EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


İNSANLAR, BAYRAMLAR VE ANLAMLAR?

Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


Değerli dostlar, ağustos ayının da sonlarına geldik. Zaman da adeta ışık hızında ilerlemektedir. Bir bayramı da geride bıraktık. Ülkemizin farklı yerlerinde ara sıra yağmur yağsa da bir taraftan sıcaklıklar da tipik yaz değerindedir. Tatil mevsimindeyiz.  Pek çok kimse de şu sıralar tatildedir. Tatilin tadını çıkarmaktadır.

Ülkemizin ekonomik sıkıntıları kısmen de olsa devam etmektedir. S-400 füzeleri de bir taraftan gelmektedir. Doğu Akdeniz´de petrol ve doğal gaz arama konusu ile ilgili anlaşmazlık henüz çözülememiştir. Suriye´den ve diğer ülkelerden gelen göçmenler ile ilgili sorunlar da tam olarak halledilememiştir. Yaşam bir manada sorun demektir. Yaşamak ise sorunlara çare bulmak olsa gerektir?

Tüm bunlara rağmen bir bayram daha geride kaldı ve bitti. Zaman ise şükür bitmedi. Hâlâ devam ediyor. Yaşam da devam ediyor. Kimileri için yaşam sona erse de zaman ve yaşam adeta birlikte hareket ediyor. Sıkıntılarla birlikte, yaşamak yine de güzel olsa gerek deniyor. Allah herkese sağlıklı uzun ömürler versin. Hastanelerde şifa bekleyen pek çok hastalara da... Dualarımız tüm hastalar için. Borçlular ve darda kalanlar için de?

Ülkemizin bayramları kutlama konusunda da değişime uğradığı bir gerçek. Eskiler; nerde eski bayramlar derdi de pek anlayamazdık. Onların o dönem şikâyetleri değişimle birlikte belki de biraz da yaşlılıktan kaynaklı olsa gerek. Hâlbuki bu dönem, çocukluğumuzdaki bayramlara göre çok daha derin farklılıkların oluştuğunu düşünmekteyim ve gözlemlemekteyim.

Çocukluğumuzda bir mahallede herkes birbirleriyle bayramlaşırdı. Hatta nerdeyse tüm şehir bayramlaşırdı. Bayram havası tüm toplumu etkilerdi. Şimdilerde ise bayramların birazda tatil havasına çevrildiğini görmekteyim. Bu konuda toplumda ciddi değişimlerin oluştuğunu da gözlemlemekteyim. Daha öncede de belirttiğim gibi her konuda olduğu gibi bu konuda da değişim ve dönüşüm kaçınılmaz bir gerçek. Ancak bazı değerlerin korunmasının, toplumu bir arada tutan yapıştırıcıların korunması anlamına geldiği de unutulmaması gereken başka bir gerçek. Bayram gibi etkinliklerin kutlanma biçimleri zamana göre değişse de özünün korunmasının önem ifade ettiği de vurgulanması gereken diğer bir gerçek.

Değerli dostlar, malumunuz üzere ülkemiz ve toplumumuz pek çok aşamalardan geçerek ve değişerek bugünlere gelmiştir. Hiçbir şey bir anda bir yerden başka bir yere gidemez veya gelemez. Belli iki nokta arası belli bir süre ile katedilir. Kateden ışık da olsa. Yaşam bu hususta zaten bir süreçtir. Bu süreç kıyamete kadar hep devam edecektir. Sürecin iki önemli parametresi vardır. Bunlardan biri değişim diğeri ise zamandır. Başka bir ifadeyle, süreçler belli sürelerle ilerlemekte; aynı zamanda değişime de uğramaktadır. Zaman ve değişim engellenemez iki mefhumdur. Değişimin hızı toplumsal yapının özelliklerine bağlı olarak değişse de zamanın ilerleme hızı, makro dünyada olgulardan bağımsız olarak sabit kalmaktadır. Bu hususta zamana müdahale söz konusu olamamaktadır. Tersine, zamanın olgular üzerindeki etkisi oluşmaktadır. Zaman her şeyi değiştirir ifadesi, zamanın olgular üzerindeki etkisini yansıtması açısından anlamlıdır.

Değerli dostlar, her şeyde olduğu gibi bayramlar da değişmektedir. Bayramlara yüklenen anlamlar da nesillere bağlı olarak değişime ve dönüşüme uğramaktadır. Bu konuda, gelenler hep gidenleri aratmaktadır. Hele hele belli bir yaşa gelince de anlam kaymalarının kişiler üzerindeki etkisi daha da farklı olmaktadır. Geçen bayram olup da bu bayram olmayanlar ile uzun süreden beri olmayanların hasreti gün geçtikçe hep artmaktadır. Madde ve enerji sabit kalsa da nüfus artmakta, yaş ilerledikçe de yalnızlık artmaktadır. İnsanlar dostlarını daha çok genç iken kazanmaktadır. Belli bir yaştan sonra dostluklar pek ender olarak gelişmektedir. Bu bakımdan halk arasında her şeyin yenisi, dostların ise eskisi makbuldür sözü; ortaya konmaya çalışılan gerçeğin diğer bir ifadesidir. Belli yaşa gelenlerin, dostlarına önem vermelerini ve onları kaybetmemelerini tavsiye ederim. Hatta bir Fransız yazara göre yaşlıların doktorlarını da kaybetmemesi tavsiye edilmektedir.  Zaman ve yaş işte böyle bir şey olsa gerektir. Yaşama yüklenen anlamı da değiştirmektedir.

Değerli dostlar, bayramlar değişiyor desek de aslında değişen bayramlar veya kavramlar değildir. Değişen, insanlar ile bayramlara ve kavramlara yüklenen anlamlardır. Toplumsal olarak eğitim düzeyimizin daha düşük olduğu dönemlerde, okullarda ve çevrede ülkemizin kültürel seviyesinin artması için birkaç neslin değişmesi gerektiği, hep söylenirdi. Şükür, bugünlerde eğitim ve kültürel seviyemiz; her açıdan olmasa da yine de eskiye nazaran daha yüksektir. Kaldı ki bizim zamanımıza göre birkaç nesil de değişmiştir. Eski nesiller de gitmiştir. Şimdi anlıyorum ki onlarla birlikte başka şeyler de gitti. Bayramlar gibi ortak toplumsal değerlere verilen anlamlar da geriye dönmemek üzere, o nesil ile birlikte gitti. Belki de bitti. Çok eğitimli değillerdi ancak yaşam ile ilgili olarak cahil de değillerdi üstelik onlar arifti. Toplumsal yapının ve ortak değerlerin korunması açısından şimdikilerden daha hassastılar. Kişisel ilişkileri daha sağlamdı. İletişime daha çok önem verirlerdi. Çok zengin değillerdi ancak gönülleri zengindi. Çok malları yoktu ancak az ile kanaat ederlerdi. Şairin de dediği gibi iyiler iyi atlara binip gittiler. Aslında geriye pek çok şey de bıraktılar. Mal olmasa da zengin bir kültürel miras bıraktılar. Şimdikiler ise sanki onların kıymetini tam manasıyla bilemediler veya anlayamadılar? 

 

Hoşça kalın?