TOPLUMSAL YAPIMIZ ÜZERİNE ÖZELEŞTİRİ
Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI
Tarih: 16.4.2019 00:00:03 / 171okunma / yorum
Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI

Değerli dostlar, yaklaşık 6 aydan beri bu köşede yazıyorum. Kayserinin ve ülkemizin düşünsel ve kültürel alanına katkı yapmaya gayret ediyorum. Bu hususta, ayrıca düşüncelerimi de sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. İnşallah faydalı oluyorum.

Kayseri Haber Gazetesi yerel bir gazete olsa da internet yerel kavramlar ile diğer ulusal veya uluslararası kavramları aynı seviyeye getirmiştir. Bu durum, yerel değerler açısından aslında bir avantajdır. Zira uluslararası alana açılma açısından, bu durum fırsat eşitliliği de doğurmuştur. Dolayısıyla medya araçlarının gelişimi, bilgiye ulaşmayı da bilginin paylaşımını da kolaylaştırmıştır. Tüm mesele, doğru bilgiye ulaşmak ve onu doğru değerlendirmektir. Bu da okumakla olur, araştırmakla olur, tartmakla olur.

Ülkemizin okuma konusundaki durumunun, çok kötü olduğu söylenemez. Ancak çok iyi olduğu da söylenemez. Bu konuda, daha çok aşama kaydetmemiz gerektiği ise söylenebilir. Okumaya ve araştırmaya daha çok önem vermemiz gerekmektedir. Ne kadar gerçeği yansıtıyor bilmiyorum, ancak istatistiksel olarak ülkemizin kitap okuma değerlerine bakıldığında; ortaya çıkan tablo, bize uygun düşmüyor. Uzmanlara göre ise bu tablo bize hiç yakışmıyor. Ülkemiz insanları, genellikle günlük olaylarla ilgilenmektedir. İlgi alanları da belli güncel konulardan oluşmaktadır. Bunlar, toplum gündeminde daha çok yer tutmaktadır. Bu konular da daha çok televizyondan takip edilmektedir. Bu durum, belli bir noktaya kadar normal olmakla birlikte, daha ötesi bence normal değildir. Günlük meseleler pek tabi olarak önemlidir. Ancak ülke olarak, gelecekle ilgili yapmamız gereken planlar, projeler ve diğer eylemler de önemlidir. Örneğin; gelecekte nasıl bir teknoloji seviyemiz olacak, ekonomimiz ne durumda olacak, eğitim seviyemiz hangi noktada olacak, enerji sorunu, su sorunu, tarım politikamız, çevre kirliliği gibi sorunlara da ne tür çare ve önlemler almamız gerektiği hususlarında da kafa yormak, belki de küçük de olsa çareler üretmek neden olmasın... Bu konulara çare, uzmanlık isteyen bir durum olsa da hiç değilse bireysel olarak yapmamız gereken pek çok şeyler vardır diye düşünmek gerekmektedir. Örneğin; herkes kendi kapısının önünü temizlese her yer temiz olur. Bunun gibi bireysel yapılabilecek çok şeyler var.

Değerli arkadaşlar, sorunlara çare üretmek bireysel faaliyetlerle başlamaktadır. Örneğin eskiden kar yağdığında, herkes kapısının önünü temizlerdi. Şimdi ise temizleyeni görmüyorum. Görsem de çok az kişi bunu yapıyor. Herkes belediye görevlilerinin gelmesini bekliyor. Herkes her şeyi devletten, belediyeden bekliyor. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Gelişmiş ülkelerde böyle bir davranış yok. Orada, herkes kapısının önünü temizler. Apartmanını da sırayla temizler. Bundan da gocunmaz. Eskiden, bizde de benzer durum vardı. Günümüzde, maalesef bu tür davranışları görmek pek mümkün değil. Bu tür davranışlar, eski insanlarla son buldu sanki. Bu konuda da ciddi bir toplumsal değişim yaşamaktayız.

Bu tür konularda da toplumsal duyarlılığın artmasına yönelik çareler bulmalıyız. Hep birlikte. Küçük de olsa hiçbir iyiliği küçümsemeden. Zira büyük iyilikler, küçük iyiliklerin toplamından oluşur. Herkes bir anda, büyük iyilikler yapamaz. Bu, her zaman ve herkes için mümkün değildir. Ancak herkes elinden geleni yapabilir. 

Değerli arkadaşlar, daha önce de ifade ettim. Toplum olarak eleştiriyi çok yapıyoruz. Bunu da alışkanlık haline getirmişiz. Eleştiri, gelişim için mutlaka gerekli. Ancak, bir toplumda salt eleştiri de çözüm değildir. Kaldı ki salt eleştiri, çözümden öte çözümsüzlüktür. Tüm mesele; eksik de olsa, mükemmel olmasa da iyi ve faydalı bir şeyler yapmaktır. Toplumuz genel olarak eleştiri odaklı ve hata aramaya da meyilli. Böyle bir yapısı var. Daha çok bardağın boş tarafından bakıyoruz. Eleştiriyi sevsek de eleştirilmeyi pek sevmiyoruz. Eleştirmenin, eleştirilmeyi doğuracağını da unutuyoruz. Etki, tepki prensibini unuttuğumuz gibi...

Empati yapma yani karşısındakinin duygu ve düşüncelerini anlama ve değer verme hususlarında da başarılı olduğumuz söylenemez. Toplumumuzun vicdan, merhamet duyguları gelişmiş olduğu halde eş duyu (empati) konusunda aynı şeyi söylemek, her zaman pek mümkün olmuyor.

Son zamanlarda, çevre duyarlılığımızda da azalma görüyorum. Çevre sorunlarının arttığı şu dönemde, çevreye daha çok duyarlı olunması gerekirken, daha az duyarlı olunması, pek de anlaşılır gibi değil. Doğayı bozan ve doğada çözümü uzun yıllar alan plastik kullanımının toplumda fazla olması ve cam gibi atıklarda geri dönüşümün önemsenmemesi, bu konudaki pek çok örnekten sadece ikisi.

Zaman zaman toplum olarak, birbirimizle de uğraşıyoruz ve çatışmalar yaşıyoruz. Bu davranış enerjinin israf edilmesi, ömrün de boşa harcanması demektir. Her şeyin zamana bağlı olarak değiştiği ve her şeyin geçici olduğu düşüncesini bazen unutur gibi oluyoruz. Hâlbuki bu geçici yaşamda, her insan bir gaye ile bu dünyadadır. Herkesin yapması gereken, mutlaka iyi ve güzel şeyler vardır. Bu önerme, gerek kültürel ve gerekse de değerlerimiz açısından da doğrudur. Ancak günümüzde, bu amacımızdan biraz uzaklaşmış gibiyiz. Toplumumuzun değerlerini esas alarak, bunların nedenleri ile ilgili sosyolojik tahliller yapılmalı. Tabiri caizse sebepler tespit edilip, tedavi yöntemleri üzerinde çözümler üretilmeli. Burada sosyologlara ve psikologlara da önemli görevler verilmeli.

Değerli dostlar, bugün daha çok toplumsal eleştiri üzerinden bir analiz yapmaya çalıştım. Bundan kimse üzerine bir şey alınmasın. Hiç kimse bu konu beni ilgilendirmiyor da demesin. Mesele şahsi değil, toplumsal. Toplumsal duyarlılığımızın artırılmasına yönelik olarak, bu satırları yazmaktayım. Kimseden bir övgü de beklememekteyim. İnanın buna ve bana. Bu bir paylaşımdır. Gazetenin internet köşesi imkân vermese de görüş ve düşüncelerinizi gazetenin Facebook sayfasından belirtebilirsiniz veya eposta adresimden (ucamdali@gmail.com) bana gönderebilirsiniz. Hep diyoruz ya bilgiler paylaşıldıkça çoğalırken, acılar da paylaşıldıkça azalırmış…

 

Hoşça kalın…

Yazarın Diğer Yazıları
TUZHİSAR´IN SIHHİYECİSİ (25 Nisan 2019 - Perşembe)
KİME HANGİ BİLGİ GEREKLİ… (23 Nisan 2019 - Salı)
TÜKETEN İNSAN TÜKENEN CİHAN… (20 Nisan 2019 - Cumartesi)
KARADELİĞİN FOTOĞRAFI (18 Nisan 2019 - Perşembe)
YAPAY ZEKÂDAN DOĞAL ZEKÂYA (13 Nisan 2019 - Cumartesi)
TV KANALLARINA (AKADEMİK) BAKIŞ (09 Nisan 2019 - Salı)
HATA YAPMANIN YOLLARI (02 Nisan 2019 - Salı)
HAYATIN ÜNİVERSİTESİ OLUR DA… (28 Mart 2019 - Perşembe)
PARANIN KANUNU (26 Mart 2019 - Salı)
KIYAMETİN ENTROPİSİ (23 Mart 2019 - Cumartesi)
KÜRESEL ISINMA KÜRESEL BOZUNMA (21 Mart 2019 - Perşembe)
İCAT ÇIKARMA! (19 Mart 2019 - Salı)
KÜRESELLEŞEN DÜNYA YALNIZLAŞAN SİMA (16 Mart 2019 - Cumartesi)
HIRSLAR VE TUTKULAR (14 Mart 2019 - Perşembe)
SORUNLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜMÜ (12 Mart 2019 - Salı)
BİLİM HER ŞEYİ AÇIKLAR MI? (05 Mart 2019 - Salı)
TECRÜBE Mİ TEORİ Mİ? (02 Mart 2019 - Cumartesi)
SAMİMİYET, GAYRET VE BAŞARI (28 Şubat 2019 - Perşembe)
ELEŞTİRİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ (26 Şubat 2019 - Salı)
BİLGİNİN ÜRETİMİ VE GELİNEN NOKTA… (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
KALIPÇI BAKIŞTAN KALBİ BAKIŞA (21 Şubat 2019 - Perşembe)
HAYAT BAYRAM OLMASA DA… (19 Şubat 2019 - Salı)
HAYAT BAYRAM OLSA İNSANLAR DA BİRLİK (16 Şubat 2019 - Cumartesi)
TELEVİZYONLARDAKİ PROGRAMLAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
AKIL YAŞTA MI? BAŞTA MI? (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİLİMİN TABANA YAYILMASI (07 Şubat 2019 - Perşembe)
OTİZM: BİR SALGIN MI? (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN ARTIŞI MI? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
DEĞİŞEN DÜNYA DEĞİŞEN İNSAN (24 Ocak 2019 - Perşembe)
SOSYAL MEYDANDAN SOSYAL MEDYAYA (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAŞAMIN ANLAMI ÜZERİNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ÇEKİM VAR DA, ÇEKEN DE VAR MI? (15 Ocak 2019 - Salı)
NE KADAR VE NEREDE KUANTUM? (10 Ocak 2019 - Perşembe)
İKİ İLKOKULUM VE İKİ ÖĞRETMENİM (I) (03 Ocak 2019 - Perşembe)
ENTROPİ: YAŞAMIN BEDELİ Mİ? (29 Aralık 2018 - Cumartesi)
KİŞİSEL İLİŞKİLER VE TOPLUMSAL YAPI (27 Aralık 2018 - Perşembe)
POSTMODERN YAŞAM (25 Aralık 2018 - Salı)
MODERN YAŞAM (22 Aralık 2018 - Cumartesi)
GELENEKSEL YAŞAM (20 Aralık 2018 - Perşembe)
SİZİN ANNENİZ HİÇ ÖLMESİN… (18 Aralık 2018 - Salı)
OKUMAK VE YAZMAK (13 Aralık 2018 - Perşembe)
GENÇLERE TAVSİYELER (08 Aralık 2018 - Cumartesi)
NEREYE GİDİYORUZ? (04 Aralık 2018 - Salı)
YERELLİK Mİ? EVRENSELLİK Mİ? (22 Kasım 2018 - Perşembe)
NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ? (20 Kasım 2018 - Salı)
YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM (15 Kasım 2018 - Perşembe)
ENERJİMİZİ NEREDE HARCIYORUZ? (06 Kasım 2018 - Salı)
ÜLKEMİZİN ENERJİ SEPETİNE BAKIŞ (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (II) (30 Ekim 2018 - Salı)
ENERJİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? (I) (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Resmi İlanlar

SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
26 Nisan 2019 Cuma
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

 

KANALIMIZA ABONE OL