KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


İDRİS YAVUZ


SİYASİ KAVGALAR, DEDİKODU VE İFTİRALAR

YAVUZCA - İdris YAVUZ


İnsan ya olduğu gibi görünmeli ya da göründüğü gibi olmalıdır. Bir kimseyi kötülemek için arkasından konuşmak, duyunca üzüleceği bir sözü söylemek İslami bir görüş değildir.

Peygamberimiz bir Hadis-i şerifinde : “Miraca çıkarıldığımda, bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan kimseler gördüm. "Bunlar kim" dedim. Cebrail (a.s.) "Gıybet (dedikodu)  yaparak insanların onurunu zedeleyen kimselerdir" dedi. Muhaddis  [Ebu Davud]

 “Kıyamette bir kimse, amel defterinde yapmadığı ibadetleri görür. "Bunlar senin dedikodularını yapanların sevaplarıdır, onun sevabı sana eklendi" denir.[Harâiti]

 “Falancanın boyu kısadır” diyen birisine, Peygamber efendimiz, “Bu söz denize atılsa, denizi kokutur” buyurdu. Hadis ravisi (Tirmizi)

Bir başka Hadis-i şerifte : “Kıyamette, sevap defteri açılan bir kimse, "Dünyada iken, şu ibadetleri yapmıştım, burada yazılı değil" der. "Onlar, silinip gıybet ettiklerinin defterlerine yazıldı" denir.[İsfehani]

Siyaseten bir kimse dedikodu ve iftira yoluyla çıkar sağlamaya çalışıyorsa, bu insanın alına sürülebilecek en büyük bir kara lekedir! 

Aslında başkalarının ayıbını araştıran kimse, kendi kusurlarını göremez. Hâlbuki kendi kusurları ile meşgul olanlar başkalarının kusurlarını araştırmaz.

Ayet-i Kerimede;  “Birbirinizin kusurunu araştırmayın, arkasından çekiştirmeyin, gıybet etmeyin. Kim ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Bu tiksindiricidir. O halde Allah'tan korkun.” buyruluyor. [Hucurat s.a.12]

Peygamberimiz yanında bulunan ashabına; "Gıybet nedir bilir misiniz?" diye sordu. Sahabe: "Allah ve onun elçisi daha iyi bilirler" dediler. O da cevaben; "Gıybet, kardeşini onun hoşlanmadığı bir sıfat ile vasıflandırmaktır." buyurdu.

Sahabe bunun üzerine "Kardeşimde söylediğim sıfat bulunuyorsa?" diye sorulduğunda:  "Söylediğin sıfat eğer kardeşinde bulunuyorsa gıybet etmiş olursun, bulunmuyorsa iftira etmiş olursun." Diye buyurdular. (Tirmizî).

İşe bu ölçüler  içinde kendimizi test etmemiz gerekmez mi?

Burada bir gönül adamının şu güzel sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum. O diyor ki; “Ortası delik heybeyi boynuma takarım. Bu heybenin bir gözü önde, diğer gözü arkamda, insanlara bakarım. Onlarda gördüğüm kötü özellikleri arka göze, varsa güzel huyları alır, ön göze atarım ve hep ona bakarım” diyor.

 Peki, bizler neler yapıyoruz? Bir insanda, %99 iyi tarafı olsa da bunun içinden cımbızla çekerek bir tek kötülüğü gündeme taşımıyor muyuz.

 Günümüzde iftira ve dedikoduların sebebiyet verdiği en önemli sonuçlardan biri de, insanlar arasında yapılan ayrımcılık değil midir?

 Bu da birçok problemlemlerin, tartışmaların, kavgaların ortaya çıkmasına vesile olmaktadır.

Dini ve Milli duyarlılığın sorumluluğunu taşıyan siyasiler,  bu ölçüler içerisinde birliğimize, beraberliğimiz zarar verecek eylem ve söylemlerden vazgeçmek zorundalar.

Hele böyle bir dönemde, insanlığın felaketi olan korona virüs belasıyla müptela olan ülkemiz ekonomik kriz içinde, dış ülkelerle birçok sorunlar yaşanırken devleti yöneten ve yönetime talip olanlar hakkındaki değerlendirmeleri siz sevgili okurlarıma bırakıyorum.

Gürkan Ofis Mobilyaları