KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


CEYHUN ÜSTEN


İLETİŞİMİ KESMEYİN!

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Günümüz insanın en büyük eksikliğinin dinlemek olduğu kanaatine vardım.

Hep konuşmak,

Hep kendini ön plana almak isteyen yeni nesil insan

Verdiği her nefeste bencilliğini bütün evrene yaymak istercesine zavallı bir ruh halinde

Oysa doyumlu bir yaşam istiyorsak,

İletişime değer vermenin zorunluluğunu da idrak etmemiz gerek.

Demokratik bir toplum oluşturabilmek için,

Önce bireylerin günlük yaşamlarında,

Evinde,

İş yerinde,

Sokakta,

Kendisinin dışındaki diğer kişilerin görüşlerine saygılı ve hoşgörülü olmayı öğrenmeleri gerekir.

Zira ‘İletişim’ denen olgu

Hem kişisel - hem de toplumsal bir süreçtir.

Bu bilgiden hareketle ilişkilerin birinci kuralı ise

Muhatabı önemsemek ve onu sonuna kadar dinlemekten geçer.

Doğrusu küçük bir öz eleştiri yapacak olursak yarenlerim,

Benim bunu çok becerebildiğim söylenemez.

Özellikle dinleme kısmını.

Dostlarım;

İletişimde bilgi ve becerilerin arkasında;

Gönül zenginliği,

Sevgi,

Anlayış ve hoşgörü olmalıdır.

Bu temel olmadan her türlü iletişim becerisi,

Yalın ve anlamsız bir egzersizden ileri gidemez.

Bilinçsiz bir temel üzerine kurulmuş zenginlik,

Ben fakire göre dinamik gücünden yararlanılmayan bir çağlayan gibidir erenler.

İnsan iletişimi; hem kafa hem de gönül zenginliği ister erenler

Biri olmadan diğerinin etkinliği yoktur.

Ve hayatta hiçbir şey,

Anne baba olma işinden daha önemli olamaz.

Her anne baba hiç kuşkusuz çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmek ister erenler…

Onun başarılı ve mutlu olması için her fedakârlığa katlanır.

Çocuğun erişkin hayatında başarılı ve mutlu olması,

Hem bedenen,

Hem de ruhen sağlıklı olmasıyla mümkündür.

Bu gerçek herkes tarafından kabul edilmekle beraber,

Ne yazık ki çevremdeki gözlemlerime dayanarak söylüyorum ki dostlarım,

Çok az anne baba çocuğun ruh sağlığıyla yakından ilgileniyor.

Ama çocuklarımızın beden sağlığına gösterdiğimiz özeni ve zamanı,

Ruh sağlığı için de ayırmadıkça,

Onlar için hayal ettiğimiz geleceğe ulaşamayacağımız gerçeğini de aklımızdan çıkarmamalıyız dostlarım.

Bu çıkarımının gerekliliğini geçtiğimiz yıllarda Ankara’da yaşanan canlı bomba eylemleri sonrası çok daha net anladık.

Söz de din adına mücadele verdiğini iddia eden,

Son noktada insandan ölüm makineleri üreten kanlı bir terör örgütünün ağına düşmüş,

Gencecik bedenler,

Hayattaki en aziz şey olan kendi bedenlerini bombalayacak kadar kendilerinden uzaklaşabiliyorlar…

Ve olay sonrası aylardır kayıp olan çocuklarını aramak için telaşla güvenlik güçlerine başvuran anne babaların endişesi ‘İLETİŞİM’ olgusunun önemini bir kez daha gün yüzüne çıkardı…

Vakti ile çocuklarına gerekli hassasiyeti göstermeyen bu akılsız anne babalar,

Son bir telaşla çocuklarının bulunması,

Hatta onlarında canlı bomba olmamaları için yakalanarak tutuklanmasını istiyorlar…

Yarenlerim;

Uzmanlarında işaret ettiği gibi,

Çocuk eğitiminde amaç sağlıklı kişilik oluşturmak olmalı…

Yine uzmanlara göre çocukta kişiliğin temelleri ilk altı yıl içinde atılıyor ve kalıtımsal niteliklerle çevrenin etkileşimi sonucu biçimleniyor.

Anne babanın 0-6 yaş döneminde çocuğa yaklaşımları,

Çocuğun kişiliğinin şekillenmesinde esas kriteri teşkil ediyor.

İnsan yapısında var olan bazı özellikler eğitimle büyük değişmelere uğrayabiliyor.

Meselâ,

Korku’ her insanın içinde bulunan doğal bir tepkidir;

Fakat çocuğun aşırı korkak ya da cesur olmasını eğitim belirliyor.

Bütün bunların yanında şu da unutulmamalıdır ki,

Çocuk, anne babanın istediği gibi şekillendireceği,

Hamur gibi yoğuracağı bir nesne değildi…

İşte bu nedenle çocuğun hayatında ailenin yeri çok önemli.

Fakat anne babalar bu konuda yeterince bilgi sahibi olmadıkları için,

Okulun çocuğun eğitimi için yeterli olduğunu düşünüp,

Kendilerini biraz geri çekip sorumluluğu tamamen okula bırakmaktalar.

Oysa bu çağdaki çocuğun hareketliliğini,

İsteklerini,

Düşüncedeki serbestliğini düşündüğümüz zaman,

Okulun da - ailenin de tek başlarına yeterli olamayacağı aşikar.

Çocuk yetiştirirken anne babanın ve okulun iş birliği içinde olması,

Çocuğa eş mesajlar vermesi uyumun bozulmaması adına son derce ehemmiyetli…

Eğitimden beklenen faydaya en üst düzeyde ulaşmak için,

Anne – babalar eğitim sürecine aktif olarak katılmalılar.

Yapılan araştırmalar;

Ailenin eğitim sürecine katılımı ile çocuğun okula uyumunun ve kendine güveninin geliştiğini,

Derslerde başarı düzeyinin yükseldiğini gösteriyor

Sözün özü sevgili dostlarım;

Yaşadığımız tecrübeler bu konuyla ilgili yazılan çizilenler,

Çocuk yetiştirmenin kolay bir iş olmadığını gösterdi bize…

Anne babanın zaman zaman hatalar yapması,

Çileden çıkması,

Sabrının taşması çok doğal.

Hiç kimse kusursuz değildir.

Aslında aileler mükemmel olduklarında,

Çocuklar da mükemmel olmuyorlar erenler…

Mükemmel olmaya çalışıldığında çocuklarımıza daha çok zarar veriyoruz.

Uzmanlara göre çocuğun yetişmesine en uygun aile ortamı,

Anne babanın mutlu ve huzurlu olduğu ortamlarmış…

Mutlu anne baba, ruh sağlığı yerinde ve başarılı çocuklar yetiştiriyor.

Tabi manevi yönden de gerekli hassasiyetin gösterilmiş olması şart erenler…

Ve şu asla akıldan çıkartılmamalıdır ki,

Şayet çocuğumuz günün birinde bir ‘Terörist’ olarak karşımıza çıksın istemiyorsak

Şimdiden onunla iletişim kurmamız gerek…

Gürkan Ofis Mobilyaları