KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


MAKAM OYUNLARI: TARİHTEN GÜNÜMÜZE YANSIMALARI

BİLİMSEL VE SİSTEMSEL BAKIŞ - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


TRT 1’de yayınlanan Uyanış: Büyük Selçuklu dizisini izlerken geçmişteki iş dünyasında karşılaştığım, pek çok olay aklıma geldi. Bazı insanların belli makamlara gelmek için kurdukları oyunlar bağlamında kişileri kötüleyerek karalaması, itibarsızlaştırması, belki de çeşitli iftiralar bile atması ve daha niceleri… Günümüzde de liyakatin ve ehliyetin egemen olmadığı yapılarda (sistemlerde) maalesef benzer olaylar oldukça yaygındır. Kimileri belli yapılar üzerinden belli makamlara gelirken; kimileri de kendi değerleri üzerinden değil de diğerlerini kötüleyerek, karalayarak veya onların zafiyetlerini, zayıf yönlerini yayarak, abartarak yükselmeyi tercih etmektedir. Oyuncular değişse de senaryolar hep birbirine benzemektedir…

 

Oyunun Doğası ve Termodinamiğin Yasası

Büyük Selçuklu Devleti’nin Sultanı Melikşah’ın Hanımı Terken Hatun da dizide, devlet yönetimini ele geçirme ve kendi hâkimiyetini kurma uğruna, adeta üstün ehliyet ve liyakat sahibi, devlete kuvvetli bir sadakat anlayışı ile hizmet eden, Nizamülmülk gibi devletin en tecrübeli ve önemli insanlarına düşmanlık etmektedir. Sultan’a ve devletin diğer güç unsurlarına, bu tür insanları kötü, daha düşük seviyede liyakat ve ehliyet sahibi ancak kendisine sadık olanları da iyi gösterme çabası içindedir. Gerçekte Terken Hatun bunda ne kadar başarılı olmuştur? Bunu benim net olarak bilmem mümkün değildir. Fakat yaklaşık 4 milyon kilometrekareye hükmeden imparatorluğun, kendisinden 100 yıl sonra yıkılması, yönetimin (sistemin) zafiyete uğratıldığı gerçeğini belirtmektedir. Son sözü tarihçiler söylese de tecrübelerimiz; devlette yönetim ile ilgili zafiyetin ve bozunumun oluştuğunu düşündürmektedir. Ayrıca tarihçilere göre Hürrem Sultan gibi Terken Hatun’un da Türk tarihinde etkili olmuş hanımlardan kabul edilmesi, ortaya konan düşünceyi desteklemektedir.

TRT’de yayınlanan söz konusu dizi en nihayetinde tamamı olmasa da belli bir kısmı hayal veya kurgudur. Şu var ki yıllar önce öğrendiğime göre aslında romanlar (sanki filmler ve diziler de), hayallerle gerçeği söyleme sanatı olsa gerektir. Bu bakımdan dizinin tarihi ne kadar yansıttığını bilemesem de makam oyunları noktasında benim de gerçek yaşamda şahit olduğum, pek çok oyunları yansıttığını söylemek çok da abartı olmayacaktır.

Hâlbuki dini anlayışı da içine alan kültürümüzde, hakikatleri saptırarak belli konumlar ve menfaatler elde etmek, başkalarının kusurlarını araştırmak, hele hele de onlar üzerinden dünyevi metalar elde etmek, şiddetle yasaklanmıştır. Tarihsel gerçekler ve kadim anlayışlar da bu hususta bellidir ve açıktır. Ancak şurası da bir gerçektir ki tüm bunlar ve benzer olumsuzluklar, bunların en şiddetli yasaklandığı toplumlarda daha çok oluşmaktadır. Burada sanki tezatlık olsa da yaşam aynı zamanda tezatlıkların var olduğu bir çizgide devam etmektedir. Hani merhum bir sanatçının şarkısında da dediği gibi “nerden baksan tutarsızlık” yaşamda zaman zaman gelişmektedir. Dolayısıyla yaşamda tutarlılıklar kadar tutarsızlıklar da oluşmaktadır. Fakat tüm sorun ve asıl tehlike, bunların bilinçli bir şekilde ve sistemsel olmasıdır. İşte kurumları ve ülkeleri zayıflatan, zarar ettiren ve yıkan da bunlar olsa gerektir. Egemenlik kurma adına liyakate ve ehliyete önem vermeyen, termodinamik tabirle kapalı bir sistem oluşturan tüm düzenlerde (sistemlerde), entropi maksimum olur. Entropinin maksimum olduğu düzenlerin (sistemlerin) de ömürleri kısa olur…

 

Tarihin Akış Biçimi ve Akıbeti

Fiziksel anlamda tarih tekerrür etmese de olaylar ve sonuçları noktasında sanki tekerrür etmektedir. Bu bağlamda tarih çizgisel değil çevrimseldir. Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nda gelişen bazı olayların benzerlerinin, daha sonra Anadolu Selçuklu Devleti’nde ve Osmanlı İmparatorluğu’nda da gerçekleştiğini görmekteyiz. Bu yüzden tarih bilinci, özellikle yöneticiler için gerekli olmaktadır. Ancak bazı tarihçilere göre tarih bilinci geçmişte maalesef her sultan ve yöneticileri için mümkün olamamıştır. Kurulan Türk devletlerinin bir öncekinden tamamen bağımsız ve ayrı yani geçmişten kopuk olduğu anlayışının hâkim olması, belki de bilincin oluşmasına engel olmuştur. Ne var ki tüm bunlar felaketin öncü sesleri olmuştur. Sesleri duymayanlar çok olsa da az da olsa duyanlara itibar pek de olmamıştır…

Yaşam, hep ileriye doğru akan bir süreç olsa da geçmişle anlam kazanmaktadır. Zira bugünü oluşturan olgular, geçmişte oluşan olaylara dayanmaktadır. Geçmişin sadece önemli olayları değil, önemsiz ve sıradan görünen olayları da bugünün oluşmasında büyük veya küçük rol oynamıştır. Bu hususta tüm insanlar, sürekli tarih yapmaktadır. Hepsi tarih yazamasa da…

Geçmişte oluşan olayların tamamını bilmek, mümkün olmayacağına göre en azından ‘Tarih’ anlamında büyük ve etkili olanlarını bilmek ve onlardan dersler çıkarmak, özellikle devlet yönetiminde elzemdir. Aksi takdirde bozunum ve yıkılış kaçınılmazdır. Ayrıca Tarih’i hep başkalarının gözünden değil de ara sıra da olsa sağduyunun sesi üzerinden okumak önemlidir. Bunun için de doğal hayatı doğru okuyacak bilgi ve deneyimlere sahip olmak gerekmektedir…

 

Kurumlar ve insanlar değişse de akıbetler değişmeyecek ve tekrarlanacaktır… Şirketler için de bu durum aşağı yukarı aynıdır. Hafızasını kaybetmiş, tecrübeye önem vermeyen kurumların da akıbetlerinin acı olduğu hep hatırlanacaktır…

Yıllar önce çalıştığım kurum da benzer nedenlerden dolayı ciddi ve dramatik bir dönüşüme uğramak zorunda kaldı. Günü kurtarıcı hamlelerle yol almak mümkün olamadı. Zira sistemi radikal olarak şirket ve toplum lehine, farklı bir alana çevirme şeklinde gelişen kurtarma hamleleri, ciddi sorumluluk ve inisiyatif gerektirdiğinden, yapılamadı. Bunu da herkesin yapması maalesef mümkün değildi…

Ancak unutulmamalıdır ki hakikat, hakkaniyet ve adalet yolculuğu yapanlar gibi dünyevi menfaat beklemeksizin, zor olanı gerçekleştirenlerin, bu yolda imtihanları çetin olsa da akıbetleri hayırlı olacaktır. Dünyevi menfaat beklentisi içinde olanlar, beklentilerinin karşılığını zaten dünyada alacaktır. Uzun vadede de olsa hayırsız ve şeytani oyun kuranların oyunlarını ve tuzaklarını, oyun ve tuzak kuranların en Hayırlısı bozacaktır…

 

Hoşça kalın…

Gürkan Ofis Mobilyaları