Tarih: 24.02.2026 20:42

Gülsoy’dan kritik uyarı: Enflasyonla mücadele üretimi yavaşlatmamalı

Facebook Twitter Linked-in

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, şubat ayı meclis toplantısında, "Biz iş dünyası olarak bugüne kadar elimizi taşın altına koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Ancak şu hassas dengenin altını çizmek zorundayım: Enflasyonu düşürürken üretimin çarklarını yavaşlatmamalıyız. Fiyat istikrarı ile üretim sürdürülebilirliği arasındaki o ince çizgiyi korumak zorundayız. BDDK'nın kredi kartı limitleri üzerindeki kısıtlamalarını anlıyoruz; fakat bu durumun küçük işletmelerimiz ve iç talep üzerindeki baskısını da çok dikkatli izlemeliyiz" dedi.  

KTO'nun şubat ayı meclis toplantısına, KTO Başkanı Ömer Gülsoy ve KTO üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, "Dünya ekonomisi artık bildiğimiz o eski ve güvenli limanlardan hızla uzaklaşıyor. Ticaretin baskı altına alındığı, kaynak rekabetinin sertleştiği ve bölgesel dengelerin kökten sarsıldığı 'yeni ve oldukça zorlu' bir dönemin tam ortasındayız. Eski ezberler artık bozuldu; yerini belirsizliğe ve stratejik hamlelere bıraktı. Dünya Bankası ve Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 raporları da çok net bir gerçeği fısıldıyor: Artık 'eski dünya' bitti. Bu yıl küresel oyunun kurallarını, birbirine bağlı 10 kritik başlık yeniden yazacak. Önümüzdeki bu yeni dönemi doğru okumak ve hazırlıklı olmak zorundayız" diye konuştu.

"YAPAY ZAKA, EKONOMİNİN VE ULUSAL GÜVENLİĞİN YENİ CEPHESİ HALİNE GELDİ"

Sözlerini sürdüren Gülsoy, şöyle konuştu: "Bir yanda teknoloji ve güvenlik savaşı var. Yapay zeka, artık sadece bir yazılım değil; ekonominin ve ulusal güvenliğin yeni cephesi haline geldi. Dijital dünyadaki bu yükseliş, beraberinde devasa siber güvenlik risklerini de kapımıza getiriyor. Diğer yanda, hayatın temel kaynağı olan ekolojik kırılmalar bizi zorluyor. Küresel Su Krizi ve İklim Şokları, artık sadece çevrecilerin konusu değil; tarımı ve sanayiyi doğrudan vuran birer 'ekonomik iflas' riskidir.  Bu dönüşümün yakıtı olan kritik mineraller ve enerji güvenliği üzerindeki kavga ise dünyayı çok kutuplu, sert bir rekabet alanına çeviriyor. Peki, ticaret bu fırtınanın neresinde? Bakınız; dünya artık ticaret korumacılığına yöneliyor. Serbest ticaretin yerini gümrük duvarları alıyor. Trump tarifeleri eskiden 'nerede ucuzsa orada üretelim' diyorduk; bugün ise 'yakın ve güvenli üretim' diyoruz. Tedarik zincirlerinin yerelleşmesi işte bu yüzden kritik." 

"BU PROJE İLE 1960'LARDAN BU YANA DEVAM EDEN İÇ GÖÇ İNŞALLAH DURACAK

Anadolu Üretim Havzası'na değinen Gülsoy, "Şimdi sizlerle, sadece bugünü değil, Türkiye'nin önümüzdeki 100 yılını şekillendirecek tarihi bir müjdeyi ve bu müjdenin bizim yıllardır savunduğumuz vizyonla nasıl örtüştüğünü paylaşmanın gururunu yaşıyorum. Hatırlayacaksınız; 2019 yılından bu yana her platformda dile getirdik, 'Türkiye'nin geleceği Orta Anadolu Üretim Havzasındadır' dedik.  Sanayinin Marmara'ya sıkışıp kalmasının bir risk olduğunu, bu yükü Anadolu'nun omuzlaması gerektiğini ifade ettik. Bugün görüyoruz ki; vizyonumuz gerçeğe dönüşüyor. 16 Ocak'ta yürürlüğe giren 'Mega Endüstri Bölgeleri Master Planı', tam da bizim yıllardır hayalini kurduğumuz o havza modelinin ta kendisidir. Marmara'nın deprem yükünü hafifletecek bu planla; Kayseri, Aksaray, Konya, Niğde ve Yozgat gibi illerimiz Türkiye'nin yeni ekonomik kalbi oluyor. Tam 59 bin hektarlık bir alandan bahsediyoruz; bu, mevcut OSB'lerimizin 16 katı büyüklüğünde devasa bir yatırım sahasıdır. Bu proje ile 1960'lardan bu yana devam eden iç göç inşallah duracak, Anadolu'nun evlatları kendi topraklarında iş sahibi olacaktır. Bu devrim niteliğindeki adımı hayata geçiren başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır'a şahsım ve şehrim adına şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.

"100 MİLYAR TL'LİK FİNANSMAN PAKETİNİ MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ"

Üretimin zorluğuna değinen Gülsoy, "Tabii bu devasa alanları dolduracak olan bizleriz. Ancak üretmek bugün her zamankinden daha zor. Sanayicimiz; enflasyon, korumacılık duvarları ve enerji maliyetleriyle adeta bir savaş veriyor. Bu mücadelede üreticimize nefes aldıracak 100 milyar TL'lik dev finansman paketini büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. İşletme başına 50 milyon TL limitli bu imkan, tam da ihtiyacımız olan 'can suyu'dur. Açıklanan uygun koşullu kredi paketi, aynı zamanda hükümetin iş dünyasının sesine kulak verdiğinin önemli bir göstergesidir. Kayseri iş dünyası olarak, sürdürülebilir büyüme ve istihdam kapasitemizi artıracak bu kıymetli adım için sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekonomi yönetimimize teşekkürlerimizi sunuyoruz. Amacımız sadece günü kurtarmak değil, geleceğin üretim ekosistemini inşa etmektir" dedi.

"İŞ DÜNYASI OLARAK ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Enflasyon raporlarını takip ettiklerini hatırlatan Gülsoy, "Merkez Bankası Başkanımız Sayın Fatih Karahan tarafından açıklanan yılın ilk enflasyon raporunu da yakından takip ediyoruz.  2026 yılı tahminleri her ne kadar yüzde 15-21 bandına revize edilse de, yüzde 16'lık yıl sonu hedefinin korunması ekonomi yönetiminin kararlılığını göstermektedir. Biz iş dünyası olarak bugüne kadar elimizi taşın altına koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Ancak şu hassas dengenin altını çizmek zorundayım: Enflasyonu düşürürken üretimin çarklarını yavaşlatmamalıyız. Fiyat istikrarı ile üretim sürdürülebilirliği arasındaki o ince çizgiyi korumak zorundayız. BDDK'nın kredi kartı limitleri üzerindeki kısıtlamalarını anlıyoruz; fakat bu durumun küçük işletmelerimiz ve iç talep üzerindeki baskısını da çok dikkatli izlemeliyiz" şeklinde konuştu. 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —