KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


İNSAN İÇİN ‘ÖLÇÜ KABI’ OLAMAZ DEDİK DE…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Bazı şeyler için artık sabrım yok; ukala biri haline geldiğim için değil, aksine hayatımda artık beni mutsuz eden ya da üzen şeyler ile vaktimi daha fazla kaybetmek istemediğim bir noktaya ulaştığım için…

Laf sokmalara, haddinden fazla eleştirilere ve hangi türden olursa olsun talep ve beklentilere artık sabrım yok.

Benden hoşlanmayan insanları memnun etmeye, beni sevmeyen insanları sevmeye ve bana gülümsemeyen insanlara gülümsemeye yönelik arzumu kaybettim.

Artık yalan söyleyen ve beni yönetmek isteyen insanlara bir tek dakika bile harcamak istemiyorum.

Oyunların, ikiyüzlülüğün, sahtekârlıkların ve ucuz övgülerin olduğu ortamlarda bulunmak istemiyorum.

Çokbilmişliğe ve akademik ukalalığa tahammülüm yok.

Aynı şekilde boş dedikodulara da bulaşmak istemiyorum.

Uyuşmazlıklardan ve karşılaştırmalardan nefret ediyorum.

Farklılıklardan, hatta zıtlıklardan oluşan bir dünyaya inanıyorum, bu nedenle katı ve toleransı olmayan olan insanlardan kaçınıyorum.

Arkadaşlıkta sadakatsizlikten ve ihanetten hoşlanmıyorum.

Birisine nasıl iltifat edileceğini ya da cesaretlendirmek için ne diyeceğini bilmeyen insanlarla bir arada olamıyorum.

Abartılar beni sıkıyor.

Ve her şeyin de üzerinde, sabrımı hak etmeyen hiç kimseye sabrım yok.

 

Sevgili Dostlarım;

Yukarıdaki metin son zamanlarda sosyal medyada sıkça yer bulmakta.

Sam Amca’nın torunlarına ait olduğunun altı çizilen metin her ne kadar benciliği teşvik eder görünüp, bizim ‘sevdiklerimiz uğruna gözü kapalı canımızı veririz’ hayat felsefemiz ile çelişiyor göründe de yine de değişen ve gelişen toplumsal düzende artık bizim hayatlarımızda da karşılık bulmakta kanaatindeyim.

Ben bazı bölümlerine yüzde yüz “EVET” diyemesem de,

Hatta ortaya konulan gerçekler acı da verse toplum olarak bu aşamalara geldiğimiz kanaatindeyim.

Gerçi sevgili dostum Banu Mertyürek Güler’in “Amerikan ekolü psikologların ‘Ben - Ben’ diyen ruh halleri de çok yorucu be… Hayatta hiçbir şeyin hele de insan söz konusu ise bir ölçü kabı olduğuna inanmıyorum” değerlendirmesindeki ‘İnsana ait bir ölçü kabı’ tespiti de son derece yerinde bir çıkarım da olsa; metropol yaşam tarzı denilen kent dayatmalarının birbirinin kopyası haline gelen kentli insan için artık ölçü denilebilecek benzer kalıplar oluşturmakta olduğu fikrindeyim.

Bizler hele de bizim kuşak ve öncesi yani moda tabirle x kuşağı (50 yaş ve üzeri) insanlarımız hep başkanlarını düşünmekten ve öncelemekten kendini hatırlamaz hale gelmiş olsa da, bir yer de dur demek gerek ereneler…

Bunu bize öğreten de kendi yetiştirdiğimiz Z kuşağının zıpçıktıları olmakta!

İlk bakışta basmakalıp ve bencilliğe teşvik eden gibi görünen bu metinde bu fakirin altını en çok çizdiği bölüm ise “toleransı olmayan insanlardan kaçınıyorum” şeklindeki ifade idi.

Evet hayata hep siyah ve beyaz olarak bakıp,

Hep “evet” ya da “hayır” diyen insanlardan uzak kalmak gerektiğine inanıyorum artık dostlarım.

Önceleri bu tarz insanlara karşı sempatim vardı.

Kendim uygulayamıyor olsam da,

‘Prensip Sahibi’ olarak gördüğüm bu kişilere saygı duyardım.

Ama artık öyle düşünmüyorum.

Hep köşeli parantez kullanmak,

Hayatı hep aynı açıdan değerlendirmek prensip falan değilmiş.

Fikri sabit,

Uzlaşmadan uzak,

Delegasyon’a kapalı…

Bu insan tipine karşı hiç tahammülüm yok artık!

Ve en önemlisi dostlarım;

Tükenen,

Bilinçsizce tükettiğimiz sabırlarımız.

Anne babalarımız da telkini ile ya da öğretmesi ile hep sabır gösterdik.

Hak edene de,

Etmeyene de…

Haklı olduğumuz konularda bile susup sabır çektik.

Lakin bu süreçte bizler de tükendik.

Artık tahammül limitimizi doldurduk erenler.

Hele de bizim iyi niyetli sabır göstermelerimiz karşıdaki insanlarca zayıflık olarak algılanıp kullanılmaya başladıkça…

İşin rengi hepten değişti.

Kesinlikle artık “sabrımı hak etmeyen hiç kimseye sabrım yok…”

Bu tespitleri herkes kendi penceresinden,

Kendi değer yargıları ile yorumlasın…

Kimseye diyecek bir şeyim yok.

Lakin ben fakirin çıkarımları da bu hal üzeredir.

Arz olunur efendim.

Gürkan Ofis Mobilyaları