KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


İNSANI İNCİTMEMEK…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


‘Dürüstlük adamlığın markasıdır!’

Son derece iddialı ve beylik bir laf öyle değil mi sevgili dostlarım?

Bu sözü aylar önce bir bayan köşe yazarından okuduğumda belki de söz konusu kardeşimizin tarzını da çok tasvip etmediğimden olsa gerek ahaliyi ekranlara kilitleyen içi kof dizilerden alınma bir replik gibi gelmişti bu fakir yareninize erenler...

Ancak aradan geçen ayların ardından bugün düşündüğümde bu dizi repliği izlenimi uyandıran söz, daha bir anlamlı, daha bir içerikli gelmeye başladı...

Dostlarım dürüstlük,

Adamlık,

Erdem,

Haysiyet,

Ahlak,

Verdiği özü tutmak,

Yani sözü senet saymak,

Yalan söylememek,

Mert olmak,

Civanmert olmak,

Delikanlı olmak,

Eşref-i Mahlûkat’ı bütün dünyanın üzerinde tutmak,

Ahde vefa hissine sahip olmak,

 Kadirşinas olmak vs…

Yani adam gibi adam olmak!

Yani hayata cesur bakmak, mertçe davranmak, yiğit olmak, yüreği sağlam olmak sanırım kadın erkek hepimizin kendimizde olmasını istediğimiz, etrafımızda aradığımız, olmasını arzu ettiğimiz vasıflar.

Lakin dostlarım bu üstün sıfatlarla şereflenemeyen nasipsizleri görmek insanı üzüyor.

 

Sözü senet sayan anne ve babaların çocukları olarak giderek soyu tükenen kel aynak kuşları misali koruma altına alınması gereken bizim kuşağımız bu özellikleri hayatın mayası addediyoruz.

Dostlarım eskiden bir insan bir sözünü tutamadığı zaman büyük bir mahcubiyet duygusuna düşüyordu da günümüz insanı neden bu kadar yüzsüz ve pervasız acaba?

Bu kadar kaypaklık neden bazı yüzleri kızartmaz oldu erenler?

Acaba dinimizi içselleştirememiş olmaktan kaynaklanabilir mi diye düşünmekten insan kendini alamıyor.

Yıllar önce ekranları parselleyen bir ateist felsefeci vardı ve birçok konuda fikirleri ben fakire ters olduğu için söylemlerini hiçbir şekilde tasvip etmezdim,

 Lakin bir sözünü hiç ama hiç unutamıyorum dostlarım.

Diyordu ki bu Bey; ” Dindar kimse erdemli, faziletli ve ahlaklı olmalıdır, olmak zorundadır!”

Sanırım bu cümlesine verilecek cevap ya da itiraz edecek bir yan yoktur çünkü gerçeğin ta kendisidir.

Cümle âlemi görmezden gel, yalan söyle, sözünde durma, sözünden cay, insanları sırtından hançerle, sarf ettiğin ve söylediğin bütün sözleri vaatleri inkâr et, kimseciklere merhamet etme, sadece kendi menfaatini düşün sonra kalk ben “dindarım” de!

Yoooo...

Yok öyle üç kuruşa beş köfte...

Ya söylediğin gibi olacaksın,

Ya da olduğun ne ise onu lanse edeceksin...

İçselleştirilmemiş,

Hayata geçirilmemiş,

Uygulanmayan dini bilgiler kimseye fayda sağlamaz!

Mesele bu kadar basittir erenler.

Zaten güvenilir olmak ben fakire göre adamlığın tamamıdır.

Bu toplumsal yaraya neşter atarken dostlarım,

Aslında bu yaranın hepimizin bir yerlerinde açıldığını,

Yıllardır farklı tezahürlerle kanadığını özellikle vurgulamak lazımdır kanaatindeyim.

Atalarımız da arifane söz ve insan üzerine çok şey söylemişler

Mesela “Hayvan yularından, insan sözünden tutulur.” demişler arif olan için ne büyük atıf...

Ve yine “Er olan sözünde durur”.

“Söz namustur.”

“Tükürdüğünü yalamak ( sözünden caymak) yiğide yakışmaz”.

“Sözünün eri ol!”

“Allah bir, söz bir!”

“Söz verme, verdinse dönme!”

“Sözümden dönersem kahpeyim!”

Sözün özü erenler verdiği sözden dönmenin,

Verdiği sözü unutmanın ruhi bir arızadan kaynaklandığını,

Bir çeşit kişilik bozukluğu olduğunu söyleyen Psikiyatr Prof. Dr. Arif Verimli bu hastalığı

“Bodlerline Kişilik Bozukluğu “olarak tanımlıyor ve en önemli belirtinin ise duygu ve algılarındaki “Tutarsızlık” olduğunu belirtiyor.

Yani verdiği sözden cayma,

Duygularda tutarsızlık,

Davranışlarda dengesizlik

Dün söylediğini bugün inkâr eğilimine giren garip bir ruh hali!

Verdiği sözde duran,

Sözü senet sayan,

Ahde vefa gösteren insan sayısı yok denecek kadar azaldı dostlarım.

Kandıran kandırana,

Aldatan aldatana,

İhanet eden edene!

Gittikçe küçük düşünen,

Küçük yaşayan,

Küçük bakan,

Küçük kararlar veren,

Küçük yalanlar söyleyen bu tiplerin varlığını bilmek, görmek, duymak, işitmek, şahit olmak dil hanemizi yaralasa da ümit var olmalıyız...

Allah dostlarının, erdemli ve faziletli insanların da çevremizde olduğunu bilmenin güvenini, ümidini ve şükrünü kaybetmeden, bizler de en küçük sözümüzü bile tutmanın gayreti içinde olmalıyız.

İnsanı incitmemek en büyük meziyetimiz olmalı yarenlerim

Sözü senet sayan insanlardan feyz almak dileği ile…

Gürkan Ofis Mobilyaları