KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


YAKAR - YIKAR GEÇER İÇ SIZINIZ!

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Çok uzun zamandır olduğu gibi,

2021 yılında da bir soru beynimi kemirmekte…

Öylesine derinden ve içten gelen bir soru ki, her ne kadar duymazdan gelmeye çalışsam da muvaffak olamıyorum…

Susturamıyorum bu cevabı külfetler yüklü soruyu…

Nedir özgürlük? diye avazı çıktığınca bağırıyor bu ses…

Zorlanıyorum cevap bulmakta!

Düşüncelere dalıyorum uzun uzun…

Ve bir sabah tefekküründe yanan yeşil ışıklarla şu cevapla karşılaştım…

Özgürlük anlamaktır…

Çok derinlerden gelen bir ses anlamak özgürlüktür diye sesleniyordu üst perdeden bir tonda…

Fakat kalbim bir türlü mutmain olmuyor,

Bu cevap beraberinde dehşet, şaşkınlık gibi bir takım duyguları da getirdi…

Dostlarım;

Bazen çokça düşünürsünüz olan bitenlerin üzerine,

İnsanları anlamaya,

Tanımaya çalışır,

Yargılamamaya özen gösterir,

Saygı duyarsınız hikayelerine.

Almaktan çok vermek üzerine kurulu bir yaşam kaygısı güdersiniz.

Fakat öyle bir gün, öyle bir an gelir ki vaz geçersiniz hepsini yapmaktan…

Çünkü artık zaman anlayıp özgürleşme zamanıdır…

Ve açılır özgürlüğe giden yolun karanlık dehlizlerindeki meçhul kapı…

Aydınlığın ferahlığı dolmaya başlar yüreğinize…

Attığınız her adımda biraz daha hafiflediğinizi hissedersiniz…

Zira anlamaya başladığınız için kurtuluyorsunuzdur yüklerinizden…

Anlarsınız…

Ve fark edersiniz yıllar yılı sırtınızda yük olan onlarca ademoğlunun varlığını…

Görürsünüz dünden bu güne dertlerinize dert kantları ve onlarla kat ettiğiniz yorgun yolları…

Bir hortumun ortasında kalmışçasına bir çırpınız başlar ruhunuzda…

Yakar - yıkar geçer iç sızınız fakat temizler yüreğinizi…

Azalır omuzlarınızdaki yükün ağırlığı…

Şayet sadece alan taraf olmuş,

Sadece kendi anlatmış,

Sadece kendini düşünmüş,

Hep kendi önceliklerini öncelemiş,

Hep kendi rahatsızlıklarını dillendirmiş,

Her daim hep demiş

İnsanlarla dolmuşsa hayat çizginiz

Ve bu ademoğulları bir tek gün bile hayatınızın bir yerinde olamamış iseler…

Hiç vakit geçirmeden kurtulmak gerekir bu zehirli sarmaşıklardan …

Zira bu insanlar gül dalına sarılmış birere zehirli sarmaşıktan farksızdırlar…

Gülün özünü emen,

Mis kokusunu yok eden,

Birer asalaktırlar…

Ve bizler bunu anlayıp fark ederek özgürleşir,

Kurtuluruz zehirli otlardan…

Bu zehirli otlar duruma göre bazen bir arkadaş,

Bazen bir eş yada bir kardeş,

Hatta evlat dahi olabilir…

Emin olun kim olduğunun hiç önemi yok erenler.

Kırıldığınız,

Hırpalandığınız,

Örselendiğiniz,

Türlü korkularla hapsolduğunu o hayatı bir an evvel terk edin…

Vefasızlıkları kendi boylarını aşan bu yaratıklardan kilometrelerce uzağa gidin…

Gelip geçici olduğu kanıtlanmış şu fani dünyada karşınızdakiler azgınlığı seçtiyse bırakın öyle kalsın.

Dostlarım birçok insan hep sanır ki imtihan demek olumsuzluk demektir.

Hayır yarenlerim bazen gerçekten türlü olumsuzluklarla dolu bir döneme sokar Rabbimiz bizi,

Fakat asıl imtihanın darlıktan sonra gelen rahatlıkta nasıl bir tutum sergileneceğidir.

Yüce yaradan “Ey kulum ben sana yürü dedim, yol açtım, nasip ettim peki sen şimdi ne yaptın” diye sorar o kuvvet ve kudret sahibi.

Ama şaşkın insan darlıktan sonraki varlığın da sınav olduğunu bilmez tüm çirkefliği ile raydan çıkmaya çabalar…

Oysa yaşanmışlıklarla anlayacaktır ki yıllar sonra “Kişi ne yaparsa kendine yapar “ sözü ne çok doğruymuş.

Esasında kişi ne yaparsa kendine yapıyor erenler.

Sizin çığlıklarınızı duyup da dönüp bakmayanlar şimdi kendileri ne bağırıyor.

Sizin gözyaşlarına boğulurken kayıtsız kalanlar,

Şimdi kendi göz yaşları silinsin diye çırpınıyorlar…

İşte dostlarım böyledir hayat denen Dar-ı Dünya …

“Keser döner masat döner, gün gelir hesap döner”

Dostlarım sizleri bilmem ama ben fakir sırtı hançer yaralarıyla dolu bir biçareyim.

Ve özgürleşmek adına mücadele veriyorum…

Kurtulmaya çalışıyorum yüklerimden…

Sizlerde naçizane tavsiye ediyorum…

Yarenlerim kapatın gözlerinizi şimdi düşünü…

Bu güne kadar bir kere bile sizin için parmağını kımıldatmamış,

Bir defa olsun bir iyilik güzellik yapmamış,

Bir defa sırtınızı sıvazlamamış,

Bir derdinizle dertlenmemiş,

Sürekli bitip tükenmeyen istekleri ile hayatınızı zehir etmiş onlarca asalağı görün ve kurtulun…

Anladık artık öyle değil mi erenler? ,

Bu güne kadar bitkisel hayatın içinde,

 Zoraki bir kör dövüşüne hayat vermeye çalışıyorduk uzunca bir süre…

Fakat artık anladık ve uyandık.

Açtık gözlerimizi özgürlüğe giden yolda adım adım ilerliyoruz…

Ve özgürce attığımız her adımda geçmişte unuttuğumuz her ne varsa yeniden öğrenip hatırlayacağız…

Hatta yeniden güleceğiz kahkahalarla…

İnsani olan her ne varsa hasret kaldığımız bunca zaman hepsini bir bir yeniden keşfedip,

Yeniden keyif alacağız…

Unutmayalım biz birilerine hayat vermeye çalışırken onlar sürekli bizim hayatımıza kast etmeye çalıştılarsa emin olun bunun suçlusu bizler değiliz…

Bizler sadece iyi niyetimizin kurbanı olduk ve artık bitti…

Şimdi anlamak ve özgürleşmek zamanı…

Bu hayattaki en pahalı kazanımdır özgürlük unutma…

Ve artık anlayıp özgür olma zamanı…

Gürkan Ofis Mobilyaları