KUTÜL AMARE, BİR ÇEŞME-BİR KAYSERİLİ, BİR DE SÜMERLİ
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 1.12.2018 00:00:03 / 573okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, fizik evrende dört parametrenin varlığı oldukça önemlidir. Bunlar mekân ve zamana ait parametrelerdir. Mekânın parametreleri bağıl olarak değişmese de zaman parametresi hep değişmektedir. Mekân bağıl olarak hep yerinde kalsa da zaman hep ilerlemektedir. Ne yazık ki ömür sermeyesi de hep gerilemektedir. Ömür sermayesi bir gün tükenecek olan insanoğlu, mekânda baki olmasa da hoş sedası gök kubbede baki kalacak; kendisi unutulsa da hoş sedası unutulmayacaktır.

Bu gün sizlere, kendisi unutulmuş ancak hoş sedası unutulmamış, yaklaşık 1801-1883 yılları arasında yaşamış, Kayserili bir dededen bahsedeceğim. Dedenin adı Seyit Mehmet Ağa. Çok ilginç bir de hikâyesi var. Hikâyesini bir rastlantı sonucu öğrendim.

Bir gün bir TV kanalında, Kayseri´deki tarihi eserlerle ilgili bir belgesele rastladım.  Bu belgesel, ülkemizde bulunan tarihi yapıları tanıtıyordu. O gün de belgeselde, Kayseri´de 1882 yıllı civarında yaptırılan tarihi bir camiden bahsediliyordu. Konu hem Kayseri hem de geçmiş ile ilgili olunca, ben de merak ettim ve belgeseli izlemeye başladım. Programdan edindiğim bilgileri de sizlerle paylaşmak istedim. Böyle bir hikâyeyi de o zamana da kadar hiç duymamıştım. Kitaplarda da rastlamamıştım.

Eğitimin, kuşkusuz evrensel bir yanı olmakla birlikte, yerel tarafını de ihmal etmemek gerekir diye düşünüyorum. Eğitim programlarımızda, yaşanılan yerlerin tarihi ve yerel değerleri ile ilgili bilgilere de yer verilirse, yerellik ile evrensellik arasındaki farklılık ya da benzerlik ilişkisi daha da kolay kurulmuş olacaktır diye tahmin ediyorum.

Dostlar, tekrar konumuza dönersek. Programda anlatılanlara göre; hem caminin yapımı hem de camiyi yaptıran kişinin hayatı ile ilgili oldukça ilginç olaylar meydana gelmiştir. Caminin temel atma töreninde, camiyi yaptıran Seyit Mehmet Ağa, Evliya Çelebi´nin Seyahatnamesinde anlattığına göre, bu tür yapıların temel atma töreninde, ilk defa Sultan II. Beyazıt zamanında yapılan dini bir ritüeli de tekrarlamıştır. Yani dedenin bu tür usullerden de haberi varmış. Bunları da biliyormuş. Programı anlatan kişiye göre; o aynı zamanda entelektüel birisiymiş. Diğer bir ifade ile Seyit Mehmet´in kültürel seviyesi de yüksekmiş.

Programda cami ile birlikte dede ile ilgili sıra dışı hikâyelere de yer verildi. Anlatılanlara göre; Seyit Mehmet Kayserinin en zengin tüccarlarından birisiymiş. Bağdat´a, Şam´a ve Halep´e kervanlarla mal götürür; oralardan da mal getirir ve ticaret yaparmış. Bu tür ticaretten kaynaklı olarak da Kayseri´de dönemin en zengin tüccarlarından biri olmuş.

Bir gün Kayseri´de bulunan Sarız´a yakın bir yerde üç dört tane deve bulunur. Develer de mal yüklüdür. Bir kervandan ayrıldıkları da bellidir. Köylüler sahibini bulamazlar. Bu develer olsa olsa Kayserili Seyit Efendinindir, onun kervanları buradan geçerdi, derler. Develerin üzerindeki mallara bakarlar ve kısa sürede bozulacak cinsten olduğunu görürler. Köyde toplanan bir heyet, malları üç gence şehirde sattırıp, paraları da tutanakla bu gençlere Seyit Efendiye teslim etmek üzere verirler. Bu üç kişi bu paraları alarak Kayseri´ye gelir. Bir hana yerleşirler. Ertesi gün Seyit Efendiyi aramaya koyulurlar. Seyit Efendiyi bulup ona; olayı anlatıp, parayı teslim etmek isterler. Bu para sizin derler. Olayı dinleyen Seyit Efendi de onlara: benim develerim kaybolmadı; bu para da benim değil, der. Gelen kimseler de bu ifade karşısında şaşırırlar. Ne yapacaklarını da bilemezler. Bunun üzerine Seyit Efendi onlara: siz bu parayı alın, Bağdat yolu üzerinde çeşmesi olmayan ve oradan geçenlerin susuzluktan dolayı sıkıntı yaşadığı kervan yolları var; oradaki o yollardan biri üzerine bir çeşme yaptırın, der. Paranız yetmezse de Bağdat´ta bulunan bir tüccar var; benim selamımı söyleyin; tarafımdan ödenmek üzere de ondan borç alın.

Gelenler, dedenin bu yaklaşımı karşısında şaşkınlıkla ve bir o kadar da sevinçle yola koyulurlar. Zira onlar da dürüst ve hayırsever insanlardır. Dedenin dediği yere varıp, çeşmesi olmayan bir yere, bir çeşme yaptırırlar. Paraları da yeter. Borç almalarına da gerek kalmaz…

Yıllar sonra 1915 yılında Kutül Amare savaşında, bir sevkiyat sırasında, bir ara Türk ordularının yolda suları tükenir ve susuz kalırlar. Zor duruma düşerler ve içecek su da bulamazlar. Ama hareket etmek de zorundadırlar. Ordu beli bir süre ilerledikten sonra aniden bir çeşme görürler. Çeşmeden adeta kütür kütür su akmaktadır. Ordudaki askerler su ihtiyaçlarını çeşmeden doya doya giderirler. Askerler sularını içtikten sonra bir de bakarlar ki çeşme üzerinde bir kitabe vardır. Kitabede: Bu çeşmenin banisi Kayserili Hacı Seyit Mehmet Ağadır. Duayı da O´na edin diye bir yazı görürler. Çeşmeyi yaptıran o kişiler, bu kitabeyi yazdırmayı da ihmal etmemişler. Belki de tarihe not düşmüşler…

Programda anlatılanlara göre bu hikâyeyi o Türk ordusunda asker olan, Kayserili başka bir dedemiz anlatmıştır.

Sevgili dostlar, bunun gibi Seyit Mehmet Dede ile ilgili daha nice hikâyeler var. Bunları kısmet olursa ilerleyen zamanlarda yazarım.

Seyit Mehmet Dedeyi, yıllar sonra bir belgesel programı vasıtasıyla tesadüfi olarak tanımış olsam da torununu yıllar önce tanıdığımı yine tesadüfi olarak bir başka Kayserili arkadaş vasıtasıyla öğrendim. Meğerse dedenin torunu, Kayseri Sümer Lisesinde aynı sınıfta ve aynı sırada beraber okuduğumuz ancak Seyit Mehmet´in torunu olduğunu hiç de söylemeyen bir arkadaşımızmış. Torunu olmak arkadaşa kısmet olmuşsa da yazmak da bize kısmet olmuş...

 

Bu günlük de bu kadar; hepinizi de dilerim sağlıklı günler...

Anahtar Kelimeler: KUTÜL, AMARE, ÇEŞME, KAYSERİLİ, SÜMERLİ
Yazarın Diğer Yazıları
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
22 Ocak 2019 Salı
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL