Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ekim-aralık döneminde 630,7 milyar TL iç borçlanma planını açıklamasının ardından bütçedeki faiz yükü yeniden gündeme geldi.

Dursun Ataş’tan yeni yasama yılında dikkat çeken çağrı
Dursun Ataş’tan yeni yasama yılında dikkat çeken çağrı
İçeriği Görüntüle

YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, açıklanan borçlanma takvimini merkezi yönetim bütçesi ve borç stoku verileri üzerinden değerlendirdi.

Genç, 2026’nın ilk 8 ayında merkezi yönetim bütçesinin faiz hariç 680 milyar TL fazla vermesine rağmen, yaklaşık 1 trilyon 988 milyar TL faiz gideri nedeniyle bütçe açığının 1 trilyon 308 milyar TL’ye ulaştığını belirtti.

“Bütçenin faiz dışı fazlasının tamamı faize gitti”

Faiz giderlerine dikkat çeken Genç, şu ifadeleri kullandı:

“Hazine önümüzdeki üç ayda 630,7 milyar TL daha iç borçlanmaya gidecek. Ama mesele yalnızca yeni borçlanma rakamı değil. Asıl tablo bütçede. 2026’nın ilk 8 ayında bütçe faiz hariç 680 milyar TL fazla verdi. Buna rağmen 1 trilyon 308 milyar TL açık oluştu. Neden? Çünkü yalnızca 8 ayda yaklaşık 1 trilyon 988 milyar TL faiz ödendi. Yani bütçenin faiz dışı fazlasının tamamı faize gitti. Yetmedi, geriye 1,3 trilyon liralık açık kaldı.”

Faiz ödemeleri yatırımların yaklaşık 3 katına çıktı

Genç, bütçedeki faiz yükünü yatırım harcamalarıyla da karşılaştırdı.

2026’nın ilk 8 ayında sermaye giderlerinin yaklaşık 745 milyar TL seviyesinde kaldığını, faiz ödemelerinin ise 1 trilyon 988 milyar TL’ye ulaştığını belirten Genç, faiz giderlerinin yatırımlar için yapılan harcamaların yaklaşık üç katına çıktığını söyledi.

Genç, bu tabloya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Aynı dönemde yatırımlar için yapılan 745 milyar TL’lik sermaye giderinin yaklaşık 3 katı faiz ödemesine harcandı.”

Borç stoku 16 trilyon liraya yaklaştı

Aşkın Genç, merkezi yönetimin borç stokundaki artışa da dikkat çekti.

Borç stokunun son bir yılda yaklaşık 3,5 trilyon TL arttığını ve 16 trilyon TL seviyesine yaklaştığını belirten Genç, borcun yaklaşık 8,1 trilyon TL’lik bölümünün döviz cinsinden olduğunu ifade etti.

“Borcu borçla çeviren bir devletle karşı karşıyayız”

Ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerini de sürdüren Genç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Borcu borçla çeviren bir devletle karşı karşıyayız. Alınan krediler, elde edilen vergiler; yatırıma, istihdama gitmiyor, faize gidiyor. Borcun borçla ödenmesi kadar büyük sıkıntı yoktur. Böyle şirketlerin ayakta kalabilmesi de mümkün değil, böyle ülkelerin de ekonomi yönetiminin ayakta kalabilmesi mümkün değildir.”

Genç’in açıklamasında özellikle faiz giderleri, bütçe açığı, yatırım harcamaları ve merkezi yönetim borç stokundaki artış üzerinden Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeler öne çıktı.

Muhabir: Eray Sena Kösedağ