NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ?
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 20.11.2018 00:00:03 / 311okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, hep duyarız; nicelik mi? Nitelik mi?  Hangisi daha önemli? Neden? …

Bu tartışma sürüp gitmekte. Kimi alanlarda nicelik yani sayı önemli olurken; kimi alanlarda da nitelik yani kalite önemlidir.

Bugün bu konuda sizlerle görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Görüşlerimi önce termodinamik yasalardan başlayarak ve daha çok ondan yararlanarak ortaya koymaya çalışacağım. Daha sonra da bunları sosyal yaşama uzanan bir çizgide ele alarak, konuya açıklık getirmeye gayret edeceğim.  

Dostlar bunun için, önce termodinamiği tanımlayıp daha sonra da termodinamik bakış açısını ortaya koymaya gayret edeceğim. Bu bağlamda konu ile ilgili açılımları da tespit etmeye çalışacağım.

Termodinamik kelime olarak termal ve dinamik kelimelerinden oluşmuştur. Dolayısıyla bu kelime, ısıdan elde edilen iş veya güç anlamlarına gelmektedir. Bir enerji bilimi olan termodinamik; ısı ile iş/güç arasındaki ilişkiler ve bunlar arasındaki dönüşüm prensiplerinin temel ilkelerini ortaya koymaktadır. Dört temel yasası vardır. Ancak bizim asıl üzerinde durmak istediğimiz ve yararlanmak istediğimiz yasaları; birinci ve ikinci yasa olarak adlandırılan yasalarıdır. Bunlar enerji ve entropi yasaları olarak da adlandırılır.

Termodinamiğin birinci yasası, enerjinin niceliği ile ilgilidir. Bu yasa, enerjinin niceliksel yönünü esas alarak bir yaklaşım geliştirir. Yasa, sayısal değerlere göre bir değerleme yapar. Yasaya göre, örneğin 100 kJ (kilo Joule) sıcak su (ısı) ile aynı miktardaki elektriksel enerji aynıdır. İki enerji değeri arasında bir fark yoktur. Biri ne ise diğeri de aynıdır. Nihayetinde yasa, her ikisi de 100 kJ olan enerjilerin denkliği ilkesinde bir sonuç ortaya koyar. Bu da gayet mantıklı görünmektedir. Dolayısıyla iki enerjinin bu bağlamda aralarında bir farkın oluşmadığı şeklindeki bir sonuç, uygun görünmektedir. Ancak gerçekte bu iki enerji arasında çok önemli farklar vardır. Bu noktada ikinci yasa devreye girer.

Termodinamiğin ikinci yasası, nicelikle beraber niteliği de esas alan bir yasadır. Bu yasaya göre; ikisi de aynı değerde olmasına rağmen ısı ile elektrik enerjisi farklıdır. Birinci yasa açısından, iki enerji arasında fark olmamasına rağmen; ikinci yasa açısından iki enerji aynı değerde de olsa, birbirinden farklıdır. Farklılıktan bir tanesi; elektriğin tamamı ısıya dönüştürülürken, ısının tamamını elektriğe dönüştürülemez olmasıdır. Zira ısı gibi enerjilerin, elektrik gibi enerjilere dönüşümde bir limit yani bir sınır var. Bu yasaya göre, kuramsal olarak da olsa hiçbir kayıp oluşmadan, mükemmel çalışan bir makina veya bir santral inşa etsek bile, ısının elektriğe dönüştürülecek maksimum kısmı belirlidir ve sınırlıdır. Zira bu, kozmik bir sınırdır, bir limittir ve bunların ötesinde evrensel bir yasadır. Hatta bu yasaya göre söz konusu makina/santral yapılsa bile, bundan daha verimli çalışan yani belirli bir ısıyı kuramsal makinadan/santralden daha çok elektriğe dönüştüren daha iyi bir makina/santral yapmak da olanaksızdır. Yani bu yasaya göre bu makinayı/santrali yapmak adeta imkânsızdır, diğer bir manada yasaktır. Bu yasa ihlal edilemez. Kanun koyucu bu bağlamda kanunu koymuştur. Kanunun değişmesi teklif edilse bile değiştirilemez. Bunu kabullenmekten ve bunun farkında olmaktan başka yapacak bir şeyimiz yoktur. Ancak bu gerçek; bu kanuna göre yapacağımız hiçbir şey yok anlamına gelmez. Tam aksine, mühendisler olarak kanunu kullanarak çok şeyler yapabiliriz. Böyle bir makina veya santral yapamasak da bunların çalışma verimlerine yakın makinalar/santraller üretilebiliriz. Hatta yaptığımız makinaların/santrallerin ne kadar iyi çalışıp çalışmadığını da bu yasa ile kontrol edebiliriz. Bu manada yasa bir referanstır, bir limittir hatta bir çerçevedir. Bu da böyle de bilinmelidir. 

Söz konusu yasaları sosyal dünyada nasıl değerlendireceğiz? Sosyal dünyada bunların yansımalarını nasıl göreceğiz? Bence asıl mesele bu. Bu yasaları referans alarak sosyal dünyaya bakmaya çalışacağız. Hatta değerlendirmeye de çalışacağız. Kısmetse gelecek yazımızda.

 

Devam edecek…

 

Şimdilik hoşça kalın, diyerek…

Anahtar Kelimeler: NİCELİK, NİTELİK
Yazarın Diğer Yazıları
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
22 Ocak 2019 Salı
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL