KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


KARAR VERMEK?

Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


Değerli dostlar, yaşamda en zor olan hususlardan biri de bir konu veya olay hakkında farklı seçenekler arasında seçim yapmaya dayalı olarak karar vermektir. Karar vermek, yaşamda zorlandığımız eylemlerden biridir. Zira bazen bazı konularda zor kararlar veririz. Verirken de zorlanırız hatta sıkıntı çekeriz. Bir Alman Atasözünde de ifade edildiği üzere; karar vermek en zor şeydir. Buna rağmen, günlük yaşam sürekli karar vermeyi gerektiren yapı içerisinde gelişir ve devam eder. Dolayısıyla karar vermek, yaşamda sürekli karşı karşıya olduğumuz bir eylemdir.

Yaşamda bazı şeylere de bizler karar veremeyiz. Bunlar bizim kararımıza bağlı değildir. Batılı bir filozofun ifadesiyle; bunları kader belirler. Örneğin anne ve babamızın, kardeşlerimizin, akrabalarımızın kimler olacağını, hangi milletten olacağımızı, cinsiyetimizibizler belirleyemeyiz. Bunlar yaşadığımız evren içerisinde, diğer başka faktörlerin etkisiyle gelişen bir yapıyla meydana gelmektedir. Yapının birçok özelliği olsa da genel olarak bunları kader dairesi içerisinde değerlendirmek mümkündür.

Değerli dostlar, yaşamda kararlara bağlı olmayan olguların dışında gelişen pek çok olayda seçimlerin rolü vardır. Bunların pek çoğu kararlaragöre oluşur. Onlardan etkilenir. Bu olaylarda kararların rolünün etkisi %100´dür diyemesek de oluşumlarında kararların ve sonucunda oluşan seçimlerin önemli rolü vardır diyebiliriz. Zaman zaman neyi ne kadar seçsek de bunların dışında gelişen olağan dışı, beklenmeyen olaylar da yaşamda oluşabilir. Allah korusun! Beklenmedik hastalıklar, kazalar vb. olaylarda bu açıdan seçimleri etkilemekte hatta bazen onları anlamsızlaştırmaktadır bile. Bunlar maalesef yaşamda oluyor. Arzumuz ve dileğimiz hiç olmasın veya en az olsun.

Yaşamda; okul seçimi, eş seçimi, iş ve meslek seçimi, arkadaş seçimi ve benzeri şeyler yaşamı önemli derecede etkileyen kararlardır. Ancak yaşamı bu kadar derin etkilemese de bu kadar ağırlıkta olmasa da yaşamda çoğu zaman, daha küçük olaylarla ilgili seçim yapmaya dayalı olarak kararlar vermek durumu da oluşmaktadır. Hem de sürekli. Günlük yaşamda, karar vermek ile ilgili pek çok hadiseyle karşı karşıya kalmaktayız. Bu da insanoğlunu zorlamakta ve seçimle ilgili ortaya çıkabilecek sonuçlarla alakalı olarak farklı sıkıntıların yaşanmasına neden olmaktadır. Bu durum olağan olarak, herkesin yaşamında, hep oluşmaktadır?

İnsanoğlu karar verirken neden zorlanır? Bunun en temel nedeni nedir? Diye sorulabilir. Bence burada iki temel neden var. Birincisi, yaşamın kaotik yani bir anlamda belirsiz olmasıdır. Gelecek net değildir. Halk arasında da sık sık tekrarlanan yarının ne getireceği belli olmaz sözü tam olarak bu manayı ifade etmektedir.Kaldı ki yarının olacağı bilinse de yarının kimler için olacağı bile belirsizdir. Belki de yarın kimilerimiz için olmayacaktır. Olsa da belki de beklenenin dışında, beklenmeyen olayların meydana geldiği bir yarın olacaktır?

Şirketler yatırım yaparken mutlaka beklenmeyen giderler adında bir kalem açarlar ve oraya belli bir bütçe ayırırlar. Çok önceleri Kalkınma Bankasında çalışırken; bir şirketin değerlemesi ile ilgili olarak, mali inceleme yapan birarkadaş; şirket ile ilgili olarak yazdığı rapora, teknik uzmanların dikkatlerini çekmesi açısından: şirketin beklenmeyen giderler kaleminde beyan ettiği harcamalar, aslında beklenen harcamalar olup, teknik uzmanların dikkatli incelemesi gerekmektedir şeklindeki notu bana çok ilginç gelmişti. Arkadaşa göre söz konusu harcamalar, aslında beklenen harcamalar olup, şirket bu konuda hatalı beyan vermişti. Harcamaların mahiyetini tam hatırlamıyorum. Ancak arkadaşın yaklaşımını çok ilginç bulmuştum?

Ne yazıkki yaşam arkadaşın şirket ile ilgili tespiti gibi olmuyor. Yaşamda, beklenen şeyler olabildiği gibi beklenmeyen şeyler de olabiliyor. Hatta çoğunlukla hep beklenmeyen şeyler oluyor. Belki de bekleneni biz beklemiyoruz. Bu açıdan pek çok şey beklenmedik olaylar üzerinden gelişiyor. Beklenmeyenler beklenenlere dönüşmekten ziyade, çoğunlukla beklenenler beklenmeyenlere dönüşüyor. Örneğin giden gelmiyor.

Karar vermenin zorluğunun ikinci önemli nedeni de seçilmeyen seçeneklerden vazgeçmektir. Bir mesleği seçmek, diğer mesleklerden vaz geçmektir. Bunlardan vazgeçmek ise seçimin alternatif maliyetidir. Burada fayda maliyet oranı önemli olmaktadır. Bu durum, atılan taş ile ürkütülen kurbağa arasındaki ilişki gibidir. Bazen insanlar, seçimleri dolayısıyla, seçmediklerinden kaynaklı olarak yaşam boyu ağır bedeller ödemek zorunda kalabiliyorlar. Bedeller, yanlış seçimlerin yaşama olumsuz yansımaları olarak tanımlanabilir. Pek çok insandan keşke bunu yapmasaydım, keşke şunu yapsaydım, keşke bu işe girmeseydim türünden duyduğumuz sözler, bir anlamda kararlar sonucunda oluşan seçimlerin, kişilerde geliştirdiği sıkıntı ve pişmanlık ifadeleridir. Belki de bunlardan kaynaklı kayıplardır.

Değerli arkadaşlar, ömür kısa, meseleler ise bitmek tükenmek bilmez şekilde devasa. Yaşamın yapısı da böyle. Yapıyı anlamak, yaşamın anlamını kavramak açısından önemlidir. Ancak yapının anlaşılması da her zaman mümkün olmuyor. Zira yapı net ve açık değil. Daha çok Picasso´nun tablolarındaki resimlere benziyor. Onlar gibi karmaşık. Yapıyı netleştirmek, daha çok insanoğluna düşmektedir. Yapıyı netleştirenler daha avantajlı duruma gelebilmektedir. Netleştiremeyenler de daha çok sorunla mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Kaldı kiher şey net olarak algılansa bile,bu durum her şey mükemmel olacak anlamına gelmiyor. Yaşamı etkileyen diğer pek çok parametre de mevcuttur. Bu bakımdan yapıyı anlamak,en azından sorunların azaltılması açısından önem ifade etmektedir.

Sonuç olarak, yaşam öyle de böyle de geçip gidiyor. Tüm insanlığın ortak kaderi bellidir. Yaşamda bir şeyi denemeden de sonucu anlaşılamıyor. Yaşam ileri doğru gidiyor, geriye doğru anlaşılıyor. Bazen denemelerin bedelleri de ağır oluyor. Bu açıdan, insanoğlu karar verme konusunda zorlanıyor?

Her şeye rağmen, yaşamın çarkları dönüyor ve devam ediyor. Böyle gelmiş böyle gidiyor. Belki de her şeyi de çok takmamak gerekiyor. Nihayetinde uzun vadede, herkes ölüyor. Bunu kimimiz biliyor, farkında olarak davranıyor; kimimiz de biliyor, farkında değilmiş gibi yaşıyor.  Yaşarken zorlansak da hep kararlar verip seçimler yapıyoruz. Yapmak zorundayız. Yaşamın kaderi bu. Kanunu bu. Karar vermek zor olsa da bundan daha da zoru, karar verememe yani kararsız kalma olsa gerektir. Hani diyorlar ya en kötü karar, kararsızlıktan daha iyidir. Sağlık olsun. Olduğu kadar, olmadığı da kader diyor; bendeniz de herkese bol sağlıklı ve huzur dolu günler diliyor?

 

Hoşça kalın?