KANUN VAR, NİZAM VAR! GÖZ VAR, İZAN VAR!
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 11.12.2018 00:00:03 / 515okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, daha öncede belirtmiştik; içinde yaşadığımız dünyada ve dünyanın da içinde bulunduğu evrende, pek çok kanun var. Bunların bir kısmı büyük kanunlar olmakla birlikte, diğer bir kısmı da küçük kanunlardır. Büyük kanunlar, tabiri caizse evrenin anayasasıdır. Diğerleri de tabiri caizse kanun hükmündedir. Kanunlar, anayasaya aykırı değildir ve olamazlar. Evrende de böyle bir hiyerarşik yapı var. Aksi takdirde, düzen yerine düzensizlik egemen olurdu. Anayasa denilen bu kanunlar, temel fizik yasalarıdır. Bunlar, hareketin ve hareketsizliğin, enerjinin, maddenin, elektrik ve manyetizmanın yasalarıdır. Hareketin üç tane, enerji ve sıcaklık ile ilgili dört tane, bir tane de maddenin korunum yasası vardır.  Ayrıca, elektrik ve manyetizma yasalarını da ifade etmek gerekir.

Makro evren yani görünen evren, bu yasalar tarafından mükemmel şekilde yönetilmektedir. Bunlar, adeta şaşmaz şekilde evreni yönetmektedir. Evrende, bu yasalara aykırı olaylar şimdiye kadar gözlenmemiştir. Dolaysıyla, bunlar kuramsal olarak değil, gözleme dayalı olarak ortaya konmuştur. Aynı zamanda, bir anlamda, yaşamın da kanunudurlar…

Sosyal yaşam yani insanoğlunun içinde bulunduğu alan, bu yasalar tarafından yönetilmeseler de bunlardan oldukça fazla etkilenmektedir. Yaşam bir anlamda, bunlar tarafından çerçevelenmektedir. Yani sınırlandırılmaktadır. Bu sınır, aynı zamanda evrenin de sınırıdır, evrenseldir.

Toplumsal, ekonomik veya diğer alanlarla ilgili düşünce ve öğretilerin; felsefi bir zeminde ifade edilmesi ve bilimsel olabilmeleri için, yukarıda belirtilen genel yasalara uygun olmaları gerekmektedir. Bunlar, yasalara uygunsa taban bulabilirler, yoksa bence bulamazlar. Bulsalar da ömürleri uzun olamaz. Zira hayatın olağan yani doğal bir akışı var. Bu akışa uygun olanlar uzun, uygun olmayanlar da kısa ömürlü olacaktır. Bu bakımdan, bu yasaların ayrıca böyle bir boyutu da söz konusudur. Bunlar, hayatın olağan akışının belirlenmesi açısından da bir temeldir. Bu yüzden, bu yasaların ve diğer bazı kanunların bilinmesi, sadece fizikçilerin, mühendislerin veya diğer meslek insanlarının meselesi değil; aynı zamanda sosyologların, felsefecilerin hatta ekonomistlerin ve diğer alanlarda çalışanların da meselesidir. Nihayetinde fizik, sosyal, ekonomik ve diğer alanlar evrenin farklı birer parçalardır. Evren ise bütündür.

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi mademki evrenin çarkları yasalara göre dönüyor, bunlar anlaşılmadan ve bunlara dayandırılmadan ortaya konan düşünce ve teorilerin gerçeği tam olarak yansıtması mümkün olmayacaktır. Bu yüzden, bu yasaların tüm ilk ve orta öğretimde de öğretilmesi büyük önem ifade etmektedir. Eğitim müfredatlarının, bu alanla ilgili olarak da revize edilmesinin veya genişletilmesinin faydalı olacağını düşünmekteyim.

Türk toplumu olarak, sosyal dünyadaki olayları daha çok sosyal ilişkiler üzerinden anlamaya ve anlamlandırmaya daha meyilli olduğumuz bir gerçektir. Olayların arkasında yatan fiziksel yasaları ve bunların etkisini zaman zaman görememekte veya önemsememekteyiz. Yukarıda da ifade ettik, ister fiziki düzenler olsun, ister sosyal veya ekonomik düzenler olsun, tüm düzenlerin etkilendiği diğer bir deyişle tüm düzenleri etkileyen kanunlar var. Eskilerin deyişi olan ancak eskimeyen; kanun var, nizam var ifadesi bu manada bu yasaları ve düzeni yansıtması açısından evrenseldir. Dolaysıyla, insanoğlu da bu nizamı yani bu düzeni ve düzeni yöneten kanunları gözlemiş ve onları izan etmiş yani kavramıştır. Bize düşen görev de bunları en iyi şekilde anlatacak yapıları yani mizanları tesis etmek ve bunların ne derece hayati olduğunu, özellikle de geçmişi ve bugünümüzü geleceğe taşıyacak olan nesillere aktarmaktır. Bu konuda sosyal bilimcileri özellikle de felsefecileri tebrik etmek istiyorum. Onların meseleleri kavrayış biçimleri ve yaklaşımlarından çok şey öğreneceğimizi düşünüyorum. Onların da bizlerden özellikle doğa yasalarının işleyiş tarzı ile ilgili konularda öğrenecekleri pek çok şeyler var. Bu konuyla ilgili, ortak alanlar tesis edilebilir.  

Eskiler; kanun var, nizam var; göz var, izan var (veya göz var, nizam var) deyimlerini genellikle yanlış veya hatalı uygulamalar karşısında kullanırlardı. Karşılaştıkları yanlış ve hatalı uygulamaların genel kabul görmüş kurallara aykırı olduğunu, bir hata olduğunu belirtmek için bu deyimleri çok sık olarak ifade ederlerdi. Bu bakımdan; sosyal, ekonomik ve yaşamın diğer alanlarında mutlaka evrensel yasalara uygun yapıların tesis edilmesi gerekmektedir. Yaşamın doğal akışı ile uyumlu olmayan, çelişen sistemler veya kurumlar varsa da onların da revize edilmesi gerekmektedir. Böylelikle; kurumsal yapı, işlevsellik, verimlilik ve süreklilik vb. özellikler de sağlanmış olur. Aksi takdirde bu yasalara rağmen veya bunları ihlal eden sistemler veya kurumlar tesis etmek, kurumsal olamama, işlevsizlik, verimsizlik ve süreksizlik vb. olgular doğuracaktır. Zira insanoğlu, henüz bu yasaları aşacak bir yol şimdiye kadar bulamamış, bundan sonra da bulması pek olası görünmemektedir.

Değerli dostlar, salt bir boyuta göre sistemleri modelleyerek açıklamaya çalışmak da sadece o boyut açısından bir yaklaşım olsa gerek. Hâlbuki bir sistem aynı zamanda bir bütünlüğü de ifade etmektedir. Bütünsel yaklaşım, bu noktada daha gerçekçi ve sistemin bütünlüğünü temsil etme noktasında daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Buradan, tüm sosyal ve fen bilimcilerine sesleniyorum; bütünsel ve sistemsel yaklaşımı hep birlikte pek çok disiplinleri kapsayacak şekilde oluşturmalıyız. Bu hususta bir paradigma (değerler dizisi) değişimine ihtiyaç duymaktayız. Zira madem kanun var! Nizam var! O halde, göz de var! İzan da…

 

Herkese izan dolu bakışlar dileyerek; bu gün de hoşça kalın…

Anahtar Kelimeler: KANUN, NİZAM, İZAN
Yazarın Diğer Yazıları
KİME HANGİ BİLGİ GEREKLİ… (23 Nisan 2019 - Salı)
TÜKETEN İNSAN TÜKENEN CİHAN… (20 Nisan 2019 - Cumartesi)
KARADELİĞİN FOTOĞRAFI (18 Nisan 2019 - Perşembe)
YAPAY ZEKÂDAN DOĞAL ZEKÂYA (13 Nisan 2019 - Cumartesi)
TV KANALLARINA (AKADEMİK) BAKIŞ (09 Nisan 2019 - Salı)
HATA YAPMANIN YOLLARI (02 Nisan 2019 - Salı)
HAYATIN ÜNİVERSİTESİ OLUR DA… (28 Mart 2019 - Perşembe)
PARANIN KANUNU (26 Mart 2019 - Salı)
KIYAMETİN ENTROPİSİ (23 Mart 2019 - Cumartesi)
KÜRESEL ISINMA KÜRESEL BOZUNMA (21 Mart 2019 - Perşembe)
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
23 Nisan 2019 Salı
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL