Kayseri’nin geçmişine ışık tutan dikkat çekici bir hayat hikâyesi yeniden gündeme geldi. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri’nin Mancusun köyünde dünyaya gelen Mustafa Remzi Cebeci’nin üç savaşa uzanan yaşamını sosyal medya hesabından paylaştı.
Cıngı’nın paylaştığı hikâyede Cebeci’nin Balkan Harbi, Sarıkamış Harekâtı ve Millî Mücadele’de yaşadıkları anlatılırken, bir Kayserilinin savaşlarla geçen hayatı dikkat çekti.
Edirne’de başlayan esaret
13 Mart 1913 sabahı Edirne’de görev yapan genç subaylardan biri olan Mustafa Remzi Cebeci, şehrin Bulgar ordusunun eline geçmesinin ardından esir düştü.
Cebeci’nin esaret günlerinde yaşadıklarına da paylaşımında yer veren Cıngı, 20 Mart’ta 500 subay ve 250 askerle Filibe’ye götürüldüğünü, yedi ay süren esaretin ardından 1913 sonbaharında İstanbul’a döndüğünü aktardı.
Sarıkamış’ta yeniden cephede
Harp Akademisi’ni kazanan Cebeci, 1914’te Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla eğitimini yarıda bırakarak yeniden cepheye katıldı.
Tümen karargâhıyla Doğu Cephesi’ne giden Cebeci, Sarıkamış Harekâtı’nı yaşadı ve dört yıl boyunca cephede görev yaptı.
1 Mart 1919’da Batum’dan deniz yoluyla İstanbul’a dönen Cebeci, kısa süre sonra Anadolu’da başlayacak yeni mücadelenin içerisinde yer aldı.
Millî Mücadele’ye de katıldı
Cebeci, 14 Şubat 1921’de İnebolu üzerinden Ankara’ya geçerek kıdemli yüzbaşı olarak İstiklâl Harbi’ne katıldı.
Böylece gençliğinin önemli bir bölümü Balkan Harbi, Sarıkamış ve Millî Mücadele olmak üzere üç farklı savaşın içinde geçti.
39 yıllık askerlik, tuğgeneralliğe uzanan hayat
Cebeci, askerlik mesleğini sürdürerek 39 yıllık hizmetinin sonunda tuğgeneralliğe kadar yükseldi. 1945 yılında emekliye ayrılan Cebeci, doğduğu Mancusun’a döndü.
Mustafa Remzi Cebeci, 1961 yılında hayatını kaybedene kadar Mancusun’da yaşamını sürdürdü.
“Binlerce Kayseriliden sadece biriydi”
Cıngı, paylaşımında Cebeci’nin hikâyesinin yalnızca bir askerin hayatından ibaret olmadığını vurguladı.
Cıngı, şu ifadeleri kullandı:
“Balkan Harbi, Sarıkamış ve Millî Mücadele. Gençliğinin büyük bölümü üç savaşın içinde geçmişti. Üstelik Mustafa Remzi bu ağır kaderi yaşayan binlerce Kayseriliden sadece biriydi. Aynı yıllarda Kayseri’nin köylerinden ve mahallelerinden binlerce insan cephelere uğurlanıyor, kimi esir düşüyor, kimi yaralanıyor, kimi memleketine bir daha dönemiyordu.”
Cıngı, Cebeci’nin hayatta kaldığını ve askerlik mesleğini sürdürerek tuğgeneralliğe kadar yükseldiğini belirterek hikâyenin devamında şu ifadeleri paylaştı:
“Onun hayatı bir subayın uzun askerlik serüveninin ötesinde, imparatorluğun son yıllarından Cumhuriyet’e ulaşan Kayserili bir neslin yaşadığı büyük kırılmanın insan ölçeğindeki karşılığıdır.”
“İsmini bildiğimiz tek bir adamı görüyoruz”
Cıngı, Mustafa Remzi Cebeci’nin hikâyesinin arkasında aynı kaderi paylaşan binlerce Kayserilinin bulunduğuna dikkat çekerek paylaşımını şu sözlerle tamamladı:
“Mustafa Remzi’nin hikâyesine bakarken aslında ismini bildiğimiz tek bir adamı, arkasında ise aynı yolları yürümüş binlerce Kayseriliyi görüyoruz.”
Cıngı’nın paylaşımı, Kayseri’nin yakın tarihine dair dikkat çekici bir hayat hikâyesini yeniden gündeme taşırken, savaş yıllarında cepheye giden Kayserililerin yaşadığı zorluklara da ışık tuttu.