KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


ÜNLÜSÜ - ÜNSÜZÜ HERKES BOŞANIYOR…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Sizin de dikkatinizi çekip merakınıza mucip oluyor mu bilmiyorum ama…

Son günlerde hangi haber sitesine girsem,

Hangi gazeteyi karıştırsam,

Hangi derginin kapağını aralasam aynı terane ile karşı karşıya kalıyorum...

Memleketimizin medarı iftiharı ünlü simalarının boy boy resimlerinin yanında,

Yine iri puntolarla yazılmış boşanma haberi yer tutuyor…

Evet iri puntolarla manşetten,

Sür manşetten.

Boşanma haberleri…

-Eeeeee!

- Bunda ne var canım,

- Evli çiftlerin boşanması gayet normal…

Yorumlarınızı duyar gibiyim.

Ama kazın ayağı öyle değil işte erenler!

Tamam insanlar boşanabilir…

Buna diyebileceğimiz bir şey yok.

İyi bir şey değil yuva yıkmak pek tabi ama engelleme adına yapacak da çok bir şeyimiz yok doğrusu.

Ancak bu ünlü tayfasının yıkılan yuvalarının üstüne örtülen sahte jelâtin görüntüsü,

Beni çileden çıkartmaya yetiyor da artıyor bile erenler…

Nacizhane ben fakirin bildiği dostlarım;

Evli insanlar evliliğinin sürmesi için ne gerekiyorsa yapar,

Dişini tırnağına takar,

Artık yapılacak bir şey kalmadıysa,

Hayat cehennemi hatırlatmaya başladıysa,

Son raddeye gelindiyse,

Son çarenin boşanmak olduğu herkes tarafından kabul gören realite olarak kendini gösterdiyse…

 Ve pek tabi dinimizin emirleri ile çelişen bir durum yok ise,

Ancak o zaman son nokta konur evliliğe.

Ancak bu koşullarda bitirilir evlik.

Fakat garip bir ironi ile bizim malum tayfa sanki boşanmadan değil eğlence merkezinden çıkar gibi terk ediyor adliye koridorlarını.

Celse bitiminde güle oynaya, el ele kol kola, öpüşerek ayrılıyor!

Sanki az önce boşananlar onlar değilmiş,

Yıkılıp tarih olan yuva onların değilmişcesine,

Bir bayram çocuğu edası ile medyaya poz vererek,

Arzı endam içinde tak sepeti kolun herkes kendi yoluna deyi veriyorlar…

Bu tayfa sayesinde boşanma kavramına ‘Postmodern’ bir anlam yükleniverdi.

Etrafınıza bir bakın dostlarım ‘ biz ayrıldık ama hâlâ arkadaşız, çağdaşız!’ imajı veren onlarca garip mahluk sirayet etti.

İstemesek de bu garip hayat görüşlerine bir yerlerden duhul olup hayatımızı kendilerine benzetmek için yırtınıyoruz adete.

‘Nasıl yani?’ diyerek hayretler içinde kalıyorum zaman zaman erenler…

Kardeşim madem o kadar iyi anlaşıyordunuz,

Ele kol kola olacak kadar medeniyet kavramını yalamış yutmuş mahluklarsınız,

 Yahu derdiniz nedir be kardeşim!

Ortada çoluk çocuğun varken niçin boşanıp yıkıyorsunuz yuvanızı?

Nedir bu tavrınız,

Bu garip hayat görüşünüz.

Çevrenizdekilerle, en çok da kendinizle dalga mı geçiyorsunuz?

Yine aynı güruhun bayraktarlığında dostlarım;

 Bir de garip ‘Arkadaşlık’ kavramı oluşmaya, gelişmeye başladı toplumumuzda.

Nazende kızımız ile

Yağız delikanlımız birbirimiz seviyoruz naraları ile yeri göğü inletip,

Twit yağmuruna boğup çevrelerini,

Yetmedi Face’de boy boy foto sağanağına tutup insancıkları,

 Her türlü mahremlerini gözler önüne serip evlenme kararı alıyorlar.

Derken aileler devreye giriyor.

Tüm akraba-i taalukata ilan ediliyor.

Tam düğün dernek düzenlenecekken bir bakıyorsun, ilişkiyi bitirmişler amma velâkin arkadaş olarak kalmayı becerebilmişler.

Tebrikler!!!

Bizim civelek kızla, hercai oğlan meğer ‘Kanka’ oluvermişler …

Breh… breh… can ciğer kuzu sarması!

Anlayacağınız dostlarım ‘Arkadaşlık’ kavramına da alternatif bir postmodern yaklaşım gelmiş vatana millete hayırlı olsun.

Haaa şunu da unutmayın erenler;

Şayet bu kavramları kabullenmeyecek olursanız yaftanız hazır:

 ‘Geri kafalı’, ‘Gerici’ , ‘Tutucu’ v.b.

Hemen yapıştırıveriyorlar anlınıza.

Vallahi de, billahi de dostlarım gelmişim 45 yaşına;

Kim ne derse desin,

Kim nasıl nitelendirirse nitelendirsin,

Bu postmodern ‘Düzeyli arkadaşlık’ süreci benim cephemde asla kabul görmez.

Başta dedik ya…

Bu zatı muhteremler hem kendileri ile hem de etrafındakilerle makara yapmaktalar.

Ancak bu şekilde kavramların içini boşaltarak,

Toplumumuzun altını oyduklarının ne yazık ki farkında bile olamayacak kadar zavallılar.

Dostlarım bir zenci kendi ülkesinde rahattır,

Dikkat çekmez…

Elini kolunu sallaya sallaya dolaşır.

Ama bir zencinin beyaz ırk arasında algılanışı farklıdır.

Öte yandan zencilerin arasında beyaz kişi de aynı muameleyi görür,

Ampul gibi parlar siyah ırk arasında.

Algı da seçicilikle hemen fark ederiz siyahı da, beyazı da.

Aslında olması gereken de budur!

Zira çoğunluk içinde azınlık dikkat çeker.

Garip olan,

Garip olan bu durumun aksi olanıdır dostlarım.

Benim kaygımsa erenler,

Toplumumuz da ayrım gücünün giderek zayıflıyor olması.

Kanımca ne yazık ki;

Algılar artık tezatları göremiyor,

Çoğunluk içindeki azınlığı fark edemiyor erenler…

Çünkü eskiden ‘Garip’ olarak nitelendirilen bir çok olay,

Şimdilerde garip bir hoş görü bolluğu ile normal görünmeye başladı herkese.

Zannımca günümüzde artık algılar da kirleniyor…

Ne dersiniz erenler

Ayşe Teyze’nin çamaşır suyu toplumsal

‘Algı Kirliliğimiz’e fayda sağlar mı?

Gürkan Ofis Mobilyaları