Türk siyasi tarihine düşmüş izleri hala taze olan, iyileşmesi güç bir yaranın diğer adı ... 12 eylül Askeri darnbesi... Onlarca cana maal olmuş, yüzlerce ocaklara kan ve göz yaşı getirmiş ve ülkeyi 50 yıl geriye götürmüş bir askeri müdahale.....
İşte bu müdahalenin ıstırabı dinmez mağdurlarından biri Hüseyin Türkmen ... Hala o günlerin hayatında bıraktığı derin izleri kapatmak, o günleri tarihe gömebilmek için çaba sarf ediyor..
Bakın o günlere dair haber ekibimize neler anlattı Türkmen...
“12 Eylül benim dilimde kara bir gündür. Bu nedenle 12 Eylül şiirime kara gün ismini verdim ve yaşadıklarımı bu kitapta topladım. 12 Eylül ne getirdi ne götürdü. Aradan 30 yıl geçti. Bugün için daha objektif olarak 12 eylülü değerlendirebiliyoruz. Bu gün o günün baskı ortamı kalmadı.
-”Dede korkur kara gün kara kalmaz oğul dermiş”. Gerçekten öyle kara gün kara kalmadı.
12 Eylül kara bir gündü Allah`a şükür kararıp kalmadı. Bugün de problemler var ama çok şükür iyiyiz. Mehmet Akif kurtuluş savaşından sonra şöyle dedi. Rabbimiz bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın. Bende diyorum ki allah bu millete 12 Eylül, 28 Şubat yaşatmasın. 12 Eylül`ün adım adım geldiğini biz gördük. Gençler olarak bunun olacağını hissettik. Dünyadaki emperyalist güçlerin soğuk savaşın unsurlarını ülkemize yansıması olarak görüyoruz. Rusların sıcak denizlere inme stratejisi vardı, Amerikan kapitalizminin yeryüzünü sömürme stratejisi var, bu iki stratejiden dolayı ülkemiz savaş alanı olmuştu.
Beşinci kol faaliyetleriyle ülkemizin her alanına bu iki güç müdahale ediyordu. Işçileri öğrencileri, memurları örgütleyerek kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istediler. Ülkücü hareket bütün unların ötesinde milletin milli ve manevi değerlerini, milletin bağımsız yaşaması için değerler ortaya koydu. Bu değerleri bütün güçleriyle savundular. Bedel ödediler. Ben 18-20 yaşımda idamla yargılandım. 108 sene ile yargılandım. Sayısız işkenceler gördüm. 97 gün zinciderede çarmıha gerildim. Allah dedim sabrettim. Pkk gibi asker vurmadım. Polise kurşun sıkmadım. Ne yaptım ben. Sebebi neydi. Sebebi tek kelime ile zulümdü. Türkiye`nin iktidarını ele geçirmek sömürmek isteyen Amerikan kuklası bir takım cuntacıların Kenan Evren ve ekibinin yaptığı bir darbeydi. O zamanın Amerikan devler başkanı Jimmy Carter 12 Eylül olduğu zaman bizim çocuklar Türkiye`de yönetimi almış diyebiliyordu. 12 Eylül sadece işkencelerin olduğu zindaların dolduğu zaman değil aynı zamanda aileler de acı çekti. Babam her gün kalp krizi geçiriyordu. Her aile bunu yaşadı. Evli ailelerin yuvaları dağıldı.
12 eylül ideallerimize mücadeleci gençlik tipine darbe vurdu. Darbeciler 3-5 yılda bunu sağladı. 12 eylül de yunanistan natoya girdi. 12 eylül kapkara bir gündü. Sayısız acılar yaşadı bu millet.
12 eylül de devlet gençleri birbirine kışkırttı. Her gün onlarca kişi ölüyordu. Faili meçhullar vardı. 11 eylülde herkez ölürken 12 eylülde bu bir anda nasıl bitti. Sırf faili meçhulleri bulmak için suçsuz insanlar yargılandı.
12 eylül umutlarımızı çaldı.
Polislerin aldığı gençler ağır işkenceler görüyordu. Bir isim söylemek zorunda bırakılıyordu. Gelişi güzel işkenceler oluyor aileler tehdit ediliyordu. Işkenceden kurtulmak için gençler isim veriyordu. Hiçbiri bilmiyor ama zorla suçları kabul ettiriyortlardı. Kenan Evren işkenceyi teşvik ediyordu. Dosya kapatacaklar faili meçhuller bulunacaktı. Mecbur kalanlar işkenceden kurtulmak isteyenler kabul ediyorlardı.
Ben cezaevinde 4,5 yıl kaldım. Işkence gördük her gün öldük dirildik. Zalimler işkence yaptı öldürdü Alah diriltti. Şimdi devir döndü ve kara gün kararıp kalmadı. Şimdi cuntacılar yargılanıyor. “sözleriile yaşanan acıları tekrar gözler önüne seren Türkmen sözlerinin sonunda
“ Ben gençliğimizin milli manevi değerlerimize sahip çıkmalarını istiyorum. Zalimlere karşı dursunlar korkmasınlar. Ölümcül çileleri hçbirinde tatmadım. Zulmü değil mücadele azmimizi önemsiyorum. Rabbim bir daha bu millete 12 eylül gibi kara günleri yaşatmasın. “diyerek gençlere ellerindekilerin kımetini bilmeleri tavsiyesinde bulundu...
Saadet Partisi (SP) İl Başkanı Erdal Altun ve İl Başkan Yardımcıları, çarşı esnafını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Gerçekleştirilen saha programında esnafın talep ve sorunları yerinde dinlendi.
Ankara’dan peş peşe açıklamalar geldi… Kayseri’de uzun süredir beklenen yeni öğretmenevi için tarih netleşti, kapasitesi de belli oldu.
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Başkanı Mehmet Büyüksimitci’nin hayatını kaybeden annesi Ayşe Büyüksimitci son yolculuğuna uğurlandı.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Ankara'da Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı ziyaret etti.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube polisleri, Yahyalı’da okul personeli, veliler ve öğrencilerle bir araya gelerek narkotik suçlara karşı bilinçlendirdi.
Kayseri’nin Yahyalı ilçesindeki Soğulcak Yaylası’nda karların erimesiyle birlikte kaçak kazılar gün yüzüne çıktı.
Kayserispor’un prensip anlaşmasına vardığı Rus santrfor Fedor Chalov, Kayseri’ye geldi.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, üniversite hastanelerinin içinde bulunduğu zor koşulları Meclis gündemine taşıdı. Detaylar Kayseri Haber'de...
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 6 Şubat depremleri sonrası kaybolduğu iddia edilen çocuklara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Daha önce de tribünleri ayağa kaldıran hamlelere imza atmıştı… MHP’li Baki Ersoy bu kez Kocaelispor maçı öncesi yine sahneye çıktı.
Kayseri futbolunun yakından tanıdığı isim, Ankara’da sürpriz bir ziyarete imza attı. Görüşmenin adresi TBMM oldu…
ALF Araştırma’nın 12–16 Ocak 2026 tarihleri arasında 2 bin kişiyle yüz yüze gerçekleştirdiği çalışmada, kamuoyunun yardımseverlik algısında öne çıkan isimler sıralandı. Sonuçlar dikkat çekici.
Sert yükselişlerin ardından altın piyasasında tablo değişti. Ekonomist İslam Memiş, ons altın için kritik eşiği açıkladı, yatırımcılar bu seviyeye kilitlendi… Detaylar Kayseri Haber'de...
Develi Belediye Başkanı Adem Şengül, 2 yıllık görev süresini değerlendirdiği basın toplantısında kamuoyunda endişe yaratan patlamayla ilgili soruyu yanıtladı. Detaylar Haberimizde...