Tarih: 30.11.2022 12:30

Gülsoy : “Eyt emeklileri işe devam için özendirilmeli”

Facebook Twitter Linked-in

Kayseri Ticaret Odası Meclisi Kasım ayı toplantısını gerçekleştirdi. Vali Gökmen Çiçek’in onur konuğu olarak iştirak ettiği toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy “EYT sebebiyle oluşacak personel kaybını önlemek için çalışanların emekli olduktan sonra işe devam etmeleri yönünde özendirici uygulamalar yapılmalı” uyarısında bulundu. 

Kayseri Ticaret Odası Meclisi Kasım ayı toplantısına Vali Gökmen Çiçek, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri katıldı.             

Meclis toplantısının açılış konuşmasını yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, ticaret hacminin artırılması için dijital platformlarda olunması gerektiğine vurgu yaparak şöyle konuştu “Avrupa ve ABD’de etkileri hissedilmeye başlanan küresel resesyonun ülkemize de yansımaları olacağını öngörüyoruz. Dışardaki fırtınanın bizlere yansıması mutlaka olacaktır. Şimdiden de bunu hissetmeye başladık. Girdi maliyetlerinin yükselmesi, Enerjideki yüksek fiyatlar, Finansmana erişimin zorlaşması bunlara birer örnektir. İhracatta düşen talepler karşısında nakit akışını yönetmek için yeni siparişleri kaçırmamak, müşterilerimizi ilişkilerinizi daha sıkı tutmak, hızlı teslimat, satış sonrası hizmetleri iyi vermek ve fiyat rekabetleriyle mücadele etmek gerekmektedir. Daralan kar marjıyla nakit akışını sağlamak için cirolarımızı artırmamız gerekiyor. Kısacası ciro yapmak elzem hale geldi. Daha çok çalışıp daha çok üretmeli ve daha çok satmalıyız. Yeni pazarlara ulaşmamız lazım. Bunun için de bu kürsüde her meclis toplantısında dile getirdiğimiz dijital platformlarda olmamız gerektiğini unutmamamız gerekiyor. ABD ve Avrupa gibi gelişmiş ekonomiler tek pazara bağımlılığı azaltmak ve kaynak çeşitliliğine gitmek için alternatif tedarik merkezi arayışındalar. Salgın sonrası ortaya çıkan tedarik merkezleri arayışına aday ülke biz olmalıyız. Onun içinde dijitalleşmeyi, AB Yeşil Mutabakatı ve Yeşil Dönüşümü kaçırmamamız gerekiyor. Burada iyi bir fırsat var. Bunu iyi değerlendirmeliyiz. Dijitalleşmeyle birlikte değişen ticaret kuralları yeşil ekonomi ile birlikte daha farklı bir konuma gelecektir. Bu yeni dönemde gelişmiş ülkeler ürün stantlarını değiştiriyor. Karbon ve su ayak izini ölçmek ve atık yönetimi yapmak çok önemli olacak. Büyük şirketler tedarik zincirlerini dönüştürmeye başladı. Bizim de bu değişen pazarlara yönelik hazırlık yapıyor olmamız lazım. Önümüzdeki dönem, dijital ve yeşil dönüşümün yanı sıra yeni pazarlara erişim yeni bir iş paradigmasının benimsenmesini de gerekli kılmaktadır. Tüm bunlara zamanında hazırlık yapanlar için yeni fırsatlar doğacaktır”             

Sözlerinin devamında İşletmelerin enflasyon karşısında sermayelerini koruyabilmeleri için enflasyon muhasebesinin zorunlu bir ihtiyaç haline geldiğinin de altını çize başkan Gülsoy şunları kaydetti  “Daha önce de bu kürsüden dile getirdim. Enflasyon muhasebesi artık büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir. İşletmelerimizin enflasyon karşısında sermayelerini koruyabilmeleri için enflasyon muhasebesi zorunlu bir ihtiyaç haline gelmiştir. Küresel enerji fiyatlarındaki artış, tedarik zincirindeki bozulma nedeniyle üretici fiyat endeksinde önemli bir artışla karşı karşıyayız. Yüksek enflasyonun yol açtığı risklerin nasıl yönetileceği konusunda bazı belirsizlikler var. Şu anda işletmelerin bilançoları gerçek değerleri yansıtmıyor. Öz sermayesi ve makine teçhizatı güçlü olan firmalar, sermayeleri eridiği halde yüksek enflasyon nedeniyle kar etmiş gibi görünüyor. İşletmelerin ortaya çıkan gerçek dışı kârlar üzerinden vergilendirilmesi öz sermayesinin erimesine, mali yapının bozulmasına ve kaynak kullanımda verimsizliğe yol açıyor. Bu sebeple Mevzuatta yer almasına rağmen ertelenen enflasyon muhasebesi uygulamasının 2022 yılını kapsayacak şekilde acilen devreye alınarak, üretimin ve yatırımların devamı için enflasyonun işletmeler üzerinde tahrip edici etkisinin en aza indirilmesi gerekiyor. İş dünyası olarak bu haklı talebin dikkate alacağına da inanıyoruz”                                     

Sözlerini noktalarken EYT’nin yasalaşması ile birlikte yüzde 30 işgücü kaybı olacağını hatırlatan  Başkan Gülsoy, bu durumun engellenmesi için çalışanların emekli olduktan sonra da işe devam etmeleri yönünde uygulamalar yapılması gerektiği yönünde uyarılarda bulunarak şu konulara dikkat çekti “Düzenlemede artık son dönemece girildi. 8 Eylül 1999 öncesi işe girenler prim gün sayısını doldurması kaydıyla düzenleme içerisine alınıyor. Kasım ayı itibariyle 1,5 milyon kişi bu konudan faydalanabileceği açıklandı. Aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı ilgilendiren önemli bir konu. Kayseri iş dünyası olarak EYT’ye karşı değiliz. Ancak, düzenleme konusunda kaygılarımızı da dile getirmek istiyorum. EYT Yasalaştığında yüzde 30 işgücü kaybı olacak gibi görünüyor. Diğer yandan bir anda ortaya çıkacak kıdem tazminatı yükünün altından kalkabilmek de olanaksız. Üstelik Ocak ayında asgari ücrete yapılacak artış sonrası kıdem tazminatları daha da artacak. İşletmeler için kıdem tazminatından gelecek ilave yüklerin yanında, nitelikli insan kaybı ve bunun da ötesinde nitelikli insan kaynağını kapatmak için ihtiyaç duyulacak finansman ihtiyacında ciddi sorunlar yaşanacağı kanaatindeyim. Bu yüzden işletmelerimiz deneyimli çalışan konusunda sıkıntılar yaşayacak. Finansmana erişimin kısıtlı olduğu, sıkılaşmanın devam etme riski olduğu bir dönemde yüklü tazminatlarla karşılaşmak işletmelerimizi zorlayacaktır. İşveren kesimi ile ilgili daha detaylı bir çalışma yapılmasını hükümetimizden talep ediyoruz. EYT düzenlemesinin işverene ek maliyetler ve ek yükler getirmeyecek, her iki tarafı da mağdur etmeyecek şekilde yapılmasını istiyoruz. Özel sektörün hem işgücü açığının hem de bir anda oluşacak kıdem tazminatı yükünün altından kalkabilmesi mümkün değil. İşletmelerimizin EYT mağduru olmaması ve kıdem tazminatlarını ödeyebilmeleri için mali desteğe ihtiyaç duyacağız. Hükümetimizden bu alanda uygun faizli, uzun vadeli, hazine kaynaklı KGF kredisi bekliyoruz. Çalışanlarımızla karşı karşıya gelmemek için EYT kıdem tazminatlarının en az 3 sene olmak kaydıyla taksitlendirilmesini veya Kıdem Tazminatı fonundan karşılanmasını istiyoruz. Bunun da kanunla çerçevelendirilerek taksitlendirilmesini talep ediyoruz. Deneyimli personel kaybını önlemek içinde çalışanların emekli olduktan sonra işe devam etmeleri yönünde özendirici uygulamalar ortaya konulabilir”                             

Toplantıya onur konuğu olarak iştirak eden  Vali Çiçek’ de yaptığı konuşmada güven timlerinin kurulduğu dönemden itibaren olan 5 aylık süreçle geçen yılın 5 aylık sürecinin karşılaştırıldığında hırsızlık vakalarında yüzde 22 oranında azalma sağlandığı bilgisini paylaşıp; ilimiz turizmini geliştirmek adına yürütülen çalışmalar konusunda  ayrıntılar verdi "Zaman zaman turizm ile ilgili önceliğimizle ilgili eleştirildiğimiz oldu. ‘Yeter kardeşim. Soğanlı, soğanlı öldük’ diyenlerde oldu. Hatta ‘efendim bizim turizmle ilgili çalışmalarımız ne zaman bitecek’ diyenlerde oldu. Dün Erciyes’teydim. Otellerin hepsi açılmış. O kadar güzel bir şey ki bu durum. Ben müşteri olabilmek için 3 yere torpil kullandım. 3’ü de beni geri çevirdi. Yer yok. Adam bana ‘indirim yapmasın. Yeter ki yer versin’ diyor. ‘Buna bir yer ver’ diyorum. ‘Sayın valim adamı nasıl çıkartayım’ diyor. O da doğru. Bu durumu görünce o kadar mutlu oluyorsunuz ki. Otelleriniz kışı satmış. Oteller açılmış, sımsıcak. Orada sadece otel mi para kazanıyor? Hayır. Nakliyesinden gıdasına birçok sektör para kazanıyor. Yine Soğanlı Vadisi ile ilgili çok çaba sarf ettiğimi biliyorsunuz. Soğanlı Vadisi’ne 20 tane yatırımcı geldi. 20’si de yer istiyor. Biz şu anda ancak 3’ü ile görüşmeye çalışıyoruz. Şu anda öyle bir hareket var ki. Hafta sonları yer bulamıyorlar. Otel yapmak için aramayan kalmadı"   




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —