Araç muayenesinde tek yetkili firma olan TÜVTÜRK'e yönelik eleştiriler artıyor. Yüksek ücretler, randevu yoğunluğu ve son yaşanan olaylar kamuoyunda "rekabet şart" tartışmasını alevlendirdi.
Türkiye'de araç muayenesi hizmetinin tek yetkili firma olarak TÜVTÜRK tarafından yürütülmesi, son dönemde yeniden tartışma konusu oldu. Vatandaşlar, alternatif bir kurumun bulunmaması nedeniyle sistemin tekelleştiğini savunarak, hem ücretler hem de hizmet kalitesi konusunda çözüm talep ediyor.
Uzmanlara göre, hizmetin tek elde toplanması standartlaşma açısından avantaj sağlasa da rekabet ortamının olmaması fiyat politikaları ve hizmet kalitesi açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Muayene ücretlerinin yüksek bulunması, randevu yoğunlukları ve kredi kartı ödemelerinde alınan ek kesintiler en sık dile getirilen şikayetler arasında yer alıyor.
Son olaylar tepkileri artırdı
Son günlerde yaşanan iki ayrı olay ise kamuoyundaki rahatsızlığı daha da artırdı. Ankara'nın Yenimahalle ilçesindeki bir araç muayene istasyonunda çıkan tartışma sonrası darp edilen polis memuru Melih Okan Keskin'in hayatını kaybetmesi, toplumda büyük üzüntü ve tepkiye yol açtı.
Öte yandan Zonguldak'ta bazı istasyonlarda kusurlu araçların rüşvet karşılığında muayeneden geçirildiği iddiasıyla başlatılan soruşturma da sistemin denetimi ve şeffaflığına ilişkin soru işaretlerini gündeme taşıdı.
"Kamusal hizmet mi, ticari faaliyet mi?"
Araç muayenesinin zorunlu bir kamu hizmeti olduğuna dikkat çeken vatandaşlar, bu hizmetin tek bir firma tarafından yürütülmesinin hem maliyet hem de güven açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Her yıl artan ücretler ve alternatifin olmaması, "rekabetçi bir model hizmet kalitesini artırır mı?" sorusunu da beraberinde getiriyor. Kamuoyunda, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sistemin daha şeffaf hale getirilmesi yönünde çağrılar yükseliyor.