EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


CEYHUN ÜSTEN


KORKMUYORUM ‘KORKAK’ OLMAKTAN!

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

“En sevdiklerim” diye tanımladığımız insanların,

Bize vurmuş oldukları

Cesaretimizi örseleyen zincirleri  kırabiliyor muyuz?

Bir kalemde silip,

Kolayca hayatımızdan çıkartabiliyor muyuz?

Her türlü kızgınlığı,

Ve dahi kırgınlığı sineye çekip,

Hiçbir şey olmamış gibi yola devam edebiliyor muyuz?

Bilemiyorum!

Kendi soruma cevap bulamıyorum erenler…

Sanırım kırgınım,

Sanırım kızgınım!!!

Her türlü kızgınlığı,

Her türlü kırgınlığı hemen unutmak,

Zannımca çok kolay değil yarenlerim.

En azından benim gibi bir için zor.

Hayır asla kindar değilim.

Ancak kızgınlık neyse de,

Kırgınlıklarımı kolay atlatamıyorum.

Zaten böyle durumları kolayca savuşturmak da çok büyük cesaret,

Ve dahi geniş yürek ister.

Ve yokluyorum da kendimi…

O Cesaret’ te

Geniş yürekte bu fakir de mevcut değil gibi…

Peki nedir cesaret?

Hiç düşündünüz mü erenler?

Aslında kontrolsüz bir şey olsa gerek bu cesaret

Ya da korkunun kaynağına zıt bir ilke…

Kim için cesaret ?

Ne için cesaret ?

Korkaklık daha nurludur ben fakire göre

En azından ego denen zırvalamayla değil ortaya çıkışı…

Kendimizle ilgili insani bir duygu

Haaa…

Ben cesaretli miyim?

Ya da bu söylediklerimle çelişiyor muyum?

Pek tabii…

Çünkü bende sizden biriyim işte;

Ama en azından görebiliyorum cesaret denen şeyin yanlışlığını,

Ve dahi saçmalığını…

İnsanların her şeye rağmen cesur addedilen kişileri sevmelerini,

Her ortamda ilgi odağı yapmaları,

Doğa kanunu gibi bir olgu olmuş toplumsal yaşamımızda

Ancak bütün bu gövde gösterilerini ben fakir anlamsız bulmuşumdur her daim…

O nedenle sorgularım kendimi zaman zaman;

 Yoksa ben bir korkak mıyım diye …

Ve hep şu cevapla noktalarım sorgulamamı…

Beli ki korkağım !

Lakin korkmuyorum korkak olmaktan,

Yada bunu  dünyaya haykırmaktan….

Beni yaptıklarımla sürekli sorgulayan,

Eksiklerimi ve fazlalarımı yüzüme vuran; 

Bana yakınmış gibi görünen çevremin inadına

Olayların tamamen dışında birine bunları söylemek  

Birazcık içimi döküp rahatlamak istedim sanırım yarenlerim…

Yaptım da ama o da bir insandı işte kaldıramadı cümlelerimin ağırlığını

Yinede cesaret denen şeyi bende bir o sorgulamadı

Olmadı …

Olamadı …

Olamazdı da …

Çünkü korkaklığımın tersini gösterme çabası sadece egom içindi

Ve ben nefretimi uygulamaya sokmaktan nefret ediyorum.

Sonra vicdan;

Vicdan denen şeyle karşı karşıya kalmak,

Sanırım en dayanılmaz bu…

Cesaretmiş …

Saçmalamayın Allah aşkına…

Cesaret denen şey tamamen egoist yaklaşımlar içerisinde boğulmuş

Bir korkağın uydurmasından başka bir şey değil!

Evet korkağım …

Evet mutsuzum…

Ama onuruma sahibim….

Onurluyum,

Dürüstüm,

 Vicdan sahibiyim…

Bütün bu erdemlerden sonra

 Birde “CESURUM” demek gibi artıya ihtiyaç duymadığımı hissediyorum.

Vicdan sahibi olmak,

Allah  korkusu taşımak

Benim hayat felsefemde;

İhtiyaç duyduğum kapıları açmaya yeterli oluyor sevgili dostlar…

Don Kişot’luk yapmak,

Ahmakça cesaret gösterilerine soyunmak

Doğrusu hiç bana göre değil…

Hele de bunu birilerinin iltifatına mazhar olmak için yapacak kişi hiç değilim.

İnsan olmak;

Ve dahi  baktığım her yerde,

Gördüğüm her şeyde ilahi izleri bulmak

 Ziyadesi ile cesurca geliyor bana .

Ve şu sözü asla unutmuyorum

“Cesaret ölmekle değil, yaşamakla ölçülür”

İnsanları kırmakla,

Küçük görmekle değil,

Gönüllerini yapıp,

Onore etmekle ölçülür…