ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen Gazze Barış Kurulu'nun ilk toplantısında, Donald Trump kurulun çalışmalarını güvence altına alan belgeyi imzalarken; toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen Hakan Fidan katıldı. Toplantıda Gazze'de kalıcı barışın sağlanması, yeniden imar süreci ve Uluslararası İstikrar Gücü'nün (ISF) kurulmasına ilişkin yol haritası ile finansman modeli ele alındı. Üye ülkelerin 7 milyar dolardan fazla bağış taahhüdünde bulunduğu, ABD'nin ise 10 milyar dolar katkı sağlayacağı açıklandı.
Toplantının ardından konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, kurulun meşruiyetini sorgulayarak sert ifadeler kullandı. Arıkan, Ramazan ayının ilk gününde gerçekleştirilen toplantının "bir tiyatrodan ibaret" olduğunu savundu.
İşte Arıkan'ın açıklaması:
Katili "barış elçisi", işgalciyi "güvenlik mağduru" gösteren hiçbir kurulun, hiçbir planın meşruiyeti yoktur. Toplantıda alınan "ekonomik paket" ve "güvenlik koridoru" kararları, Filistin'in bağımsızlık davasını bir gayrimenkul projesine indirgeme gafletidir. Gazze bir ticaret sahası değil, İslam dünyasının onurudur. Trump'ın "hızlı çözüm" dediği şey, Filistin halkını topraksız, Kudüs'ü statüsüz bırakma planıdır. Bu masanın amacı Gazze'yi kurtarmak değil, işgalciyi bölgeye tamamen yerleştirmektir. Bu toplantının yapıldığı gün Siyonist İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak edeceğine dair açıklamalar yapması, Batı Şeria bölgesindeki kayıt dışı arazilerin İsrail adına tescilini öngören planı devreye sokması ise manidardır. Saadet Partisi olarak bu açık gerçeklere rağmen Gazze Barış Kurulu'nda yer alan iktidara sesleniyoruz: Adalet, güçlünün kılıcı altında değil, haklının yanında durarak tesis edilir. Türkiye, Washington'ın "çözüm" adı altındaki dayatmalarına boyun eğmemelidir. Türkiye bu kuruldaki varlığıyla Filistin'in toptan ilhakına meşruiyet sağlayan bir ülke konumuna düşürülmemelidir. Gerçek barış ancak nehirden denize özgür bir Filistin'le mümkün olacaktır.