SADECE BİZ Mİ VARIZ?
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 15.7.2019 00:00:03 / 738okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, yaşam çok farklı ve çok renkli bir yapı sergilemektedir. Benzerlikleri olsa da bir toplum başka bir topluma tam benzememektedir. Her toplumun veya milletin kendine has ortak bir yapısı olmakla birlikte belli bir toplumun veya milletin içinde bile farklıklar bulunmaktadır. Bu yaratılıştan gelen bir şeydir. Doğal yapılar farklılık ve renklilik üzerinden gelişmekte ve varlığını sürdürmektedir. Bu gerçekliği bilmek gerekir. Bunun neden böyle olduğu ise başka bir yazının konusudur. Ancak burada söz konusu gerçekliğin tespiti bizim açımızdan önemlidir. Tespiti, sosyal yaşam alanına taşıyarak anlamak ve belki de değerlendirmek gerekir. Bu bakımdan, çeşitlilik ve renklilik çatışmanın değil zenginliğin emaresidir, demek gerekir. Zira yaşamsal döngü, çeşitlilik üzerinden dönmektedir ve ilerlemektedir. Kayserililerin ifadesiyle de yuvarlanıp gitmektedir. Her şeyin aynı düzlemde ve aynı seviyede olduğu alanlarda, yaşamsal döngü oluşamaz. Döngü dönemez. Tekerlek bile yuvarlanamaz… Söz konusu düzlemlerde; yağmur yağamaz, sular akamaz, rüzgâr esemez, kuşlar ötemez, güneş de ısıtamaz... Kısaca döngü olamaz. Döngü olmayınca da yaşam ve mana ortadan kalkar. Manasız yaşam zaten olamaz. Olsa da mana olamaz. Yaşam ve mana olmazsa da olmaz…

Değerli dostlar, sosyal yaşamda herkesin benzer olması, benzer düşünmesi olgusu bazı toplumlarda yaygın bir anlayış olsa gerek. Kişi bilmediğinin düşmanıdır sözü bu anlayışı yansıtmaktadır. Pek tabii olarak, toplumların değerlerini yansıtan ortalama düşünce, görüş ve anlayışların olması da normaldir. Türk, Alman veya Arap denince belli bir insan tipi akla gelmektedir. Toplumların ortalama yapısını karikatüristler abartılı da olsa kullanmaktadır. Ancak toplum içerisindeki küçük farklılıklar, yaşamsal döngünün oluşmasında önem ifade etmektedir. Buraya da dikkat emek gerekir. Burada, toplumların içerisindeki farklılıklar derken kastım, uç olanlar değildir. Yine ortalama içerisindeki küçük ince farklılıklar (nüanslar) veya frekans ayrıcalıklarıdır. Aslında bu noktada, her birey birbirinden farklıdır. Kimse kimseye benzememektedir. Bu farklılığı kastetmiyorum. Ortalama toplumsal alan içerisinde küçük, o topluma mahsus olan farklılıklardan bahsediyorum. Umarım meramımı anlatıyorumdur.  Bu farklılıklar genellikle insanın dolayısıyla da toplumların doğasından kaynaklı yapısal olgulardır. Aynı olaya veya olguya farklı bakışları ve farklı duruşları yansıtan durumlardır. Bunlar insanoğlunun en temel varlıksal özelliklerinden biridir.

Ağabeyim anlatmıştı. Bir Alman ile konuşurken, ona neden herkesin aynı olmadığını, aynı düşünmediğini biraz da sitemkâr şekilde sorduğunda; Alman da ağabeye derdi ki Tanrıya şükür ki herkes bizim gibi değil, aynı değil! Öyle olsaydı yaşam olur muydu? Olsa bile bu kadar farklı ve renkli olur muydu? Almanın sözleri benim de vurgulamak istediğim gerçeğin başka bir ifadesidir. Farklılığı çok vurgulayarak ayrıştırmamak da gerekir. Buna da dikkat etmek gerekir. Bu bakımdan, farklılıkları zenginlik olarak karşılamak gerekmektedir. Bu aynı zamanda kişisel hak ile ilgili de bir durumdur. Her insanın doğuştan bir birey olması gibi de bir durumdur.

Değerli dostlar, toplumumuzda zaman zaman bu gerçeklik ya görülmüyor ya da yeterince anlaşılmıyor. Bu hususla ilgili pek çok örnek verilebilir. Herkesin birbirine benzemesinin dayatılması çabası, pek çok alanda kendini hissettirmektedir. Bireysel olarak da benzer düşüncenin pek çok kimsede olduğu da bir gerçektir. Bunun sonucunda belli anlayışlar veya oluşumlar içerisindeki insanları mümkün olduğunca birbirine benzetmeye çalışma gayreti, pek çok kişisel potansiyellerin de gelişmemesine neden olmaktadır. Bu da ayrı bir gerçektir. Bu sonuç, beşeri potansiyellerin kayıp olması demektir. Toplum açısından da olumlu bir durum değildir. Zira insan dünyaya tek gelir, bir kez gelir ve bir defaya mahsus yaşar. Bunun telafisi de yoktur. Giden de gelmez. Kaçan fırsat gibidir. Derler ya gerçek kayıplar, kaçan fırsatlardır...

Farklılıkları birbirine benzetmeye çalışmak da bir diğer açıdan benzemeyenleri ayrıştırmak demektir. Ayrışma da en az diğeri gibi doğru değildir. Doğal da değildir. Toplum açısından olumlu da değildir. Faydalı hiç değildir. Toplumsal kutuplaşmayı doğurur. Bu da potansiyellerin kullanılmaması demektir. Kaybolması demektir. Aynı zamanda, faydalı olunacakken, sırf farklı olduğundan dolayı atıl olabilmektir. Buna da dikkat etmek gerekecektir. Zira en büyük sermaye ömür sermayesidir…

Değerli dostlar, toplumlar millet temelinde bütündür. Her bireyin gerek doğuştan gerekse de içinde bulunduğu milletin ferdi olmasından kaynaklı, değişik hakları da vardır. Bu aynı zamanda kul hakkıdır. Kul hakkı tek başına hassas ve bir o kadar da ciddi bir konudur. Vebali de vardır. Sonsuza da uzanır…

Toplumsal gelişim için uzlaşma ve bütünlük gereklidir. Kaderde birlik, kederde birliktir. Tarihsel birlik, kültürel birlik bir bütündür. Bunlar milletleri bir arada tutan yapışkanlardır. Yapışkanlar olmazsa birlik ve bütünlük dağılır. Entropi artar. Bunun olmaması için çaba lazım, gayret lazım ve hoşgörü de lazım… Herkesin yeteneklerinden de yararlanmak lazım. Sorunların çözümünü dar alanlarda aramaktan ziyade, sorunları farklı alanlarda ve geniş zeminlerde çözmek lazım. Bu anlayışa uygun yapılar kurulmadan da sağlam ve yapısal çözümler aramamak lazım. Amerika´yı da yeniden keşfetmek mi lazım? Aya yolculuk var da kalan sadece biz mi? Bunu da bilmek lazım…

 

Hoşça kalın…

Anahtar Kelimeler: SADECE, VARIZ
Yazarın Diğer Yazıları
KAYSERİLİ EMİN AMCA (07 Ekim 2019 - Pazartesi)
KAYSERİ LİSESİ (30 Eylül 2019 - Pazartesi)
ALINGANLIK ÜZERİNE (23 Eylül 2019 - Pazartesi)
BASKETBOL ŞAMPİYONASI VE ANIMSATTIKLARI (16 Eylül 2019 - Pazartesi)
ZAMANDA YAŞAMAK ZAMANLA ANLAMAK (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
İNSANLAR, BAYRAMLAR VE ANLAMLAR… (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
BU NASIL BİR DAVRANIŞ?.. (05 Ağustos 2019 - Pazartesi)
SÜMER LİSESİ… (27 Temmuz 2019 - Cumartesi)
HANGİ SORUNLARA HANGİ SORULAR… (12 Temmuz 2019 - Cuma)
FİZİK BİLMEK NE ANLAMA GELİR?.. (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
SORUNSUZ BİR YAŞAM OLACAK MI?.. (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
SORUNLARI KİMLER ÇÖZECEK? (27 Haziran 2019 - Perşembe)
DÜNYA KAÇ MİLYAR İNSANI BESLEYEBİLİR? (22 Haziran 2019 - Cumartesi)
DİLİN ÖNEMİ VE DEĞERİ (20 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR SINAVIN ARDINDAN… (18 Haziran 2019 - Salı)
İNSAN KAYNAĞIMIZ (15 Haziran 2019 - Cumartesi)
GENÇLERE SINAVLARLA İLGİLİ TAVSİYELERİM… (13 Haziran 2019 - Perşembe)
MAL MÜLK SEVDASI… (10 Haziran 2019 - Pazartesi)
DOSTLUKLAR VE BAYRAMLAR… (04 Haziran 2019 - Salı)
KARAR VERMEK… (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLETİŞİMİN FORMÜLÜ VAR MI? (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
BİLİM SÖYLEŞİLERİ (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
19 MAYIS GÜNÜ KUTLAMALARINDAN BİR ANI (II) (22 Mayıs 2019 - Çarşamba)
ÇOK HIZLI AKIP GİDEN ZAMAN... (18 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL GÜVEN SORUNU (14 Mayıs 2019 - Salı)
İNSAN DA BİR ISI MAKİNASI MI? (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL ENERJİMİZ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
KASABAYA ELEKTRİĞİN GELDİĞİ GECE… (04 Mayıs 2019 - Cumartesi)
TUZHİSAR´IN SIHHİYECİSİ (25 Nisan 2019 - Perşembe)
KİME HANGİ BİLGİ GEREKLİ… (23 Nisan 2019 - Salı)
TÜKETEN İNSAN TÜKENEN CİHAN… (20 Nisan 2019 - Cumartesi)
KARADELİĞİN FOTOĞRAFI (18 Nisan 2019 - Perşembe)
YAPAY ZEKÂDAN DOĞAL ZEKÂYA (13 Nisan 2019 - Cumartesi)
TV KANALLARINA (AKADEMİK) BAKIŞ (09 Nisan 2019 - Salı)
HATA YAPMANIN YOLLARI (02 Nisan 2019 - Salı)
HAYATIN ÜNİVERSİTESİ OLUR DA… (28 Mart 2019 - Perşembe)
PARANIN KANUNU (26 Mart 2019 - Salı)
KIYAMETİN ENTROPİSİ (23 Mart 2019 - Cumartesi)
KÜRESEL ISINMA KÜRESEL BOZUNMA (21 Mart 2019 - Perşembe)
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
14 Ekim 2019 Pazartesi
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL