı. Bir o kadar da ilginç gelirdi bana cihazlar. Şimdi düşünüyorum da ancak belli yerlerde olan ve kullanımı sınırlı olan bir cihaz, neden bu kadar kıymetli olsun? Çok kimsenin telefonu yoksa telefonun ne yararı olacak da denilebilir? Belki de sırf bu yüzden kıymetli olabilir de denilebilir. Normal gelir seviyesinde olan insanların telefonu olmasa da gelir düzeyi yüksek ve telefonu olanlar için yine de kıymetli ve önemli bir cihazdı. Ancak, bu kadar yaygınlaşması pekala düşünülemezdi. Telefon o kadar yaygınlaştı ki o gün kullanılan telefonların hiçbiri günümüzde artık yok. Ancak müzelerde belki bulunabilir…

İlk cep telefonları da benzer şeklide çok kaba ve çok pahalı bir cihazdı. Bugün, telefon yalnız telefon olmaktan çıkmış; cep bilgisayarı, fotoğraf makinesi, yol bulan cihaz gibi pek çok şeyleri de barındırır olmuş. Bunları kim söyleyebilirdi?

Değerli arkadaşlar, bugün de düşünceden başladık ve yazımızı yaşamımızda taban bulan, kullanımı hızla yayılan cihazlarla tamamladık. Birbirleriyle ne ilişkisi var diye sorulsa da aslında her şeyin bir düşünceyle başladığını söylemek gerekir. Ondan da öte hayalle demek daha doğru olur. Bu açıdan, hayalleri olan toplumların ilerlemesi durmayacak, hayalleri olmayanların ise çatışma ve kavgası bitmeyecek. Ayrıca hayalleri olmayan toplumlar hep arkada olacak, belki de hep mal biriktirecek ancak bunların hepsi dünyada kalacak… Diğerleri üretirken, geliştirirken, uzayın ve yaşamın sırlarını çözmeye çalışırken, onlar da sadece oyalanacak. Dünya da kimseye kalmayacak...

Nihayetinde, her şeyin belli bir ömrü olacak. Böyle gelmiş böyle gidecek. Giden de gelmeyecek… Gelen ise gidecek. Kalanlar da bir varmış, bir de yokmuş diyecek. Bu devran da hep böyle dönecek. Nereye kadar döneceğini de kim bilecek?

 

Hoşça kalın…

 

Anahtar Kelimeler: HANGİ, DÜŞÜNCE, HANGİ, ÜRÜN, HAYATTA, KALACAK
Yazarın Diğer Yazıları
KAHRAMAN TÜRK KAVMİ: ÖZBEKLER (16 Ekim 2019 - Çarşamba)
KAYSERİLİ EMİN AMCA (07 Ekim 2019 - Pazartesi)
KAYSERİ LİSESİ (30 Eylül 2019 - Pazartesi)
ALINGANLIK ÜZERİNE (23 Eylül 2019 - Pazartesi)
BASKETBOL ŞAMPİYONASI VE ANIMSATTIKLARI (16 Eylül 2019 - Pazartesi)
ZAMANDA YAŞAMAK ZAMANLA ANLAMAK (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
İNSANLAR, BAYRAMLAR VE ANLAMLAR… (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
BU NASIL BİR DAVRANIŞ?.. (05 Ağustos 2019 - Pazartesi)
SÜMER LİSESİ… (27 Temmuz 2019 - Cumartesi)
SADECE BİZ Mİ VARIZ? (15 Temmuz 2019 - Pazartesi)
HANGİ SORUNLARA HANGİ SORULAR… (12 Temmuz 2019 - Cuma)
FİZİK BİLMEK NE ANLAMA GELİR?.. (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
SORUNSUZ BİR YAŞAM OLACAK MI?.. (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
SORUNLARI KİMLER ÇÖZECEK? (27 Haziran 2019 - Perşembe)
DÜNYA KAÇ MİLYAR İNSANI BESLEYEBİLİR? (22 Haziran 2019 - Cumartesi)
DİLİN ÖNEMİ VE DEĞERİ (20 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR SINAVIN ARDINDAN… (18 Haziran 2019 - Salı)
İNSAN KAYNAĞIMIZ (15 Haziran 2019 - Cumartesi)
GENÇLERE SINAVLARLA İLGİLİ TAVSİYELERİM… (13 Haziran 2019 - Perşembe)
MAL MÜLK SEVDASI… (10 Haziran 2019 - Pazartesi)
DOSTLUKLAR VE BAYRAMLAR… (04 Haziran 2019 - Salı)
KARAR VERMEK… (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLETİŞİMİN FORMÜLÜ VAR MI? (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
BİLİM SÖYLEŞİLERİ (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
19 MAYIS GÜNÜ KUTLAMALARINDAN BİR ANI (II) (22 Mayıs 2019 - Çarşamba)
ÇOK HIZLI AKIP GİDEN ZAMAN... (18 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL GÜVEN SORUNU (14 Mayıs 2019 - Salı)
İNSAN DA BİR ISI MAKİNASI MI? (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL ENERJİMİZ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
KASABAYA ELEKTRİĞİN GELDİĞİ GECE… (04 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TUZHİSAR´IN SIHHİYECİSİ (25 Nisan 2019 - Perşembe)
KİME HANGİ BİLGİ GEREKLİ… (23 Nisan 2019 - Salı)
TÜKETEN İNSAN TÜKENEN CİHAN… (20 Nisan 2019 - Cumartesi)
KARADELİĞİN FOTOĞRAFI (18 Nisan 2019 - Perşembe)
YAPAY ZEKÂDAN DOĞAL ZEKÂYA (13 Nisan 2019 - Cumartesi)
TV KANALLARINA (AKADEMİK) BAKIŞ (09 Nisan 2019 - Salı)
HATA YAPMANIN YOLLARI (02 Nisan 2019 - Salı)
HAYATIN ÜNİVERSİTESİ OLUR DA… (28 Mart 2019 - Perşembe)
PARANIN KANUNU (26 Mart 2019 - Salı)
KIYAMETİN ENTROPİSİ (23 Mart 2019 - Cumartesi)
KÜRESEL ISINMA KÜRESEL BOZUNMA (21 Mart 2019 - Perşembe)
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
16 Ekim 2019 Çarşamba
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL