MATEMATİK BİLMEK TÜM SORUNLARI ÇÖZER Mİ?
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 25.6.2019 00:00:03 / 686okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, bildiğiniz üzere gerek ülkemizde gerekse de dünyada pek çok sorunlarla karşı karşıya kaldığımız bir gerçektir. İnsanlığın sorunları sadece gelişmemiş ülkelerle de sınırlı değildir. Günümüzde pek çok sorun, küresel boyutlarda benzerlik göstermektedir. Hatta benzerlikten de öte dünyanın herhangi bir yerinde ortaya çıkan bir sorun, tüm ülkeleri hatta belki de tüm insanları etkilemektedir. Dünyanın genel sorunları; işsizlik, geçim, güvenlik, küresel ısınma, göçler, savaşlar ve diğerleri. Bunların en temel nedenleri konusunda ayrı bir yazı yazılabilir. Bu yazımda sorunların nedenlerinden ziyade sorunlara yaklaşım ve çözüm metotları ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli dostlar, sorunsuz bir dünya ve yaşam yok. Maalesef yaşam böyle devam ediyor. Nimet, külfet dengesinde sürüyor. Bunları defaten ifade ettim. Sorunların varlığı bir gerçek. Yaşamın doğası böyle. Yaşamın bizatihi kendisi sorun üretiyor. Yaşamın ürettiği sorunlara ilaveten, bazı toplumlar sorunları daha çok artırıcı hamleler yaparken bazı toplumlar da daha az sorun ve daha çok çözüm üreten hamleler veya davranışlar geliştiriyor. Bu durum toplumların sosyal, ekonomik, gelişmişlik ve diğer özelliklerine bağlı olarak değişiyor. Yani genel olarak gelişmiş toplumlar daha çözümsel, gelişmemiş olanlar da daha sorunsal bir davranış yapısı sergiliyor. Bu bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Değerli dostlar, yaşamda sürekli sorunlarla karşı karşıya bulunmamız gerçeği; yaşamın sorunlarla mücadele yani onları çözme alanı şeklinde gelişmesine neden olmaktadır. O halde bu durumda ne yapacağız? Sorunlara nasıl yaklaşacağız? Onları çözmek için nasıl bir davranış modeli geliştireceğiz? Bunların yanıtlarını vermemiz gerekmektedir. Yaşamla mücadelede bunlar önemlidir.

Her şeyden önce tıp alanında söylenen bir deyim, sorunlara yaklaşım tarzımızın yansıtılması açısından önemlidir. Deyim; önce doğru teşhis, sonra doğru tedavidir. Burada, meseleleri doğru teşhis ve doğru çözüm geliştirilmesi yaklaşımının benimsenmesi tavsiye edilmektedir. Bu yaklaşım için değişik yöntem ve metotlar ortaya konulabilir. Bunlar öncelikle doğru bir bakış açısı, sorunları doğru tanımlamak, onları somutlaştırmak, tarafsızlık, faklı çözümler geliştirme kabiliyeti, her zaman dediğim gibi sistemsel bakış, uzmanlardan yararlanma, istişare ve diğer pek çok genel yaklaşımlar olarak belirtilebilir.

Değerli dostlar, yukarıda saydığım ve diğer saymadığım yaklaşımlar şüphesiz önemli ancak, benim asıl bunlardan daha önemli gördüğüm bir hususu burada ifade etmeye çalışacağım. Nobel ödüllü ABD´li Matematikçi olan John Nash´e göre iyi matematik bilmeyen toplumlarda, adalet yoktur. Nash, matematik bilmekle adaleti özdeştiriyor. Diğer bir ifadeyle adaletsiz toplumların matematik bilmediğini ifade ediyor. Bu nasıl oluyor?..

Matematiğin doğasında oluşan eşitliliği, adalet gibi algılamak gerekir galiba. Örneğin matematikte x+y=z dersek, burada eşitlilikten oluşmuş bir denklem ortaya koymuş oluruz. Eşitlik aynı zamanda denklik veya adalet manasına gelebilir. Zira denklemi, x+y ancak tek z etmektedir anlamında da okuyabiliriz. Bunu matematik açıkça ifade etmektedir. Denklem aynı zamanda sorunların teşhis edilmesi anlamına da gelmektedir. Matematik bu anlamda da önemlidir. Bir sorunu matematik denklemine dönüştürmek, sorunu tanımlamak ve diğer bir ifadeyle doğru teşhis etmek demektir. Bu açıdan matematik müthiş bir alettir. Bunu öncelikle ifade etmek gerekir.  Bu açıdan Nash´e hak vermemek mümkün değildir.

Tüm sorunlar matematiksel denklem şeklinde ortaya konabilir mi? Diye sorulduğunda ise buna elbette evet diyemeyiz. Özellikle sosyal olayları, denklem halinde yazmak her zaman mümkün değildir. Ancak imkânsız da değildir. Soysal meselelerin matematik diline çevrilmesinin yöntem ve metotları vardır. Bunlarla ilgili analojiler kurulabilir ve matematiksel yapı oluşturulabilir. Bir olay ile olayda rol oynayan parametreler arasında ilişkiler kurularak, olayı tanımlayan bir matematik denklemi yazmak mümkündür. Olay denklem halinde de tanımlanabilir. Diğer bir anlamda olay teşhis edilebilir ve tanımlanabilir. Burada parametreler ne kadar doğru belirlenirse olayı tanımlayan modelin de doğruluğu da o kadar güçlü olur. Dolayısıyla bu durumda hem teşhis hem de olayın gerçek yüzü ortaya konmuş olur. Olayın gerçek yüzünün ortaya konması, aynı zamanda hakkın veya gerçeğin ortaya konması yani Nash´ın da ifade ettiği gibi adaletin de sağlanmasının zeminin oluşturulması anlamına gelmektedir.

Değerli dostlar, adalet şüphesiz salt matematik bilmekle sağlanmayacaktır. Tersi çok iddialı bir savdır. Ancak sorunlara bilimsel ve sistemsel yaklaşım, onların çözümünde ve toplumsal birliğin sağlanmasında önemli olan adalet kavramının uygulanmasına katkı verecektir. Bu durum aynı zamanda liyakati de beraberinde getirip, emanetlerin ehline verilmesine olanak sağlayacaktır. Tüm gelişmiş ülkelerde ve başarılı firmalardaki yaklaşımlar aşağı yukarı böyledir. Kaldı ki Türk Milleti matematiğe yeteneği olan bir millettir. Bence bu konuda avantajlı konumdadır: Potansiyeli mevcuttur ancak mevcut potansiyel henüz tam anlamıyla harekete geçememiştir. Tarihsel gerçekler ise geçebileceğini göstermektedir…

Bir projenin değerlendirilmesi gayesiyle gittiğim firmanın Genel Müdürü bana, firma sahibinin kız çocuğunu firmada alt bir pozisyonda işe başlatacağını söylemişti. Ben de Genel Müdüre: patron çocuğunu daha üst bir mevkiden başlatmak isterse tavrınız ne olur? Diye sormuştum. Genel Müdür bana aynen: böyle bir şeye asla izin vermem demişti. O bunu söylerken yanımızda, fabrika sahibinin diğer çocuğu olan oğlu da vardı. Yanımızda patronun oğlu olmasına rağmen o bunu rahatlıkla söylemişti. Zira fabrika sahibinin oğlu da biliyordu ki Genel Müdürün yaklaşımı, evrensel bir prensip ve fabrikanın da menfaatineydi. Bu yaklaşımı özel sektörde görsek de maalesef kamu sektöründe henüz yeterince görmek mümkün görünmemektedir. Ancak olması gereken görünmesidir.

Değerli dostlar, sorunları doğru tanımlamak; çözüm için gerek ancak yeter koşul değildir. Tanım yani teşhis bu noktada yeterli olmamaktadır. Sorunların çözümü için doğru çözüm metotları yani doğru tedavi uygulamak da önemlidir. Bunun için uzman desteği, teknolojik destek, çözüm için sorunlara farklı açılardan farklı bakış açısı geliştirme ve bunlardan yararlanma gibi yöntemler de önemlidir. Günümüz dünyası, sorunların çok karmaşık olduğu bir dünyadır. Burada takım anlayışlarının, farklı görüş ve düşüncelerin dikkate alınması gibi hususlar da sorunların teşhis ve tedavisinde önem ifade etmektedir. Bu yaklaşımların, tüm toplum geneline yansıtılması da gerekmektedir. Bunun için eğitim sistemimizin, söz konusu yaklaşımların bireylere öğretilmesi ve benimsetilmesi açısından önem ifade ettiği gerçeğini bir kez daha söylemek gerekir. Sistemin yeniden bu tür yaklaşımları destekleyecek şekilde yapılanması, kuşkusuz önemlidir. Eğitim ile birlikte kurumlarımızın da bu tür yaklaşımlara göre yeniden yapılanmasının önemini de vurgulamak gerekir. Özellikle kamu kurumlarında sorunların çözümünde, çözüme katkı verenlerin sayısının artırılması ve çalışanlardaki sorumluluk bilincinin geliştirilmesi, bu noktada önem arz etmektedir. Bu aynı zamanda toplumsal bir görevdir. Görevden de öte vebaldir

 

Hoşça kalın…

 

 

Anahtar Kelimeler: MATEMATİK, BİLMEK, SORUNLARI, ÇÖZER
Yazarın Diğer Yazıları
KAHRAMAN TÜRK KAVMİ: ÖZBEKLER (16 Ekim 2019 - Çarşamba)
KAYSERİLİ EMİN AMCA (07 Ekim 2019 - Pazartesi)
KAYSERİ LİSESİ (30 Eylül 2019 - Pazartesi)
ALINGANLIK ÜZERİNE (23 Eylül 2019 - Pazartesi)
BASKETBOL ŞAMPİYONASI VE ANIMSATTIKLARI (16 Eylül 2019 - Pazartesi)
ZAMANDA YAŞAMAK ZAMANLA ANLAMAK (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
İNSANLAR, BAYRAMLAR VE ANLAMLAR… (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
BU NASIL BİR DAVRANIŞ?.. (05 Ağustos 2019 - Pazartesi)
SÜMER LİSESİ… (27 Temmuz 2019 - Cumartesi)
SADECE BİZ Mİ VARIZ? (15 Temmuz 2019 - Pazartesi)
HANGİ SORUNLARA HANGİ SORULAR… (12 Temmuz 2019 - Cuma)
FİZİK BİLMEK NE ANLAMA GELİR?.. (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
SORUNSUZ BİR YAŞAM OLACAK MI?.. (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
SORUNLARI KİMLER ÇÖZECEK? (27 Haziran 2019 - Perşembe)
DÜNYA KAÇ MİLYAR İNSANI BESLEYEBİLİR? (22 Haziran 2019 - Cumartesi)
DİLİN ÖNEMİ VE DEĞERİ (20 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR SINAVIN ARDINDAN… (18 Haziran 2019 - Salı)
İNSAN KAYNAĞIMIZ (15 Haziran 2019 - Cumartesi)
GENÇLERE SINAVLARLA İLGİLİ TAVSİYELERİM… (13 Haziran 2019 - Perşembe)
MAL MÜLK SEVDASI… (10 Haziran 2019 - Pazartesi)
DOSTLUKLAR VE BAYRAMLAR… (04 Haziran 2019 - Salı)
KARAR VERMEK… (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLETİŞİMİN FORMÜLÜ VAR MI? (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
BİLİM SÖYLEŞİLERİ (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
19 MAYIS GÜNÜ KUTLAMALARINDAN BİR ANI (II) (22 Mayıs 2019 - Çarşamba)
ÇOK HIZLI AKIP GİDEN ZAMAN... (18 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL GÜVEN SORUNU (14 Mayıs 2019 - Salı)
İNSAN DA BİR ISI MAKİNASI MI? (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL ENERJİMİZ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
KASABAYA ELEKTRİĞİN GELDİĞİ GECE… (04 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TUZHİSAR´IN SIHHİYECİSİ (25 Nisan 2019 - Perşembe)
KİME HANGİ BİLGİ GEREKLİ… (23 Nisan 2019 - Salı)
TÜKETEN İNSAN TÜKENEN CİHAN… (20 Nisan 2019 - Cumartesi)
KARADELİĞİN FOTOĞRAFI (18 Nisan 2019 - Perşembe)
YAPAY ZEKÂDAN DOĞAL ZEKÂYA (13 Nisan 2019 - Cumartesi)
TV KANALLARINA (AKADEMİK) BAKIŞ (09 Nisan 2019 - Salı)
HATA YAPMANIN YOLLARI (02 Nisan 2019 - Salı)
HAYATIN ÜNİVERSİTESİ OLUR DA… (28 Mart 2019 - Perşembe)
PARANIN KANUNU (26 Mart 2019 - Salı)
KIYAMETİN ENTROPİSİ (23 Mart 2019 - Cumartesi)
KÜRESEL ISINMA KÜRESEL BOZUNMA (21 Mart 2019 - Perşembe)
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
16 Ekim 2019 Çarşamba
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL