KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


HAYATA DAİR DOĞRULARIMIZI TEMİZE ÇEKME ZAMANI

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

“Sayılı gün çabuk geçer” derler …

20 günlük izin sona erdi ve yeniden sizlerle birlikte olmanın mutluluğu içinde tuşlara dokunup şükrederek bugünü yazımı hazırlarken,

Bir yandan da zamanın nasılda hızla akıp gittiğini düşünüyorum.

Gerçekten de zaman çok çabuk geçiyor erenler.

Her adımda biraz daha coşup gümrahlaşan sel suyu misali,

Ne bulursa önüne katarak ilerliyor zaman.

Özellikle de 2020 yılı öylesine baş döndürücü bir hızla ilerliyor ki akıllara zarar.

Türlü felaketlerle başlayan ve Covid 19 salgını ile zirveye ulaşan olumsuzluklara  her geçen gün yenileri eklenerek devam ederken…

Biz ademoğulları hiçbir olumsuzluktan ders almadan bildiğimizi okumaya devam ediyoruz.

Sanırım ilahi emir tecelli bulana kadar da bu yolda devam edeceğiz.

Ömrün kar ve zararını ise ancak mizan da anlayacağız.

Zira öylesine dünyaya kaptırmışız ki kendimizi,

Sanki ölümsüzlüğe çare bulmuş gibi dolu dizgin dünya için çalışıyoruz.

Fakat zaman tezgahında hep tükenmişlik örüyor.

Bizler ayrımına varamasak da,

Bir gün geliyor her şey tükenip bitmiş.

Ömür yitip gitmiş.

İşte bu kaçınılmaz sonu bakın Üstat Cengiz Aytmatov nasıl dile getiriyor.

Gün gelir anlar ki insan, yaşadığı her şey bir yalandır. Geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır”   

Bizler yalan dünyanın renklerine kanıp,

Sonsuz zannettiğimiz bu hayatta eğleşe duralım   

Akıbetimiz kabullenmekte zorlandığımız yalnızlık olacak.

Bir de şayet yakalayıp keyfine varabildiysek…

Ve sonuçta ilahi aşka dönüştürme maharetini gösterme gayretinde olacağımız aşk kalacak.

Bu gerçeği görmek için müneccim olmaya da gerek yok.

Dedik ya “Sayılı gün çabuk geçiyor” erenler.

İşte tam da bu nedenledir ki zamanı iyi değerlendirmek, dolu dolu yaşamak gerek.

Dolu dolu yaşamaktan kastım ise yarenlerim;

Ömür denilen defterin her sayfasını

Dostluklar,

İyilikler,

Sevinçler,

Mutluluklar,

Paylaşımlar ile doldurabilmektir.

Gözü dönmüş ruh hali ile dünya malı kazanma peşinde ömrü tüketip,

Sonunda eli böğründe

Yalnız kalmamak adına uygulanacak doğru reçete tam da budur.

Güzel bakıp,

Güzel yaşayan,

Acı ve sevinçleri paylaşan,

Darda- zorda olana omuz verip,

Yokluk çekenle lokmasını paylaşan insanlar dolduralım hayatlarımıza erenler…

Pek tabii bizlerde öyle yaşamaya gayret edelim.

Hayatlarımızı maddi kazanımların gölgesinde tüketip,

Ömrün son demlerini yalnız ve çaresiz geçirmek istemiyorsak

Para kazanma gayreti yerine

Dost kazanma gayreti içinde olalım.

Özellikle salgın sürecinde görüp – şahit olduklarımız

Vefasız evlatlar,

Hayırsız akrabalar,

Paranın hiçbir mana ifade etmediği çaresizlikler…

Hayat denilen sayılı günün

Dünya malı ve dünyalık hırslarla harcanmayacak kadar değerli olduğunu

Bizzat yaşayıp tecrübe ettik.

Yaradan aşkına

Sayılı günleri bir kuruşunu dahi götüremeyeceğimiz

Boş kazanımlar için harcamak akıl karı mıdır erenler?

Bütün ezberlerimizi yeniden gözden geçirip,

Hayta dair doğrularımızı temize çekmek zamanı kanaatimce…

Önceliklerimizi yeni baştan listeleyip,

Gençlerin tabiri ile İN ve OUT larımızı yeni baştan dizayn etmek gerek.

İnsan dair değerleri önceleyip,

Körelen empati yeteneğimizi aktive etmek,

Hoşgörüyü yeniden hayatımızın temel olgusu yapmak

Bu puslu havada yapılabilecek en güzel davranış olur.

Aksi halde kaybedenlerden oluruz yarenlerim.

Belki bol sıfırlı banka hesaplarımız,

Ziyadesi ile dünyalıklarımız olur

Lakin sevgi  ve hasretle bağrına basacak sevdiklerimiz olmaz çevremizde.

Bizi her türlü kabul edecek,

Bize tahammül gösterecek sevdiklerimiz olmaz.

Arzu ettiğimiz huzuru asla yakalayamayız.

Henüz vakit varken

Gelin kulak verin bu çağrıya!

Bu fakiri dinleyin.

Zira zamanı durdurmak,

Yada başa sarmak mümkün olmuyor,

Gürkan Ofis Mobilyaları