OSMANLI DEVLETİNİN İLK PROFESÖRÜ VE İLK REKTÖRÜ: BİR KAYSERİLİ
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 20.10.2018 00:00:03 / 1144okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, ben üniversiteyi bitirdikten sonra iş hayatına üniversitenin dışında bir kurumda çalışmaya başlayarak adım atmıştım. İlk iş yerim, teknik ve ekonomik faaliyetleri olan bir yerdi. Çalıştığım işyerinin faaliyetleri kapsamında, sanayi alanındaki pek çok firmayı tanımış oldum. Onlarla ilgili pek çok çalışmalar da yaptım. O dönemlerde iş dünyasında zaman zaman Kayserililer ile ilgili biraz da şakayla karışık bir söz duymaya başladım. Bu söz: Kayserilinin akıllısı ticaret yapar, daha az akıllısı ise okur. Ben bunu Kayseri´de yaşadığım dönemlerde pek duyduğumu hatırlamıyorum. İş hayatına başladıktan sonra Kayserinin dışında duymaya başladım. Hatta zaman zaman da bu sözü söyleyenlerin, okuyan Kayserilileri mi yoksa karşısındaki okuyan bir Kayseriliyi mi küçümsemeye çalıştığını da pek anlayamadım! İşin doğrusu bu esprili bir ifade olsa da pek anlam da veremedim. Zira Kayseri´deki tüm eğitim hayatım boyunca tüm çevreden okumanın önemi konusunda hep pozitif mesajlar almıştım. Bu bakımdan sözün nereden çıktığı ile ilgili kuşkular yaşadım. Zira bu sözün, Kayserililer ile pek ilgisi yoktu sanki. Kayseri´de de fazla tabanı da yoktu. Daha çok Kayseri dışında ortaya çıkan bir sözdü sanki. Sözün ortaya çıkmasında, Kayserililerin hiç payı yok mu?  Diye sorulabilir. Olabilir... Ayrıca fazla okumamış ancak ticari dünyada başarılı olmuş, hem Kayseri´den hem de başka yerden pek çok insan da vardır, denilebilir. Bu konuda hem ülkemizden hem de dünyadan pek çok isim söylenebilir. Ancak, ticarette başarılı pek çok insanın iyi okulları bitirmiş yetenekli insanlarla çalıştıkları da bir gerçektir. Dolayısıyla ticareti, okumamanın bir koşulu veya onu ancak okumayan insanların yapabileceği bir faaliyet olarak gören bir anlayışın hâkim olduğu bir toplumsal yapı olmasa gerek. Hele hele Kayseri için böyle bir ifade gerçeğe de uygun düşmese gerek. Sadece Kayseri için mi? Pek çok yere… Bir toplumda, okumamak küçümsenemez. Hani derler ya hayatın olağan akışına ters diye. Gerçekten de öyle. Hele Kayseri gibi bir şehre ise bu ifade haksızlıktır. Zira Kayseri, tarihin çok eski dönemlerinden beri özellikle de bilimin, kültürün ve ticaretin merkezi olabilecek seviyede rol oynamış ve hala da oynamaya devam eden bir kadim şehirdir. Sadece Anadolu Selçuklu Devletinin egemenliğinden kalma Giyasiye, Sahabiye ve Hunat Hatun gibi Medreseleri ile Gevher Nesibe Şifahanesi gibi eserler; şehrin tarihi ve kültür düzeyini göstermesi açısından önemli göstergedir. Bunların dışında pek çok eser de bu noktada bir ölçüdür. Dolayısıyla tarihten gelen derin bir kültürel kimliğe sahip ve bu alanda pek çok eser de ortaya koymuş bir şehrin insanlarının; okumaya, kültüre karşı böyle bir düşünce ve davranış üretmeleri pek mantıki gözükmemektedir. Kaldı ki bu günkü modern Kayseri´nin bulunduğu seviye de malumdur. Övünmeye de gerek yoktur.

Yukarıda ifade edilen sözden ayrıca; bilimsel, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin çok akıllı olmayan ve ticaretten de anlamayan insanlar tarafından yürütüldüğü gibi bir sonuç da çıkar ki bu, hem o insanlara haksızlık hem de hayatın gerçeklerine aykırılık olur. Örneğin, İbn-i Sina, Harizmi, Newton, Einstein, Leonardo Da Vinci, Mimar Sinan gibi insanlar çok akıllı değillerdi de mi bilimle, sanatla uğraştılar? Gibi bir soru da sorulabilir. Tam aksine; bu insanların bilim, sanat ve diğer alanlarda ortaya koydukları çalışmalar, eserler; onların akıllıdan da öte birer dahi oldukları gerçeğini ortaya koymaktadır. Tarihsel gerçekler bu hususta tartışmaya yer vermeyecek kadar açıktır. Bir ülkenin gelişimi açısından; bilim, teknoloji, üretim, kültür, sanat, zanaat gibi pek tabii olarak ticaret de önemlidir. Bileşik kaplar prensibi gereği bunların hepsi birbirinden beslenir. Ancak en nihayetinde hepsi bilimden, sanattan beslenir ve bilimselliğe dayanmayan faaliyetler de uzun ömürlü olmasa gerekir. Bu tartışılmaz bir gerçek olsa gerek. Hele de günümüzde. Kaldı ki yukarıda ismi zikredilen insanlar ve onlar gibi diğer pek çok bilim, kültür, sanat, zanaat insanları bu alanlarda değil de başka alanlarda çalışmayı seçselerdi, nasıl bir dünyada yaşardık? Bunu da takdirlerinize bıraksak…

Değerli dostlar bu bağlamda, Kayserinin içinde bulunduğu derin kültür atmosferi içerisinde yetişmiş ve yukarıda saydığım bilim insanları kadar değerli ancak onlar kadar kamuoyunda tanınmamış, Osmanlı Devletinin ilk müderrisi, bugünkü ifadeyle İlk Profesörü, İlk Rektörü bilge insan Davud el-Kayseri´den yani Kayserili Davud´dan biraz bahsetmek istiyorum. Hakkında yazılmış kitap ve makale gibi pek çok eser bulunmaktadır. Bunlar kütüphanelerden ve internetten elde edilebilir. Bu konuda özellikle Sorbonne Üniversitesinde Kayserili Davud üzerinde doktora yapmış olan Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar hocanın ve diğer araştırmacıların eserleri incelenebilir.

Bu kaynaklardan edindiğim bilgilere göre Davud el Kayseri 1262 yılında Kayseri´de dünyaya gelmiştir. İlköğrenimini ve medrese eğitimin Kayseri´de yaparak zamanın ünlü bilgesi Kadı Sıraceddin Urmevi´nin öğrencisi olmuştur. Kayseri´de genel olarak akli ve nakli bilimler konusunda eğitim almış ve daha sonra da eğitimine Mısır´da devam etmiştir. Mısır´daki eğitiminden sonra kendisi ayrıca Niksar Yağıbasan (Nizamiye) medresesinde matematik ve geometri dersleri de almış, sonrasında Sava´ya gitmiş ve orada yaklaşık 5 yıl kadar kaldıktan sonra tekrar Anadolu´ya dönerek eserlerini yazmaya başlamıştır. Bu eserleri ile döneminin bilimsel alanına özgün katkılarda bulunmuştur. Osmanlı Devletinin başında bulunan Orhan Gazi de kendisini; Selçuklu medreselerinin devamı niteliğindeki Osmanlının İlk Medresesi, Osmanlı medrese geleneğinin de ilki kabul edilen ve İznik Orhaniyesi olarak da bilinen medresenin başına getirmiştir. Dolayısıyla Kayserili Davud, 1336 yılında dönemin Osmanlı Devletinin Başkentinde kurulan İlk Üniversitenin İlk Profesörü ve aynı zamanda da İlk Rektörü olmuştur ve vefat edene kadar da yaklaşık 15 yıl görev yapmıştır.   

Prof. Bayrakdar´a göre Türk Düşünce tarihini etkileyen en önemli bilim insanlarından biri olan Kayserili Davud´un; aynı zamanda enerjitizm akımının kurucusu kabul edilen Alman kimyacısı Wilhem Ostwald´dan yaklaşık olarak 600 yıl önce, tabiattaki her şeyin enerjiden kaynaklandığını ifade etmesi de çok ilginçtir. Bu noktada bir doktrin kurucusu olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca varlıkların yüklü parçacıklar ihtiva eden atomlardan oluştuğunu; faklı varlıkların, farklı sayı ve dizilişlerden kaynaklandığını tespit ettiği de kaynaklarda ortaya konmaktadır.  

Sonuç olarak bu büyük bilim insanının, akademik seviyede diğer bilim insanları kadar tanınsa da, kamuoyunda yeterince tanınmadığını düşünmekteyim. Bu konuda herkese özellikle de Kayserililere önemli sorumluluklar düştüğüne de inanmaktayım.

 

Herkese de iyi hafta sonları diliyorum…

Yazarın Diğer Yazıları
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
18 Mart 2019 Pazartesi
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL