KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


NASIL DA HOR HARCAMIŞIM ZAMANI

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Her yaş güzel midir gerçekten?

Ya yaşlılık!

Yaşlılık da güzel midir?

Doğrusu 51 yaşında bu soruyu cevaplamak çok kolay gelmiyor insana.

Ama hayatımın en güzel yıllarının çocukluk yılları olduğundan kuşkum yok.

Annemle babamla olduğumuz güzel yıllar.

“Ekmek elden, su gölden” hesabı…

Çalışmak yok,

“Yine ay sonu geldi” demek hayıflanmak yok…

Mahallede arkadaşlarımızla doya doya oyunlar oynadığımız,

 Kardeşlerimizle güle oynaya,

Bir birimizin önünden yiyecekleri kaçıra kaçıra kahvaltılar yaptığımız yıllar.

Akrabalarımızla, komşularımızla dolu dolu geçen yıllar.

Sevdiklerimiz yanımızda…

Sadece sohbet var, bol bol içtenlikli paylaşımlar.

Büyümek, sorumluluklarının artması,

Pek çok sıkıntıyı atlatmaya çalışmak,

Kötü niyetli kişilerden korunmak için her an tetikte olmak…

Çokluğunu fark etmek,

Dost kazıkları yemek,

Beklentilerin artması,

En acısı da sevdiklerinizi kaybetmek..

Ama hayatın kaidesi bu…

Doğarsınız, büyürsünüz, yaşlanırsınız ve nihayete erer ömür denilen çizgi…

Bu süreçte belki de en meşakkatli bölüm yaşlılık dostlarım..

Çünkü yaşlılık adeta ikinci çocukluk devresi gibi…

Onca görüp, geçirmişliğin sonrasın da yeniden muhtaç olmak,

Elden ayaktan düşmek

 Ziyadesi ile hazin!

Hele de gençlikteki ilgi alakadan fazlası ile mutlu -mesutken

Unutulmak,

Terk edilmek,

Tarumar eder insanı.

Oysa yaşlının varlığı rahmet ve bereket kaynağıdır.

İnanç ve kültürümüzde yaşlıya hürmetin,

Onların hayır duasını almanın ayrı bir yeri vardır.

İlahi öğreti ’’ Anne ve babalarınız yanınızda yaşlanmış iseler onlara kötü söz ve davranışta bulunmayın, hatta onlara of bile demeyin. Rabbim onlar beni küçükken nasıl himaye edip korudularsa sende onları koru’’ diye dua etmeyi öğütler.

Firdevsi ‘’ Gençlik ilk bahar gibidir, yaşlılık ise kışa benzer; öyle bir kış ki arkasından bahar gelmez’’ derken ne güzelde betimlemiş kaçınılmaz sonu…

Tıpkı acı kış soğuğu gibi, keskin can yakıcı.

Zaman zaman aciz, çaresiz!

İşte tamda bu noktada hiç unutmadığım rahmetli anneannemin Bünyan ağzı dillendirdiği şu söz geliverir hatrıma…

Geeet ıhdıyarlık kapıya gonacak şiii daalimişşş!

Amma niden davşan yamacı geşti bilemedik…

Gerçekten de kapıya konacak şey değil belki yaşlılık,

Lakin önlenemez yaradılış süreci ile her can o noktaya gelecek elbet…

Ve gün gelecek Hz. Mevlana’nın dediği gibi;

 “Gençlerin aynada göremediklerini, yaşlılar bir tuğla parçasında okuyacaklar…”

Nihayet bulacak ömür.

Gençlikte, yaşlılıkta harman olacak o gün.

Birkaç vefalı dostun omuzlarında intikal ederken ebediyete;

Şayet hayırlı bir ömür sürebilmişsek

Ve dahi varsa ardımızdan gözyaşı dökebilecek birkaç kadirşinas

Kendimizi mutlu addetmeliyiz.

Gözyaşı da mı yaşlanır,

Kırışmış yüzlerde

Günler günleri kovalarken,

Zaman akıp gidiyor…

Akrep yelkovanı döverken,

İnsan yaşlanıyor

Eski gülücükler nerde?

Neden somurtmakta suratlar?

Yüz’ de çizgiler,

Saçlarda aklar…

Heyhat aynalar neden düşman kesildi,

Neden gizliyor gençliğimi?

Eyvahhh…

Nasılda hor harcamışım zamanı

Değerlendi günler sayılı olunca bak…

Bunca tedirginlik neden

Yoksa ölüm mü yaklaşıyor?

Gürkan Ofis Mobilyaları