HANGİ SORUNLARA HANGİ SORULAR…
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 12.7.2019 00:00:03 / 636okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, yaşamın pek çok yüzü vardır. Bunlar, nereden bakıldığına bağlı olarak değişmektedir. Zira yaşam denen olgu; öyle basit, tek düze ve tek boyutlu bir yapı değildir. Aksine karmaşık ve çok boyutlu bir yapıdır. Yaşamda pek çok şey hep bir aradadır. Hatta denir ya her şey zıddı ile kaimdir. Bu manada, yaşamda pek çok olgu zıddı ile içi içedir ve birliktedir. Yaşam ile ölüm, gündüz ile gece, güzellik ile çirkinlik ve diğer pek çok çeşitlilik örnek olarak verilebilir. Bu hususta bir de sorun ile çözüm aklıma gelir. Yaşam diğer bir anlamda sorun demektir. Sorun üretmektir. Bize düşen de çözüm geliştirebilmektir. Yaşamın temel gayesi de sorunlara çözüm üretebilmektir. Bu bakımdan batılı bir filozofa göre, yaşam sorunları çözmektir. Bunun için de eğitim gereklidir. Eğitim için de hep bir gayret içerisinde bulunulmalıdır. Yaşam statik yani durağan değil, dinamiktir. Yaşam sorun ve sorunların karşısında, çözüm üretme ve arama gayretidir.

Yaşamda bu noktada durağanlığa yer yoktur. Çalışan her sistem, sürekli hareket halinde olmak zorundadır. Tüm sistemlerin çalıştığı sürece hareket zorunluluğu, hareket ettiği sürece de çalışma zorunluluğu vardır. Bu doğanın yani yaşamanın kanunudur. Yaşam hep bir var oluş ve sorunlara karşı çözüm üretme duruşudur. Bir petrol kırk yıl durup temel özelliklerinden pek bir şey kaybetmezse de bir canlı yapı kırk yıl hiç bir şey yapmazsa, bırakın özelliğini belki de kendini kaybeder.  Yaşamı gider. Onun için kıyamet olur; belki de o da biter. Bu bakımdan hep bir hareket, hep bir devinim sürüp gider. Madem geldik dünyaya, çalışacağız hem kimyaya hem de doğaya belki de manaya…

Değerli dostlar, doğada yaratılan sorunlar iki türlüdür. Birisi kendiliğinden, diğeri de sonradan yani dışarıdan özellikle insan ve diğer canlılar tarafından oluşturulan sorunlardır. Kendiliğinden ortaya çıkan sorunlara yapacak bir şey yok. Bunların bizimle ilgisi de yok. Onlar tabiri caizse otomatiktir. Doğal işlemler sonucunda ortaya çıkar. Örneğin gülün dikeni vardır. Toprakta yararlı otlarla birlikte zararlı otlar da ortaya çıkar. Buna nimet, külfet dengesi olarak da bakılabilir. Bu, her nimette bir zahmettir ya da her zahmette ki nimettir. Bu denge aynı zamanda evrenseldir. Evrene de hâkimdir. Gülü sevince dikene katlanmalı, zararlı otlar da temizlemelidir. Bunlar, bizden beklenen hamlelerdir. Varlığın yapısal gayelerindendir. Sanki insan yeryüzüne bunun için gelmiştir. Bu, temel gayelerindendir. Aynı zamanda, onun doğal duruşudur. Gaye başka değildir. Fitne ve fesat hiç değildir…

Değerli dostlar, insanoğlu makina gibi özelliği olsa da makina da değildir. İradesi var, duygusu var, zafiyetleri var. Var da var… Bu yüzden zaman zaman raydan çıkış da var. Hep aynı çizgide olmak, pek kolay olmasa da zorda kolay da var. Ancak o çizgiden çıksa da çizgiye geri dönmek de var. Gitmek de var, kalmak da var. Yaşam da bu da var. Herkesten de aynı şeyleri beklemek de boşa çıkar. Gönül ister ki yaşamda herkes, hep güzel ve doğru çizgide olsun. Herkes hep birlikte sorunlara çare bulsun. Her gün bayram olsun, insanlar da kardeş gibi olsun. Hatta gibiden de öte olsun. Olmasa da samimi olsun, içten olsun. Hiç değilse de göründüğü gibi olsun ya da olduğu gibi görünsün…

Ancak bu temenninin ortaya çıkması için çaba sarf etmek gerekse de yaşamda diğer olumsuzlukların da varlığı bilinsin. Buna göre de gerekli tedbirler alınsın. Derde dert katılmasın. Dertler bin bir iken bin beş yüzde olmasın. Tüm temenni, tüm toplumlarda dertleri artıranların sayısı en az olsun… Derde dert katan insanların çok olduğu toplumlar az gelişmiş, derde çare üretenlerin sayısının çok olduğu toplumlar da gelişmiş toplumlardır. Bu da bilinsin. Bazıları diyebilir, gelişmiş olmakla mutlu olmak aynı değildir. O zaman ben de mutlu olmak için gelişmeyecek miyiz derim? Kayseri ağzıyla, dirim.

Bana göre gelişmişlik ile mutluluk aynı şey olmasa da çok uzak şeyler de değildir, galiba. Gelişmiş toplumlar çok mutludur diyemesek de sorun üreten yani az gelişmiş veya gelişmemiş toplumlar mutsuzdur diyebiliriz, rahatlıkla. Sorun bir anlamda keder demektir, üzüntü demektir. Derman ise ona göre daha iyi demektir. Daha güzel demektir. İnsanın yapısına da daha uygun demektir. Kederden kaçış, hazza koşuş demektir. Buna bir şey diyen olsa da diyeceğim fazla da bir şey yok demektir. Allah kimseyi dertlerle imtihan etmesin. Anacığımın ettiği dua gibi; Huda dert verip de derman aratmasın

Değerli dostlar, son tahlilde, bir gemideyiz. Burada birlikteyiz. Gemideki bir çatlak, tüm gemiyi etkiler. Bundan da herkes zarar görür, yarar görmez. Yaşam başlı başına her şeyden önce doğayla mücadele alanıyken, bir de insanın birbiriyle bu mücadelesi nedir?  Nedir bu çile, nedir keder? Bazıları dese de buna kader…

Birbirlerine en çok yardım etmesi gerekenlerin, birbirini görmemesi, görse de görmemezlikten gelmesi nedir? İyi midir? Başkalarını, başka dünyanın başka görüşteki insanlarını eleştirirken, öncelikle kendimize bakmamız asıl olan değil midir? Nihayetinde herkes sadece yaptıklarından ve yapmadıklarından da sorumlu değil midir? Dünyaya tek gelen de tek gitmeyecek midir? Ne zaman evrene ve meselelere biraz da bu noktalardan bakılacaktır? Gelip de gitmeyen olacak mıdır? Hiç gitmeyecekmiş gibi yaşamak da nedir? Daha sorulacak çok soru var. Acaba nedir, nedir?..

 

Hoşça kalın denir…

 

Not: Değerli dostlar, yaz tatili nedeniyle yazılarıma biraz ara vermek istiyorum. Yazılarımı daha geniş aralıklarla yazmayı düşünüyorum.

 

Hepinize iyi tatiller diliyorum…

Anahtar Kelimeler: HANGİ, SORUNLARA, HANGİ, SORULAR
Yazarın Diğer Yazıları
KAHRAMAN TÜRK KAVMİ: ÖZBEKLER (16 Ekim 2019 - Çarşamba)
KAYSERİLİ EMİN AMCA (07 Ekim 2019 - Pazartesi)
KAYSERİ LİSESİ (30 Eylül 2019 - Pazartesi)
ALINGANLIK ÜZERİNE (23 Eylül 2019 - Pazartesi)
BASKETBOL ŞAMPİYONASI VE ANIMSATTIKLARI (16 Eylül 2019 - Pazartesi)
ZAMANDA YAŞAMAK ZAMANLA ANLAMAK (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
İNSANLAR, BAYRAMLAR VE ANLAMLAR… (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
BU NASIL BİR DAVRANIŞ?.. (05 Ağustos 2019 - Pazartesi)
SÜMER LİSESİ… (27 Temmuz 2019 - Cumartesi)
SADECE BİZ Mİ VARIZ? (15 Temmuz 2019 - Pazartesi)
FİZİK BİLMEK NE ANLAMA GELİR?.. (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
SORUNSUZ BİR YAŞAM OLACAK MI?.. (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
SORUNLARI KİMLER ÇÖZECEK? (27 Haziran 2019 - Perşembe)
DÜNYA KAÇ MİLYAR İNSANI BESLEYEBİLİR? (22 Haziran 2019 - Cumartesi)
DİLİN ÖNEMİ VE DEĞERİ (20 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR SINAVIN ARDINDAN… (18 Haziran 2019 - Salı)
İNSAN KAYNAĞIMIZ (15 Haziran 2019 - Cumartesi)
GENÇLERE SINAVLARLA İLGİLİ TAVSİYELERİM… (13 Haziran 2019 - Perşembe)
MAL MÜLK SEVDASI… (10 Haziran 2019 - Pazartesi)
DOSTLUKLAR VE BAYRAMLAR… (04 Haziran 2019 - Salı)
KARAR VERMEK… (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLETİŞİMİN FORMÜLÜ VAR MI? (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
BİLİM SÖYLEŞİLERİ (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
19 MAYIS GÜNÜ KUTLAMALARINDAN BİR ANI (II) (22 Mayıs 2019 - Çarşamba)
ÇOK HIZLI AKIP GİDEN ZAMAN... (18 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL GÜVEN SORUNU (14 Mayıs 2019 - Salı)
İNSAN DA BİR ISI MAKİNASI MI? (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL ENERJİMİZ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
KASABAYA ELEKTRİĞİN GELDİĞİ GECE… (04 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TUZHİSAR´IN SIHHİYECİSİ (25 Nisan 2019 - Perşembe)
KİME HANGİ BİLGİ GEREKLİ… (23 Nisan 2019 - Salı)
TÜKETEN İNSAN TÜKENEN CİHAN… (20 Nisan 2019 - Cumartesi)
KARADELİĞİN FOTOĞRAFI (18 Nisan 2019 - Perşembe)
YAPAY ZEKÂDAN DOĞAL ZEKÂYA (13 Nisan 2019 - Cumartesi)
TV KANALLARINA (AKADEMİK) BAKIŞ (09 Nisan 2019 - Salı)
HATA YAPMANIN YOLLARI (02 Nisan 2019 - Salı)
HAYATIN ÜNİVERSİTESİ OLUR DA… (28 Mart 2019 - Perşembe)
PARANIN KANUNU (26 Mart 2019 - Salı)
KIYAMETİN ENTROPİSİ (23 Mart 2019 - Cumartesi)
KÜRESEL ISINMA KÜRESEL BOZUNMA (21 Mart 2019 - Perşembe)
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
16 Ekim 2019 Çarşamba
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL