KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


H. Ali YILDIRIM


İDLİB’İN ÖNEMİ

YENİ DÜNYA - H. Ali YILDIRIM


(İlk Yayım:10.09.2018)

Sevgili okurlar, dünya meseleleri dön dolaş aynı yere geliyor, birileri çözümsüzlük istediği için olaylar aynı yerde patinaj yapıp duruyor. Bizim için stratejik öneme sahip olan İdlib te öyle, yine orası kaşınıyor. Hafızalarımızı tazelemek adına konu hakkında 2018 yılı Eylül ayında yazdığım yazıyı tekraren sunuyorum:

2011’de patlak veren Suriye Krizi devam ediyor. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Kandil’den sonra şimdi İdlib sorun oldu, Rusya ilk hava taarruzunu gerçekleştirdi. Bu arada TIR (Türkiye-İran-Rusya) İran’da bir araya geldi…

Daha önceki yazılarımda değindiğim gibi mesele sadece Suriye’den veya İdlib’ten ibaret değil. Meselenin Akdeniz olduğunu belirtmiştim. Akdeniz’de hâkimiyet çabaları var gücüyle devam ediyor. Baş aktör elbette ABD, kendi içinde din savaşları yaşadığı yazılıp çizilmekte. Katolikler, Evangelist ve Yahudi ortaklığı ile diğer protestanlar ülke yönetimini ele geçirmek için bir iç mücadelede olduğu dillerde… Katoliklerle Yahudilerin didiştiğini bilmeyen yok. Farklı görünümde bu kavga bizim gibi ülkelerin iç didişmelerine bile yansıyor. Didişenlerin çoğu bunun farkında olmasa bile. İçerde bir şey savunuyor ama bunun dünya ölçeğinde nereye denk düştüğünü bilmeyenlerin sayısının oldukça fazla olduğunu düşünüyorum… Evangelistler Rahip Brunson üzerinden seçimlere hazırlanıyor ve oy toplama gayreti içerisinde. Bunu da bilmeyen yok. Bu yüzden Brunson medyatik oldu. ABD’nin iç politik hesapları bu yüzden bizim de iç politik tartışmalarımıza esas teşkil ediyor. İster istemez kendimizi içinde buluyoruz…

Tekrar olacak ama: 21. Yüzyıl dünya düzeni henüz kurulamadı. Hâkimiyet savaşları devam ediyor. Dövizdeki yüksek artış sadece Türkiye’de değil, başka ülkelerde de mevcut. Amaçları hırpalamak ve ABD iç çekişmesinde belli bir tarafın yanında yer almamızı sağlamak. Türkiye özelinde ise eskisi gibi itaatkâr olmamızı sağlamak. Türkiye ise tarafını ortaya koymamış olmalı ki baskı sürüyor. Var gücüyle kabuğunu kırmaya devam ediyor, butik devlet olma teklifini reddediyor. Geçtiğimiz Cuma günü Milli Genel Maksat Helikopterinin test uçuşu yapılıyor. Güttüğü politika ile Akdeniz’de masaya çağrılmak istiyor. Bunun yüzyılın son fırsatı olduğu hesabı içerisinde. Akdeniz’den alınacak ekonomik pay ile Batıdan Doğuya kaymaya devam eden dünya güç dengesinde önemli bir yer edinmek istiyor. 

Almanya ve Fransa’nın Türkiye ile daha iyi ilişki kurmaya çalıştığı görülüyor. Bu da olacak şey değil ama oluyor. Demek ki dünya gerçekten değişiyor… Rusya Akdeniz’de dev bir tatbikat yapıyor ve inisiyatifi elinde tutmaya çalışıyor. Bu arada ABD’nin yine “Kimyasal Silah Yalanı” ile yeni bir oyun içinde olduğunu belirterek İdlib’te hava saldırısı düzenliyor ve oyunu bozuyor. Haberlere göre ABD Lazkiye’yi Esed’ten istiyor ama Esed kontrolün Rusya’da olduğunu belirtiyor… ABD iç politika savaşları sona ermeden dövizinde hırpalamaya devam edeceği gözüküyor… Bu kavgada Papanın ağırlığını koyacağı tarafın güçleneceği kanaati yaygın… 

İdlib’in Terör grupları (Yani ABD) eline geçmesi, önce Afrin’i sonra da Hatay’ı, daha sonra da Kıbrıs’ı tehlikeye düşürecektir. Bu da Akdeniz’e kıyımız olmasına rağmen sefalet çekmek anlamına gelebilir. Bu yüzden ŞER planlarının bozulması oldukça önem arz etmektedir. Bir şekilde İdlib’te güvenlik sağlanamaz ise kaos başlar, bizim açımızdan Akdeniz bizden uzaklaşmış olur ve şimdiye kadarki emekler zayi olabilir…