EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


ZAMANDA YAŞAMAK ZAMANLA ANLAMAK

Bilimsel ve Sistemsel Bakış - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


 

Değerli dostlar, kişilerin yaşam anlayışı ve yaşama bakış açısı;zamana ve yaşa göre değişim göstermektedir. Bunların her ikisi de zamana ve yaşa bağlı değerlerdir. Bu hususta, zamanın algılarıve anlayışları da etkilidir.Aynı zaman diliminde olsa da anlayışlar ve bakış açısıyaşa göre de değişmektedir. Bir toplumda aynı zamanda yaşayan farklı yaşlardaki insanların yaşam anlayışları ve yaşama bakış açıları farklılık gösterebilmektedir. Bazı değerler yaşla veya yaşamla önemli ölçüde değişebilmektedir. Kaldı ki bir batılı düşünüre göre görüşlerini değiştirmeyenler ancak ölüler ile delilerdir.

Akıl yaşta değil, başta olsa da akıl yaşa birazda yaş ile veya zamanla gelmektedir. Yaş denilen şey aslında bir anlamda yaşanmışlıktır, tecrübedir. İnsanoğlu yaşama dair pek çok olguyu eğitim ve öğretim ile öğrense deonları yaşamdapekiştirmektedir. Ancak yaşayarak değerlendirmektedir. Yaşayarak birçok şeyi daha iyi anlamaktadır. Diğer bir ifadeyle yaşama dair olgular, yaşanarak anlam kazanmaktadır. Dolayısıyla,özellikle gençlerintecrübeleri önemsemesi ve onlara değer vermesi gerekmektedir. Onların bu hususta daha hassas olması kendileri açısından fayda getirecektir.

Değerli dostlar, zaman ilerlerken yaşamda nesil değişimi de gerçekleşmektedir. Sosyal yaşamda hep bir dinamizm söz konusudur. Tabiri caizse yaşam maçında birileri yedekler kulübesine giderken ya da maçtan çekilirken diğerleri de gidenlerinyerini doldurmaktadır. Bir nesil yaşam oyunundan çekilirken diğer bir nesil de onların yerini almaktadır. Onların yerine geçmektedir. Yaşamda genel olarak işlerin en önemli kısmını da daha genç olanlar sırtlamaktadır. Belki de bu yüzden, örneğin memur olmak ve askerlik için yaş sınırı getirilmektedir. Gençlik bu noktada yaşamda en etkili rolün oynandığı çağdır. Gençlik, enerjik ve dinamik bir yaş dilimidir. Ancak tecrübe ile de desteklenmesi de gerekmektedir. Yöneticilerin yani gençleri yönetenlerin belli bir yaşta ve tecrübede olmaları da belki de bu yüzden önemlidir hatta gereklidir. Genç arkadaşların enerjilerini tecrübe ile birleştirmesi; kendilerini yetiştirmesi, kendileri ve yaptıkları işlerin işlevselliğinin artırılmasıaçısından önem ifade etmektedir. Bunlar toplumsal yaşamın kalitesi için de gereklidir.

Değerli dostlar, dünyada mekânlar bile zamanla değişmektedir. Sadece mekân mı? Toplum değişmekte, eşya değişmekte, teknoloji değişmekte, algılar ve yapılar bile değişmektedir. Bir anlamda dönüşmektedir. Değişime direnmek ise mümkün görünmemektedir. Değişime direnmek ancak belli bir süre ile olanaklı olsa gerektir. Bazı filozoflar bir kavramın veya olgunun doğruluğunu, yaşamda etkili olduğu süre ile karşılaştırmış ve aralarında doğru bir orantı olduğunu belirtmişlerdir. Onlara göre bir kavram veya olgu ne kadar doğru ise değişimden etkilenmesi o kadar az ve etkili olma süresi de o kadar fazladır. Bu yaklaşım, yaşamda moda olarak tabir edilen ve kısa süreli etkili olan yaklaşımları, görüş ve düşünceleri tanımlaması açısından manidardır. Gerçekten hayata fazla anlam katmayan kavramların, olguların hattadüşüncelerin ömürleri de kısa olmaktadır. Uzun ömürlü olanlar ise etki ve katkıları derin olanlardır. Bunların unutulmaları ve yaşamdan çekilmeleri de o kadar uzun zaman almaktadır. Bu bakımdan kavramların olguların veya düşüncelerin yaşamda kaldıkları süre ile etkinlikleri arasında ilişki kurmak veya değerlendirmede bulunmak mümkündür.

Değerli dostlar, insanoğlu için de durum benzerdir. İnsan ne yaparsa yapsın,belirli zaman içerisinde, sınırlı bir ömrü vardır. Bu dünya,büyük ozanımız Veysel´in de dediği gibi bir handır. Hana birileri gelir, birileri de gider. Sanki iki kapılıdır. Bir giriş bir de çıkış kapısı vardır.  Dünya aynı zamanda bir oyun sahnesidir. Bazıları oyun sahnesinden çekilirken bazıları da oyun sahnesine yeni girmektedir. Bazılarının oyunda çok güçlü rolü olurken bazılarının da daha az etkili veya zayıf rolüolmaktadır. Ancak nihayetinde,herkesin kendine has bir rolü vardır. Kimi öyle kimi böyle, bir şekilde rolünü diğer bir ifadeyle görevini gerçekleştirmektedir. Rollerin dağılımı, biraz da kişinin kaderi ile de ilgili olsa gerekir. Tıpkı bir ABD Başkanının ifade ettiği gibi kimileri doğuştan liderdir, kimileri de sonradan lider olmak zorunda kalmıştır. Başkana göre kader kimilerini lider yapmış, kimilerinide lider olmaya zorlamıştır. İşin bu boyutunun olduğu da unutulmaması gereken başka bir gerçektir. Bazıları doğuştan yetenekli veya belli koşullar içinde gelişirken, bazıları da koşulları zorlayarak belli rolleri üstlenmektedir. Burada kişilerin bireysel çabalarının da önemli olduğu muhakkaktır. Bunun da belirtilmesi gerekmektedir. Ancak her şeye rağmen, her şeyi salt yeteneklere, içerisinde bulunulan koşullara veya kişisel çabalara bağlamak da pek de doğru değildir. Burada bir bileşen durumile diğer başka koşulların etkinliğinden de bahsetmek gerekmektedir.

Değerli dostlar, konu biraz dağılıyor gibi olsa da aslında konu yaşam gibi tek ve bütün. Burada asıl vurgulamak istediğim husus; zaman ilerliyor, zamanla birlikte yaş artıyor, ömür sermayesi de azalıyor. İnsan yaşla birlikte yaşama ve zamana sanki yabancılaşıyor. Hatta belki de kendinden bile uzaklaşıyor. Eskiden kendimi bile tanıyamıyorum diyen insanların, ne demek istediği, şimdi daha iyi anlaşılıyor. Zira o insanların belki de tanıdıkları gitmiş, yakınları bitmiş ve yaşam belki de onlariçin bambaşka bir hale dönüşmüş oluyor.

Yaşamın makro yapısı genellikle aynı kalsa da mikro yapısı hep değişiyor. Örneğin her gün, aynı caddede yürüyen insanlar görülüyor. İnsanlar her gün, aynı caddede belki de kalabalıklar halinde yürüyor. İşlerine gidiyor veya farklı ihtiyaçlarını gidermek için hep bir yerden başka bir yere gidip,geliyor. Manzara değişmiyor. Ancak değişen şeylerde oluyor. Zaman ve caddede yürüyen insanlar aslında değişiyor. Dün görülen insanların pek çoğu belki de bugün görülmüyor. Bugün gördüklerimizin çoğu dünküler olmuyor. Bugün görünenlergenellikle başka insanlar oluyor. Bizler caddede hep yürüyenleri görsek de onlar çoğu zaman farklı insanlardan oluşuyor. Tıpkı bugünün dün, dünün de bugünolmadığıgibi bir durum doğuyor. Bu bakımdan,yukarıda da ifade edildiği gibi makro yapı sabit kalsa da mikro yapı sabit kalamıyor vedeğişiyor. Birileri gelirken diğerleri gidiyor. Birileri giderkende diğerleri geliyor?

Değerli dostlar, yaşamda belli bir yaşa gelince veroller de zayıflayınca;değerlerin hiyerarşisi de değişiyor. Adeta değer verilenlerin yerleri yani sıraları yer değişiyor. Yaş ilerleyince, genelde daha önce değer verilmeyen veya daha az değer verilen şeyler en değerli; en çok değer verilenler de belki de en az değerli olabiliyor. Örneğin yaşamda kişisel iletişime önem vermeyenlerin, daha sonra en çok değer verdikleri şeyin kişisel iletişim olduğu çoğu zamangözlenebiliyor. Ancak o zaman daiş işten geçiyor?

Yıllar önce bir komşumuz vardı. Evine misafir gelmesini de pek istemezdi. Hatta gelenleri de bazen almazdı. Kapıyı da açmazdı. Sonra çok yaşlandı ve yalnız kaldı. Kapısını hep açık bıraktı.Ancak bu sefer de gelen olmadı. Nur içinde yatsın komşumuz, o da durmadı?

Eskiler boşuna dememişler; kişiler(zamanla) sevdikleriyle sınanır. Buradan da anlaşılıyor ki bazı şeyler ancak zamanla, yaşayarak anlaşılır. Unutulmasın ki anlama süresi ne kadar kısa olursa kişi için o kadar faydalıdır?

 

Hoşça kalın?