KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


HİKAYELER MUTLU SON İLE BİTMEZ OLDU…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Hissiz ve gürültülü sesinden politikacının,

Ve dahi ürküten yalnızlığından soğuk söylemlerin,

İçimiz karardı vallahi…

Kapkara oldu yüreklerimiz!

Maddenin küflü nefesinden erenler…

Nereye yüzümüzü dönsek sorunlar yumağı…

Nereye baksak pervasızlık!

Havada ağır bir koku,

Zaman zehirleniyor sanki…

Mevsimler dönmüş sözünden.

Dünyanın hercai renkleri aklımızı çelmekte…

Yarın endişesi ile koşuş sa da benliğimiz,

Yarınlar uzak değil aslında dostlarım…

Tüm meşgalelerimiz basit ve sığ.

Çelişkilerimiz manasız ve ikircikli…

Hayallerimiz ise kör - topal bırakılmış.

Umutlarımız arazlı.

Sevgilerimiz dikenli,

Sözlerimiz boş,

Yaşantımız hızlı ve manasız,

Aklımız maddenin işgali altında…

Sanki biz biz olmaktan çıkmışız yarenlerim!

Sokaklarımızda kin ve nefret kol geziyor!

Aşık ve Maşuk’un arkasında,

Ölüm ve ayrılık tohumları filiz vermekte…

Aşkların ve âşıkların ömrü kısalsa da,

Gerçek aşklar nihayetsizdir.

Yarın hava puslu olsa da,

Kar yağsa da hüsn-ü niyetimize

Umut etmeliyiz güzellikler filizlensin diye…

Kabristanlar ne çok aşina yüze ev sahipliği yapıyor.

Kabristan bir ibret vesikası dil hanesinde.

Gidip de gelemediğimiz,

Gelip de ibret almadığımız bir kapı sonsuza açılan.

Hala biz ölmeyiz derdindeyiz,

DEHŞET!!!

Ölüm bize göre değil,

Ölüm hep başkalarına,

Hep onlara yanılgısında gafil benliklerimiz…

Ya da medet ummak da ölümden,

Düştüğü irin çukurunda debelendikçe Ademoğlu…

Bazen kurtuluştur ölüm,

Yepyeni bir hayattır bilene ve inanana.

Lakin yüklenmişse tüm insanlığın günahlarını omzuna

Anlamalı ki o gafil insan,

Bilmeli ki ölüm kurtuluş olamaz ona…

Ölüm çok yakın olsa da tercüme-i halimize

Vakit daralsa da ümit bakidir!

Ve zamanımız kısalsa,

Biz kısalsak ve daralsak da…

Yinede umut etmekte bu fakir güzellikler yeşersin diye…

Çocuktuk,

Çok küçük birer candık hani bir zamanlar!

Hayal bahçelerinde at koştururduk.

Tüm hikâyelerimizin ucunda,

Bütün oyunlarımızın sonunda

Ve dahi uykumuzda

Güzelliğe inanırdık…

Uçardık o masalsı salıncaklarda bambaşka diyarlara…

Gerçeklerlerle uyandık bir gün,

Apansız büyüdük!

Hikâyeler mutlu sona değil,

Hüzünlere sarkar oldu…

Bambaşka dünyalar yoktu artık!

Gerçek bir dünya vardı…

Siyah,

Gri renklerle kaplı

Uykularımız kâbusların işgalinde

Bizler o çocuk olmaktan çoktan vazgeçmişiz meğer

Büyük hayallerimiz yerine,

Büyük yalanlarımız oluşmuş yüz kızartan.

Büyük ihanetlerimiz,

Büyük günahlarımız,

Büyük hüzünlerimiz var artık…

Yüz çevirse de takvimler bizden dostlarım,

Zaman akıp gitse de ellerimizden,

Bu yorgun bedenlerde çarpmakta olan bir yüreğimiz var hala.

Hem de içerisine ne doldursan öyle atan bir yürek!

Ve dostlarım;

Gönüle gönül doldurmak gerek,

Yürek gönül olursa,

Gönül tamamını bulursa…

Güzel şeyler olur kanaatinde bu fakir…

Farkında olmadan hayallerimizin testisine ev, araba, para doldurmuşuz!

Terkisine günah ve ihanet yüklemişiz gönül küheylanlarımızın…

Hatır gönül nedir bilmeyene,

Merhamet nedir tanımayana,

Şefkat ve sevgi nedir hissetmeyene insan demişiz!

Onu adamlığın mertebesine çıkarmış

Ve bir de altına yanardöner koltuklar vermişiz böbürlenesi!

Derken bakmışız ki geriye bütün imtihanlarımız,

Bütün imkânlarımız, bütün inandıklarımız

 Uğrunda telaşlanıp adam sattığımız her şey dünyalık ve beş paralık…

“Faniyim, fani olanı istemem” dese de bir tarafımız,

 Ayrı düşse de kalbimiz ve aklımız…

Yinede vazgeçmemekte umut etmekten bu fakir…

Yarıda bırakabilir insan her şeyi…

Annemiz,

Babamız,

Kardeşlerimiz,

Yakınlarımız,

Arkadaşlarımız,

Dostlarımız,

Sevdiklerimiz,

Aşklarımız,

İşimiz,

Makamımız,

Paramız - pulumuz,

Bağlığımız -sıhhatimiz,

Dünümüz yarınımız,

Evimiz barkımız,

İtibarımız,

Şanımız şöhretimiz,

Çocuklarımız,

Duygularımız,

İnanıp önünde el pençe divan durduğumuz…

Her şey yarıda bırakabilir…

Ama…

O bırakmaz,

Allah hiçbir kulunu yarı yolda bırakmaz erenler!

Allah'a dön, sadece O'na yaslan

O'na söyle derdini…

Dua et!

Göreceksin…

Güzel yarınlar hep bizimle olacak…

Gürkan Ofis Mobilyaları